şükela:  tümü | bugün
  • wall street journal'ın embedded yazarı robert l. pollock'tan sonra türkiye'yi hedef alan, ve akp'yi yeşil sermaya üzerinden tırnak içinde eleştiren ve neo-con'ların akıl hocalarından biri olarak kabul edilen zat-ı ali.

    middle east quarterly dergisinde son yazdığı yazının başlığı şu: yeşil sermaye ve türkiye'de islamcı siyaset...

    bu ne neo-con'lar türkiye'deki insanların amerikan karşıtlığına karşı artık kıl olduklarından, bunu engelleyemedikleri için oha falan olduklarından ve halktaki karşıtlığı azaltamadığı için -hem niye azaltsın ki allah aşkına- akp hükümetinden kendilerine bay geldiğinden son günlerde akp'yi topa tutmaya başladılar. bu akıllılardan biri olan michael rubin, akp'yi 'incelediği' yazısında şöyle dokunduruyor:

    "washington ve ankara arasındaki ilişkisi ise uzun süredir problemli. ülkede amerikan karşıtlığı epey yaygın. ne erdoğan'ın ne de dışişleri bakanı abdullah gül'ün amerikan karşıtlığını engellemek için ciddi bir girişimi yok."

    devamında da sanki bu rubin abimiz amerika'lardan kalkmış çorum-mardin hattındaki kahvehaneleri gezip halkın nabzını tutmuş gibi inciler döktürüyor...

    "bundan 10 yıl önce türkler derin devletin etkilerini tartışıyordu. bugün hem kahvehanelerdeki sohbetlerde, hem de meclis’te türk yetkililer arasında yeşil sermayeden ve akp’nin kapalılığından yeni tehdit olarak bahsediliyor. para, uzun dönemli değişiklikleri yapmayı sağlayacak kısa dönemli populariteyi satın alıyor. ve bu açık suudi etkisinin altında bu değişiklikler büyük ihtimalle türkiye’nin laik yapısını daha da yıpratacak."

    önümüzdeki günlerde akp'nin başına bir şey gelirse şaşmamalı... bir şeyler oluyor yavaştan...

    bakınız: suyu bulandırmak
    bakınız: ortalığı karıştırmak
    bakmayınız: komplo teorileri

    edi+: "önümüzdeki günler"in üzerinden epey zaman geçti ve akp bildiğin akp... yukarıdaki söylediklerimi duymadınız. okey?
  • 6 haziran 2008 tarihli wsj da yayınlanan makalesinin başlığı manidardır; turkey's putin deserves to go

    (bkz: http://www.aei.org/….all,pubid.28099/pub_detail.asp)

    makalenin tümünü okumaya üşenenler için son paragraf copy-paste dir.

    '' electoral success should never put politicians above the rule of law. that mr. erdogan won 47% in the last election heightens the tragedy, but should not buy immunity. in the u.s. and in europe, the judiciary is the guardian of democracy. that it is as well in turkey underlines the maturity of turkey's democracy. mr. erdogan may aspire to be mr. putin, but he should neither have u.s. nor european support for his ambitions. ''
  • türkiyeyi, türkiyede olup bitenleri çoğumuzdan daha iyi algılayabilen bir adam bana göre;

    http://www.haberturk.com/…865&cat=180&dt=2008/07/04
  • amerikadaki bir think-tank de yazdigi icin insanlarin bi bok sandigi, tamamen oryantalist bakis acisi ile yikanmis bir beyne sahip, bilmemne cocugunun onde gideni. soyle soyliyim, bu adama parayi veriyosun, soyle yaz diyosun o da yaziyo. bu az cok heryerde var ama bu herifte artik ayyuka cikmis. american enterprize institute icin calisir ki, bu enstitunun ideolojisinin yaninda neo-con lar mesela hudson inst. falan melek kalir. hafif liberal hafif liberteryan olan master tez hocam, bu enstituye staj basvurusu yaptigimi duyunca, "olamaz, paul wolfowitz, lynne cheney, john bolton gibi insanlarla ayni kurumda mi calisacaksin?" demisti.
  • http://www.meforum.org/ adresindeki middle east forum'dan makaleleri takip edilebilir.

    (bkz: barry rubin)
  • künyesine american enterprise institute'ün web sayfasından ulaşılabilen arap demokrasisi; iran, ırak ve türkiye'deki iç politikalar ve kürt toplumu gibi konularda araştırmaları bulunan araştırmacı.

    son birkaç yazısının başlıkları aşağıdaki gibidir:

    turkey, from ally to enemy

    erdogan's turkey is not a friend
  • fazla abartılırsa michael rubin için "israil sevdalısı" ya da "israil yanlısı" tabiri kullanılabilir hatta mümkünse neocon kılınıp bop projesinin (bop'taki p ile zaten proje kast edilmiyor mu? nedir bu yaşar nuri ayakları?) yürütücüsü olarak da görülebilir.

    ancak bu adamın eski yazılarından beri dikkatimizi çeken bir akp karşıtlığı var, eş-başkan muhabbetine girmek istemiyorum ama amerika'da neocon'ların yükseliş ve (en azından görüntüde) duraklama devrine paralel ve güdümlü olarak iktidara gelen bir siyasî irade, ülkedeki amerikan karşıtlığını sonlandırmak için de çalışırken rubin gibi "neocon - israil yanlısı" tipleri tatmin etmemenin ötesinde bilhassa kızdırıyorsa, o noktada rubin'le, neocon'larla, bop projesiyle, yaşar nuri öztürk'le, lady gaga'yla ilgili tanım ve değerlendirmelerimizi yeniden gözden geçirmemiz gerekebilir.

    buna mukabil rubin son yazısında (http://www.commentarymagazine.com/…rror-hamas-kurd/) israil - hamas / türkiye - pkk denklemini kurarak türkiye'nin filistin davasından söz ediyor ve "... ben de teröre karşıyım ve terörist grupların diplomasiyi hak ettiklerini düşünmüyorum... (hamas diplomasiyi hak ediyorsa, pkk neden hak etmiyor?) ama türkiye hamas'la diyalog konusunda israil'e baskı kurmaya çalışırken pkk'ya karşı askerî harekat düzenliyor, bu nasıl iştir?" demeye getiriyor.

    elbette türkiye'de ve burada "ama hamas'la pkk bir değil ki... pkk terör örgütü" diyenler çıkacaktır, tıpkı israil'de "ama pkk'yla hamas bir değil ki... hamas terör örgütü" diyenlerin çıkacak olması gibi. ancak ülkelerin iç ve dış beklentileriyle ilgili bir standart tutturması, en azından o standardı tutturamama konusunda daha kolaydır. cicero'nun birinden bahsederken "...tutarsızlığı bile beceremeyecek kadar tutarsız" demesi gibi, türkiye ile israil'in karşılıklı durumu ve birbirlerine karşı sorumluluğu tutarlı tutarsızlıkların iyi bir örneği. iki tarafın da "reason of state / ratio status" (devletin bekası, hikmeti, öncelikli varlığı -bazıları "devletin hikmeti" diyor buna) güdümünde yarattığı tikel tutarlılıkların evrensel hukuk düzleminde (ki gören varsa selam söylesin) tümel tutarsızlıklara neden olduğunu göremeyecek kadar körleşmiş olması ile bop projesindeki kısaltmasal sorunların bir ilgisi yoktur.

    en azından bu yakayı daha fazla ilgilendirecek ölçüde sorarsak, tam şu noktada kandil'e, sideka'ya ya da zap'a kalkan israil uçaklarından pkk askerlerine "insanî yardım" malzemesi dağıtılsaydı ne olurdu? "...ama pkk terör örgütü" değil mi?
  • american enterprise ınstitutede türkiye üzerine yazıp çizen eleman, lakin benim ilgimi şu haberde fena halde çekmiş durumda. üstelik haberin sonuna yaşar büyükanıt ile ilgili düşülen not çok manidar.

    http://www.hurriyet.com.tr/dunya/6433957.asp
  • gezi olaylarinin arkadasinda yahudi lobisi ve michael rubin var diyen yenisafak gazetesine soyle bir yanit vermistir:

    "türkiyenin günlük yandaş islamcı gazetesi beni şahsen– çoğunluğu yahudi – eski abd hükümet görevlilerini birkaç ay önce toplayıp istanbuldaki gezi komplosunu planlamakla suçluyor.

    başbakan recep tayyip erdoğan yahudilerin komplo programlarını daha anlamadı mı?

    artık öğrensin.

    pazar günleri bankaları kontrol ederiz. pazartesi basını. salı günleri yeni terör saldırıları düzenleyip suçu nasıl el kaide'ya atabileceğimizi düşünmekle geçer. çarşamba günleri george soros ile toplanıp faizleri tartışırız. perşembeleri korkunç olaylar planlayıp yaptıklarımızdan kimsenin haberi olmasın diye uluslararası basına yemek pişirime programları yayınlamalarını emrederiz. cuma günleri hıristiyan çocukları tuzağa düşürüp kanlarıyla hamursuz yaparız. cumartesileri de, bu kadar yorgunluktan sonra dinleniriz.

    şaka bir yana, yeni şafağın bu tip yazıları türkiyenin imajını zedeliyor.

    erdoğan eğer taksim olaylarında kimin parmağı olduğunu anlamak istiyorsa aynaya bakması yeter."
  • erdoğan'dan memnun olmadığı aşikar. gezi parkı olayları yaşandığında 'kork erdoğan, hem de çok kork!' yazdığı konuşuluyor. toplumsal ve siyasal olayların arkasında neo-con çetesi iş başında. velhasılıkelam, bu neo-conlar şerefsiz aga.