şükela:  tümü | bugün
  • bir dinin minor farklila$malar ta$iyan yorumlarina verilen isim.. (bkz: islam mezhepleri) (bkz: hristiyan mezhepleri)
  • (bkz: fikih)
  • (bkz: wicca) (bkz: denomination)
  • mezhep sözcüğü arapça ''gitmek'' anlamındaki zehab kökünden gelmektedir.. mezhep, mastar olarak ''gitmek'' , zaman zarfı olarak ''gitme zamanı'' , yer zarfı olarak da ''gidilen yer'' anlamlarına gelir..bu anlamlar, özellikle maddi nesneleri dile getirmeye yönelmiş, sonradan bu maddi anlamlardan, soyut anlamlara geçilmiş ve ''gidilen yer'' yerine, ''gidilen görüş'' ya da ''gidilen yol'' kullanılmıştır..

    mezhep sözcüğü, ''gidilen görüş'' anlamında alındığı zaman, özgün, kişisel bir görüşü bulunan ve bunu serbest ve bağımsız biçimde ortaya koyabilen kimsenin gittiği, inandığı görüşü dile getirir..
  • ''gidilen yol'' anlamında alınırsa, bundan, başkasının açtığı yolu izlemek anlaşılır ve bu durumda, taklit yoluyla başkasının görüşüne, ''mezhebine'' , yoluna uyma anlamına gelir..
  • tarih bilgisi eksikligimden olsa gerek, tam olarak ne oldugunu ve neden gerek duyuldugunu anlamadigim kavram. ayni dine ve ayni kitaba inaiyorsak, neden benim elime erkek eli degdiginde abdestim bozulmazken bazi kadinlarin eli 7 yasindaki cocuklara carpsa bile tekrar abdest almak zorundalar? uygulama farki. peki bu uygulamlari kim neye gore duzenlemistir? yani mezhep kurma yetkisi diye bi sey var midir, yoksa tamamen benim uydurmam midir? oyle bi yetki yoksa kuranlar nasil kurmustur bu mezhepleri, ben kendi mezhebimi kurup kendi anlayisimi getirsem, ya da var olan mezheplerden birini modifiye etsem basima neler gelir?
  • tdk'ye göre;
    bir dinin görüş, yorum ve anlayış ayrılıkları sebebiyle ortaya çıkan kollarından her biri.

    diyanet işleri başkanlığı'nın resmi sitesine göre;
    http://www.diyanet.gov.tr/…rkish/sorular.asp?id=306

    "sözlükte gidilecek yol, gidilecek yer, görüş, doktrin, akım, gitmek ve takip etmek gibi anlamlara gelen mezhep, dini bir kavram olarak; kendi içinde tutarlı bir metot ve düşünce sistemine sahip itikadi ve ameli doktrin manasına gelir. mezhep kurucusu imam veya müctehid, hüküm çıkarma metotlarını belirleyen kimselerdir. bu usul farklılıkları ile bunlara dayalı olarak ortaya çıkan hükümlerdeki farklılıklar mezhepleri oluşturmuştur. islâm literatüründe mezhepler itikadî mezhepler ve amelî mezhepler (fıkhî mezhepler) olmak üzere ikiye ayrılır. "
  • temelinde bakis acisi kavrami yatan sey. en azindan islami acidan. her zaman mezheplerin olusumuyla ilgili bir verilen bir ornek vardir. gunun birinde hz. muhammed`in eli kanar. hz ayse kani eliyle siler. ve hz. muhammed gider abdest alir. imam-i azam (hanefi mazhebinin imami) bunu kan aktigi icin abdest almistir diye yorumlar. imam-i safi (safilerin imami) bunu bir bayanin dokunmasi olarak yorumlar. mezheplerin ozunde yani itikatta ayrilik yoktur. mezheplerin nasil secildigi hakkinda bir bilgim yok. ben simdi hanefiyim safi olmak istesem olabilirmiyim bilmiyorum. ama bazi durumlarda hanefi bir insan safilere gore niyet edip abdest alabilir. mesela durdurulamayan bir kanamasi varsa (illa buyuk yara olmasi gerekmiyor bazen kucuk yaralarin kanamasini durduramazsiniz vitamin eksikligi sebebiyle). yada sehirde kalabalikta yasayan bir safi gun boyu kadinlarla degebilir herzamanda abdest alamayabilir.
    bence onemli olan mezhepler arasindaki uygulama farklari degildir. buna nasil bakildigidir. bu aslinda bir kolayliktir. mesela yukarda verdigim ornekte her iki durumdada abdest bozulsaydi daha iyi olmayacakti. belki daha esit olunacakti ama gereksiz bir esitlik.
  • islam'da mezhepler, kuran tarafindan a$agidaki ayetlerle yasaklanmi$tir:

    kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip f ı r k a lar halinde parçalananlar gibi olmayın.böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır. (ali imran 105)

    dinlerini parça parça edip f ı r k a lara, h i z i p lere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. onların işi allah'a kalmıştır. allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir. (enam 159)

    sizin için, dinden, nûh'a önerdiğini, sana vahyettiğini, ibrahim'e, mûsa'ya ve isa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "dini dosdoğru tutun; onda bölünüp f ı r k a lara ayrılmayın!" onları çağırdığın bu tutum, şirke bulaşanlara çok ağır gelmiştir. allah, dilediğini kendisi için seçer ve hakka yönelenleri kendisine iletir. (şura 13)