şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • her birey 18 yaşına girene kadar çocuktur ve temel eğitim hakkı engellenemez. birey liseyi bitirdikten sonra istediğini yapma konusunda serbesttir. benim yaşadığınım yerde fındık üretimi yapılıyor ve güney doğudan bir çok vatandaş eşiyle, çocuğuyla mevsimlik işçi olarak memleketimize geliyor. zaten çocuklar zorla ve isteksiz çalıştırılıyor. genelde çocuklar bahçelerde oynuyorlar. çünki daha çocuklar ve oyuna açlar. onların küçücük bedenlerine kilolarca çuval yüklüyorlar. ama son yıllarda doğu karadenizde bu konuda duyarlılık arttı. devlet konteyner kentlerde kalan mevsimlik işçilerin çocuklarını belirliyor ve meb, tegv ve ferrero(en kaliteli çikolataları üreten dev şirket. örnek olarak nutella. şirket neredeyse dünyanın en kaliteli fındığı olarak gösterilen giresun fındığının hepsini alıyor) işbirliği ile çocuklara oyunlu yaz eğitimi veriliyordu. tabi bu duyarlılık tüm ülkeye yayılmalı, mevsimlik çalışan çocuklar, ailesi dolayısıyla farklı bir şehre gitseler bile çalışmayıp konteyner kentlerde çeşitli eğlenebilecekleri eğitimler verilmeli.
  • ailenizdeki, çevrenizdeki çocukların ellerini avucunuza alıp aradaki büyüklük farkını ölçün. küçücükler, iki eli sizin bir eliniz dahi etmiyor. ve o küçük ellere büyük işler yaptırıyorlar.
    kalem tutmak için bile kasları gelişmemişken onlara ağır yükler taşıtılıyor. uçurtmanın ipi bile o elleri keserken tarlada, sokaklardaki çöp konteynırlarında, sanayi sitelerinde, kahvehanelerde, lokantalarda boylarından büyük yüklerin altına giriyorlar.

    tanrı fikrini, çocukların yaşadıkları üzerinden değerlendirdiğinizde, herhangi bir inanç sistemiyle açıklanamayacak ontolojik zorbalıklar sebebiyle reddettim. bu dünyanın zayıflara ve iyi insanlara uygun bir yer olmadığı kanısına ulaştım bu sayede. hal böyleyken bahsi geçen zorbalığa karşı da susmuyor ve bu başlığı okuyan herkesin ahlaki nedenlerle, çaba gösteren hocamıza ses vereceğini düşünüyorum.

    bunu yaparak görmediğiniz o küçük ellerden tutmuş olacaksınız. serçenin bile sığmadığı o elleri alacaksınız avuçlarınıza.
  • (bkz: ab ilan) sitesinde bir stk’nın bununla ilgili gönüllülük çalışmaları mevcut. nereye kadar uzanabilirler bilmiyorum.

    ama oraya bir göz atmakta fayda var. bir de acaba ulusal kanalların whatsap ihbar hattına yazılınca gündem olma ihtimali var mıdır?

    çünkü onlar çocuk, arkadaşlarım. geleceğimiz onlar. #mevsimlikçocukişçilerinsesiol
  • bakire, oral gibi kelimeler içermediği için zamanın ötesinde kaybolacak başlıktır.

    biz de uplariz.
  • +1
  • güzel geleceklerin kaybolmaması için, ehemmiyetle desteklenmelidir.
    up
  • sıcakta fındık toplamasın..

    evde kitaplarını toplasın.
  • ilk ve ortaöğretim sistemimizin mevsimlik işçiliğin dik alası olduğunu görmeyenlerin kastığı duyar.

    -her sabah 6 da uyanıyor bu çocuklar, kimi istanbul trafiğinde 1.5 saat serviste, kimi tunceli'nin bir köyünde 2 saat yürüyerek okula varıyor, bu çocuklara senin rızan var mı diye sorulmuyor

    -vardiyalı işçilerin nasıl girdi çıktı imzası var bu çocukların da öyle bir yoklama sistemi var

    -kitabını getirmedi vur cetveli, yaramazlık yaptı çak tokadı, soruyu bilemedi çek kulağını gibi yaptırımlar uygulanıyor, mevsimlik işçiye en azından işi beceremezse yarın sen gelme denip geçiliyor, dayak atılmıyor

    -ağzına kadar kitap dolu boyunun yarısı kadar okul çantasını 5 yaşındaki çocuğun sırtına vurmakla 10 kiloluk çay sepetini bir çocuğun sırtına vurmak arasında çok bir fark yok

    -hiçbir kullanım yeri olmayan, okunaklı olmayan el yazısı garabeti ile sayfalarca yazı yazdırıp çocukların ellerini yormakla bir çocuğun eline 15-16 anahtar vermek arasında da çok bir fark yok

    -birinde yılın 9 ayı çalışıyorsun, birinde yılın 3 ayı çalışıyorsun

    -birinde para almıyorsun, cepten harcıyorsun ötekinde ise cep harçlığı kazanıyorsun, kendi paranı kazanmanın tadına varıyorsun, özgürlüğü ve hayatta dik durmayı öğreniyorsun

    velhasıl objektif olarak bakınca bizim ülkede eğitim çocuklar açısından çalışmaktan çok daha iyiymiş gibi de durmuyor.

    hele de çocuğun 18 sene bu çileyi çektikten sonra %90 ihtimalle 25 yaşında 1 kuruş bile kendi parasını kazanamamış, ayaklarının üstünde duramayan, ailesi ve sevdikleri tarafından sürekli eziklenen, atanamayan yahut iş bulamayan işsizler kervanına katılacak olduğu gerçeğini de gözetirsek bence karışmayın, bırakın çalışsınlar, bırakın ayakta dursunlar, bırakın kazandıkları parayı gönüllerince harcamanın zevkine varsınlar, emeksiz zevk olmadığını öğrensinler, en önemlisi de bir zanaat öğrensinler bir şeyler yapmayı öğrensinler zira bizim okullarımız bu konuda zerre eğitim vermiyor.

    not : mesleğinin en temel unsuru olan dilekçeyi bırak yazmayı, hiç görmeden mezun olmuş ve çocukluğunda hiç çalışmamış bir lisans mezunu.
  • samsun' un bafra ilçesinde her yıl mayıs ayında kurulan, "kiralık çocuk pazarı" 1990' lı yıllarda büyük tepki toplamıştı...
    o çocuklardan birinin yerine koyun kendinizi...
    babanız elinizden tutmuş, sizi bir mevsimliğine ( 4-5 ay süreyle) kiralamak üzere böyle bir pazara getirmiş...
    pazar yeri yoksul babalar ve çocuklarıyla dolu...
    sonra babanız bir adamla "eti senin, kemiği benim... " diyerek el sıkışıyor, adamdan aldığı parayı cebine koyup gidiyor... adam da sizi alıp götürüyor...
    düşünün bu olay her yıl aynı dönemde başınıza geliyor.
    neyse devlet sonunda bu olaya el koymuştu....
    eyvallah da bu vahşi ve ilkel uygulama bitecek gibi değil....
  • aile bakanlığı'nın ve çalışma bakanlığı'nın ilgilenmesi gereken hadise. nasıl olsa vergi geliyor. nasıl gelirse gelsin zihniyeti ile olmaz.

    niyeyse bu birimlerin görev yapması için sosyal medya ve sözlüklerin baskısı gerekiyor. siyaset yapmaktan iş yapamaz hale gelmiş durumdalar.

    yasalarımıza göre çocuk işçi çalıştırılması da yasak. insan kiralanması da. bir zahmet memurcuklar işini yapsınlar ve bir zahmet amirleri durumu görmezden gelmesin rüşvet aldıkları gibi bi ihtimali insanların aklına sokmasınlar.
2 entry daha