şükela:  tümü | bugün
  • yahu sunu soylemeden edemiycem ki karizmatik olmak bir yana dunyalar tatlisi, cocuk gibi heyecanli, fildir fildir gozleri kivir kivir saclari olan son derece afacan bir adamdir. derslerde kimin hoca kimin ogrenci oldugunu anlayamazsiniz, komplekssiz, neredeyse egosuz, son derece anlayisli, yardimsever, rahat ve sizi de rahatlatan bir zattir kendisi. ha imparatorluk'ta negri'yle ortaya attiklari tezlere katilir miyim, hayir. ama katilmadigimi soylerken ve tartisirken bile icim titrer nedense...
  • oldukca yakisikli, gosterisli bir zamanlar muhendislik okumus bir amcamizdir.
    imparatorluktan sonra ise yine negri ile beraber multitude kitabini yazip, piyasaya surmuslerdir.
  • aşkı çokluklar üzerinden ele alan yazardır. hardt'a göre aşık olunurken bir insandaki "çokluklar", bir diğer insandaki farklı özelliklere (çokluklara) sevdalanmaktadır. yazar aynı zamanda kapitalist sistemde aşkın da bir mülk olarak görüldüğü üzerinde durmaktadır.

    hardt'ın tüyap kitap fuarı kapsamında gerçekleştirdiği 'devrim ve aşk' temalı söyleşinin ayrıntıları şu şekildedir:

    http://www.bianet.org/…azzam-bir-askla-hareket-eder
  • "gilles deleuze: felsefede bir çıraklık" isimli eseri otonom yayınları tarafından basılmış otonomist düşünür. hardt bu kitabında, deleuze'un felsefesini, bergsoncu ontoloji, nietzcheci etik ve spinozacı pratik üzerinden açıklar. ancak deleuze'un, bu filozoflardan hiçbirisi tamamıyla sahiplenmediğini, her birinden kendi felsefesi için gerekenleri aldığını söyler.
  • occupy gezi'ye destek veriyor:

    "the taksim struggle stands in the lead of innumerable conflicts going on now throughout the world to protect the common against privatization. as an idea and as a policy, it seems to me, neoliberalism is dead, but maybe really it's undead. it keeps attacking like a zombie, brainless but more aggressive and relentless than ever. we need to protect the common spaces that remain, which are shared and open for social cooperation and creativity. activists everywhere are looking to taksim for inspiration."- michael hardt
  • antonio negri ile marksist çevrelerde büyük ses getiren imparatorluk isimli eseri kaleme almış olan, duke üniversitesi edebiyat profesörü. gilles deleuze an apprenticeship in philosophy (1993), labor of dionysus a critique of the state-form (1994), radical thought in italy (1996) ve the jameson reader (2000) gibi eserleri vardır.
  • ekim'de new york'ta yapılan talk turkey konferansları çerçevesinde gezi parkı protestolarının diğer ülkelerdeki benzer hareketlerle ortaklıklarını ele alıp, bunların ne derece küresel olduğuna dair kafa patlattığı videolar şu şekilde mevcut:

    https://www.youtube.com/watch?v=to68df_fg4k

    bu da konferanstan sonra kendisiyle ayriyeten yapılan söyleşi:

    http://www.youtube.com/watch?v=cjknzf6ywja#t=11
  • boğaziçi'nde konferans vermek üzere yeniden türkiye'ye gelmiş, bu arada radikal'den pınar öğünç'e konuşmuş kişi.

    verdiği mülakatı okuduktan sonra, karı- kız kaldırma odaklı solculuk yapan tiplerin tadını almadım değil. söylediği yeni hiçbir şey yok; bir takım olayları hükümetin aleyhine gelişecek yeni bir fırsat gibi gösterip umut ticareti yapmak ve böylece fazlasıyla özgürlük problemi yaşayan 3. dünya ülkelerinde yaşayan muhalif kitleleri okşamak, fakat bir yandan da güzel bir tatil fırsatını kesinlikle kaçırmamak şeklinde özetlenebilecek bir hava yayıyor. azgelişmiş ve fazlasıyla ortadoğu eksenine çeken türk solu da bu arkadaşı negri megri vırt zırt bir şey zannedip konferans konferans gezdiriyorlar.

    konu mülakatı şurada okuyabilirsiniz: soma erdoğan için dönüm noktası olabilir
  • eyvallah abicim gelmissin bogazici'nde konferans vermissin. baktim roportajda kitaplarindan alinti yapar gibi konusmussun daha cok. empire basilali 15 sene oldu, su yatay orgutlenme hakkinda yeni bir sey soyleyeceksen soyle. occupy hareketinde de, gezi'de de gorduk, yatay orgutlenme dedigin sey hala bir nevi kitlesel orgutlenmeme bicimi. ıletisim aglarini siklikla kullanan genc nufusun birikmis tepkisi yatay orgutlendiginde kisa bir sure parladiktan sonra sonuyor. en yaygin orgutluluk bicimi bu olunca uzun soluklu bir mucadeleyi pek kimse aklina getirmiyor.

    batida klasik isci sinifi karakterini degistirmis olabillir, ama turkiye'de durum ayni degil. ulusalcilari bir yana birakirsak gezi'de sokaga cikanlarin bircogu ogrenciler ve sizin "immaterial labor", "affective labor" erbabi dediginiz kisiler. bu kesim turkiye'de batiya gore az sayida insan icerir, genelde iletisimi kendi icindedir, orgutlenirse kendi icinde obek obek orgutlenir. klasik iscilerin durumuyla bilfiil ilgilenmez, yeri geldiginde ancak uzaktan bir dayanisma mesaji verir, onlarla ortak bir bilinc gelistiremez. bu yuzden yatay orgutlenen bu "immaterial labor" erbabi iktidara tepki gosterdigi zaman iktidarin iktisadi politikalari ve denetimsizligi yuzunden en zor sartlarda calisan iscilerden bile ancak ciliz bir destek goruyor. secim zamani geldiginde iktidar sokak hareketine karsi mesruiyetini yeniliyor, sonra yine istedigi gibi at kosturuyor. soma'da da reyhanli'da oldugu gibi akp hasar kontrolu yapar, ak sakalli dedeleri evlere yollar, durumu kurtarir. buyuk ihtimalle cogunluk cumhurbaskanligi secimlerinde akp adayi kim olursa yine ona basip gececektir. o yuzden hardt abi sen merak etme soma faciasi yuzunden erdogan'a bir sey olmaz.