şükela:  tümü | bugün
  • etrafına yüksekçe çitlerle set çekilmiş, gökyüzü ve gökyüzü'nün üzeri arasında kalan tarifi zor bir yerde kök salmış, dallarında hakikat meyveleri bulunan ve yalnızca içeriden açılabilen bir bahçe kapısından geçerek gölgesine varılabilen ağaçlardır.
  • meyve ağaçları denince, bodrum'da mis kokulu mandalina bahçeleri, finike'de denize nispet yapan portakal çiçekleri, amasya'da yeşilırmak'a ağzını ve dağlara sırtını dayamış bodur elma ağaçları, uludağ'ın keles tarafında uçsuz bucaksız orman manzarasıyla güzelleşen kiraz ağaçları gelir aklıma.

    bir de ıssız bir dağ başında tek başına özgürce dikilen mağrur incir ağacı.

    görülecek nice ağaç, tadılacak nice meyve var bu memlekette. kıymetini bilelim.
  • çok güzeller. mandalina, limon, portakal ağaçlarının yaprakları üzerinde. diğerleri ise yapraklarını çoktan döktü. en sevdiğim erik ağacı, havaların sıcak gitmesi nedeniyle bir tane çiçek verdi. ona henüz erken olduğunu söyledim. dalından meyvesini aldığım her ağacın bir dalını okşayıp, o güzel meyvesini bana verdiği için ona teşekkür ediyorum. dalından kopardığın meyveyi o an yiyebilmek bir şans. çiçeklerinden bahsetmeyi unutmayayım. narın, eriğin, kirazın, vişnenin, elmanın çiçeklerini bahçede izleyebilmek insana dünyanın güzel bir yer olabileceğini düşündürüyor.
  • kendisini bin bir emekle dikip yetiştiren pulad ve sahibali için büyüttüğü meyvelerini başkaları yemesin diye şeftalilerini döken bir ağacın hikayesini anlatan, acımasızca katledilmiş iranlı yazar, öğretmen samed behrengi'nin güzelim bir şeftali bin şeftali'sindeki muhteşem şeftali ağacının dahil olduğu grup.
  • palmiye, kuran'a göre dünyanın en eski meyve ağaçlarının genel adı olup meyve verenlerine hurma ağacı denilmektedir. (bkz: palmiye/@ibisile)
  • ürün vermeyen ağacınızın meyvesini toplayamazsınız,
    ne yaparsınız?
    başka ağaçlardan toplarsınız!
  • gökyüzü ile yeryüzü arasındaki bağlantıyı sağlarken bir yandan bin bir türlü canlıyı besleyen bir yandan da kanatları altında himaye eden fedakar canlılardır.

    kadınlara benzerler dolayısıyla her halleri çok güzeldir. çiçek açtıklarında gelinlere, yaprakları giyindiklerinde eşlere, meyveye durduklarında annelere, yaprakları sarardığında ise olgun kadınlara benzerler.

    sadece yaprak döktüklerinde hüzünlenir insan. her yaprak döküşünde telaşa kapılır, acaba ilkbaharla birlikte uyanabilecekler mi? diye. müjdeyi güzel çiçekleriyle verirler dünyaya. belki de onların da ruhu vardır ve her yıl başka bir ruhla uyanıyorlardır kimbilir?

    ilgilendikçe daha da güzelleşir ve güzel meyvelerle teşekkür ederler adeta. kötülüğe maruz kaldıklarında içten içe üzülürler, bazıları bunu dışa vurarak ağlar ancak herşeye rağmen direnirler ve fedakarlıklarından taviz vermezler. taki ömürlerini tamamlayana veya bir insancık tarafından katledilene kadar.
  • tek farkları hepsinin bi ömrü olmasi, sonları verim kaybı ve kökten kesilmek.