şükela:  tümü | bugün
  • havacılıkta kullanımı itibarı ile "maximum gross takeoff weight" in kısaltması.
  • mgtow bir grup değildir, sadece amerikaya özgü değildir, bir hayat tarzıdır, sadece evliliğe karşı olmaktan ziyade, kadınlarla ilişki kurmaktan vazgeçen, bunun için çaba göstermeyi gereksiz bulan erkeklerin pratiğidir.
    protesosu sessizdir , ne kadınlardan ne de erkeklerden intikam alma amacı gütmez, sadece evliliklerin yasal orospuluktan farkı olmadığını görmüştür, ilişkilerde sevdiği kadını mutlu etmek için çırpınan yine de kaybeden erkekleri görmüştür. kapitalizmin insana tükettirdiği son şey olan sevmenin ve sevilmenin maddiyatla ilişkisini görmüştür.kırmızı hapı seçmiş ve kenara çekilmiştir.
    george clooney abisi kimsenin umrunda değildir, o sadece okyanusta bir damladır. idolü yoktur. illa idol mü arıyorsunuz? *
    http://en.wikipedia.org/wiki/herbivore_men
  • kadınların koruyucusu, para sağlayıcısı, bebek yapıcısı olduklarını düşünmeyen erkeklerin oluşturdukları akım, haliyle bildiğiniz erkeklerden değillerdir.

    mgtow sıklıkla götten anlaşılan bişeydir. gördüğüm kadarıyla sadece "evlenmek istemeyen erkekler" olarak değerlendiriliyor, yanlış. mgtow'lar kadınları arzulamayan, kadınların istedikleri ve tercih ettikleri kişilikte biri olmadıklarının farkına varmış ve kadın-erkek ilişkileri içinde debelenmekten vazgeçmiş erkeklerdir. gizliden gizliye kadınlarla birliktelik isteği taşıyıp da kendini "mgtow" olarak adlandıran sürüyle erkek görüyorum, siz mgtow değilsiniz, mevzuyu daha baştan yanlış anlamışsınız.

    erkekler kullanılmayı kabullenmişler. günümüzde ilişkiler tamamen kadınların istekleri üzerine kurulmuş durumda, kendi durumunu bir saniye durup düşünmeyen, sadece daha fazla kadın isteyen gerzek erkekler sayesinde, mevcut düzeni reddedip uzaklaşan erkeklerse dışlanmış haldeler. kadınların oluşturdukları sınıfların dışındalar, kendilerini hiç o sınıfların içinde görmediler, zaten o yüzden mgtow'lar, kavradınız mı?

    kadınlarla iyi anlaşan erkekler karşı cinsini iltifatlara boğan yavşak ve ahmak erkeklerdir, tam da kadınlara göreler onlar. hayatlarını onlara göre kurmuşlar, o erkekler bu erkeklerin neden "kendi yoluna" gittiklerinin bir özetidir. anlamaya başladınız mı?

    tesir altında olan erkekler ve evlilik meraklısı kadınlar birbirini tamamlıyor, bu dünya koca aramaya programlanmış kadınlar ve onların ağzının içine düşen erkeklerle dolu. bazılarımız dünyaya çizginin dışında kalmaya gelmişiz, evliliği gereksiz bulan, günümüz ilişkilerine 180 derece ters hisseden tek insan değilmişim.
  • kimse yazmamış açılımını : men going their own way.

    özetle "karı kız işi astarı yüzünden pahalıya gelen bir iş, vaktimi ve enerjimi çalıyor ama karşılığında aldığım şey hiç de buna değmiyor. skerler öyle işi, ben kendi istediklerime odaklanırım" diyerek kadınlardan elini eteğini çekme stratejisidir.

    karı kız işlerine bulaşmaz yani. kendince önemli gördüğü şeylerle uğraşır. onlarda ustalaşır, onlarla mutlu olur.
  • türkçesi (bkz: badak)
  • mgtowerlar badak değillerdir, sadece hayat öncelikleri farklıdır. amsalak olmak yerine kendilerine odaklanırlar ve uzun vadede istedikleri birçok şeyi elde edebileceklerini bilirler.
  • badak olmaktan ziyade kadınlardan sağlam kazık yemiş erkeklerdir. açılımı men going their own way. yani kendi yolundaki erkeklerdir.

    bu teze göre erkekler ikiye ayrılır.

    1) matrix filmindeki gibi mavi hapı yutup tv lerde romantik komedilerde anlatılan kadın erkek ilişkilerine inanan erkekler.

    2) kırmızı hapı yutup gerçeklere uyanan erkekler. erkekler boşandıklarında elindeki mal varlıklarını ve çocuklarını kaybediyorlar ve yeni adalet sistemi erkeklere karşı ön yargılı. mgtow bu nedenle kesinlikle evlenmeyi ve çocuk yapmayı reddeder.

    edit: bkz: burak yılmazın eşinin 12 milyon tl tazminat, ayda 50 bin tl nafaka ve müşterek evlerini istemesi
  • topluma hep kadın gözünden bakıyoruz, gündemde bir tartışma olduğunda hemen kadını savunacak şekilde reaksiyon veriyoruz. peki "bu düzende erkeğin durumu nedir?" diye sorsak ne çıkar?

    http://journo.com.tr/damizlik-sorunsali

    ancak bu duruma yine kadın açısından baktığınızda, bu makaledeki sonuca varıyorsunuz. erkekler kendilerini seçen kadına koşulsuz itaat etmek istemiyorlar, çünkü "ergenler" diye tanım geçmiş şair.

    dünya genelinde mgtow'laşma seyri görülüyor. acaba gerçekten yazıda belirttiği gibi sorumluluk almaktan korkmak mı var? yoo, aslında tam tersi. mgtow diye tanımlayabileceğimiz kişiler, sorumluluk almaya daha yatkın kişiler oluyor. ama, kadınların bu kadar "özelleştirilmesi" ve yazıdaki gibi "gururlanıp" kadının her istediğine boyun eğdirilmek zorunda kalmaya razı değiller.

    "ergen" diye tanımlayabileceğimiz kişiler zaten evliliğin sorumluluğunu alabilecek kişiler değiller. evlenmek istiyorlar, ama evlendikten sonra ne yapacağını bilemiyorlar. kendilerine mgtow diyen erkekler ise, kadın-erkek ilişkilerinden şikayetçi. sürekli tek taraflı biçimde kadına vermek zorunda kalması, karşılığında almaya çalışırken sürekli zorluk çıkması, bu ilişkiye emek harcamaya çalışırken ise kendi hayatını yaşayamıyor oluşudur.

    "damızlık sorunsalı" aslında uygun bir başlık. günümüzdeki ilişkilerde, kadının erkeğe "damızlık" gözüyle bakması şartlandırılıyor. yani erkek çalışsın, kadın parayı yesin, erkek spermi versin, kadın doğursun, evi erkek sağlasın ve kadın da çocuğun tek "sahibi" olsun.

    evlilik öncesindeki ilişkiler de çok sağlıklı denemez. sen kıza "canım cicim" diyorsun, o kız lokantada ona para ödettin diye kavga çıkartıyor. seni sevdiğini ve çok özlediğini söylüyor, ama bir bakmışsın çoktan seni aldatmış. her şeyi dört dörtlük yapan, sevgilisini her daim mutlu eden biri olsa bile, bu sefer de taciz ve tecavüz olayları hep ona yıkılmaya başlar. erkek her zaman cahildir, kadın her zaman entellektüeldir.

    ve bir bakmışsın o erkek bir gün patlamış. soruyorsun kendine "aa bu erkeğin sorunu ne, gururlanmak dururken niye mgtow olmuş?" diye. e iyi de o erkek gururlanmak istemiyor. sorun da bu ya işte. kadınlar "fazla özel". mgtow'ların canını sıkan da bu mevzu.

    elbette böyle olmayan kadınlar da var. bir ilişkinin eşit paylaşım olması gerektiğinin ve erkeğin de kendi arzularının olacağının farkında kendisi. böyle bir kadınla evlenen erkek zaten mutlu bir yuva sahibi oluyor. ama diyelim ki toplumun %10'unu oluşturuyor bu kişiler, ona gelene kadar %90'la bağlantı kurmak zorunda kalıyor ki, bu da o erkeğin psikolojisini bozuyor. kadınlarla ilişki kurabilecek durumda olsa da, o ilişkilere ve kadınlara olan güvensizliği, kendisini ilişkilerden uzak tuttuğu mgtow haline getiriyor.
  • kadınları etkilemekten başka idealleri olan ve kadınlarla sürekli bir ilişkinin bu ideallerle arasına mesafe koymasından çekinen erkeklerdir.

    linkteki yazı bence kadını aşırı yüceltip erkeği sorunlu bir insanmış gibi gösteren üslupla yazılmış olmasına rağmen, mgtow kavramının farkına varmayı başarmış görünüyor. okurken, kadın seni beğenmiş işte zavallı erkek, daha neyin tafrasını yapıyorsun da bu güzelim kadını reddediyorsun gerizekalı tandansı yakaladım şahsen.

    bu tercihte bulunan erkeklerin temelindeki sıkıntı gerçekten damızlık problemi olarak tanımlanmaya müsait bir mahiyette tezahür ediyor. yaklaşık 6 yıldır bir kadınla ilişkim olmadı. bu 6 yıl boyunca yaptıklarımı düşünüyorum, evlenip çocuk yapmış olsam bu 6 yılda yaptıklarımın ne kadarını gerçekleştirebilirdim, muhtemelen yarısını bile gerçekleştiremezdim.

    peki beni bunları düşünmeye iten şey nedir? elcevap toplumun beklentileri. evlenip baba olsam, bunun sorumluluğunu taşıyamayacak bir erkek olduğumu düşünmüyorum. çevremdeki insanlar da benimle bu konuda hemfikir. feminizm işine gelince kadın erkek arasında fark yoktur diyor, işine gelince kadın seçendir, çocuğun gelişiminden ilk başta sorumlu olan annedir diyor. onlara kalsa erkekler hiçbir şey seçemiyor zaten. bunda biraz türkiye için ayrı bir parantez açmak gerek sanki.

    dini nedenlerden ve muhafazakar baskılardan ötürü memlekette ciddi bir cinsel açlık var. görece eğitimli olan kadınlar bence bunu çok iyi sömürüyor-du, mtgow ortaya çıkana kadar. bir erkeği hayatı boyunca cinselliği arka plana attıracak kadar evlilikten ve kadınlardan soğutmak gerçekten modernist kadınların en büyük başarısı ve başarısızlığı aynı zamanda.

    idealleri için uğraşan, hayatını ortaya koyan ve emek harcayan erkek karşısındaki kadında bunu göremeyince kadının tercihleri üzerinden kendini değersizleştiriyor ve bu yüzden evlenmek de baba olmak da istemiyor. buna ek olarak, kadınların çok özel olmasının yarattığı başka sorunlar da var. bu erkeklerin hayatta mutlaka en iyi olmayı hedeflediği bir alan, bir konu var. ister akademik, ister profesyonel ister hobi olarak olsun, mutlaka yapmaktan hoşlandığı şeyler var. karşısındaki kadında bunu göremeyince, seksten sıkılınca ne yaşayacağını düşünüyor.

    en basitinden ben yaklaşık 10 senedir televizyon seyretmiyorum. evimde televizyon bile yok, internetten takip ettiğim birkaç dizi var hepsi bu. sabahtan akşama tek muhabbeti survivor ya da diziler olan bir kadınla ben ne konuşayım, hadi kendimi geçtim doğacak çocuğumu bu kadınla beraber nasıl yetiştireyim. erkeklerin hepsine öyle bir misyon yüklendi ki, en sonunda cinsellikten vazgeçen ya da parayla satın alıp, kadınlardan köşe bucak kaçan erkekler türedi. bu bireysel bir sorun olmaktan çıkıp, toplumsal boyuta taşınan çözümsüz bir girdap haline geldi, nasıl çözülür hiçbir fikrim yok.
  • tüm yaşam birikimlerini, enerjisini, zamanını ve maddi gücünü geçici hevesleri/istekleri doğrultusunda, sırf çocuk yapmış olmak için, ileride kesinlikle artık kendisini heyecanlandırmayacak bir kadına aktarıp, isteklerini, arzularını ötelemek durumunda kalmak istemeyen erkeğin yoludur.