şükela:  tümü | bugün
  • "kabileler zamanı" (the time of the tribes) adlı kitabında, ortak yaşam tarzları ve zevkler etrafında birleşerek bir nevi cemaatvari topluluklar oluşturan neo-kabilelerden bahseden fransız akamedisyendir. henüz hiçbir kitabı türkçeye çevrilmemiştir. zygmund baumann'ın türkçeye çevrilen kitaplarında kendisinin bu neo-kabile kavramsallaştırmasına göndermeler vardır yalnızca.
  • "göçebelik üzerine : inisiyatik başıboşluk" adlı kitabı türkçe'ye çevrilerek yayımlanmıştır.
  • fransız sosyolog. bugün bilgi üniversitesi perşembe konuşmaları çerçevesinde göçebelik üzerine bir konuşma yaptı santral istanbul'da. postmodernitenin teklikten çokluğa geçildiği bir dönem olduğu, doyma noktasına ulaşmış sistem ve kavramların yerlerinin kriz adı verilen dönemlerde yeni sistemlerle doldurulduğunun altını çizdi. birey ve fikir dolanımının önemini vurgularken göçebelik üzerine kitabında bahsettiği yerleşik olmama halinin, yani düzensizliğin toplumu şarj etmekteki vasfını sorguladı. insan toplumun içindeyken farkındalığı oldukça düşüktür. dışına çıkarak, gezinti halinde olarak toplum kavramının farkına varabilmektedir.
    anlattıkları arasında bana en çarpıcı gelen ise postmodernitedeki insan modelini ergen bir çocuk olarak belirlemiş olmasıydı. sürekli gelişmekte, sürekli merak etmekte, sürekli yenilenmeye hazır, sürekli çoğalmakta. yeni çoğulcu yapıda tek kimlik içinde birden çok kimlik taşıyarak, tekil yani "mono" üzerine kurulan monoteizm gibi akılcı sistemler yerini çoğulcu sistemlere bırakırken, birey kendisini parçalayıp içinden ufak birçok kimlik çıkarıp bu yeni düzleme ayak uydurmaktadır. bu çoğulcu düzlem elbette ki homojen yapılar doğurmamakta, heterojen dağılımlar göstermektedir. farklı bireylerden oluşan bütüncül bir yapı mevcuttur. teknolojik gelişmeler, sınırlar öncesi avrupa'daki verimli dolaşım dönemine bir dönüş vaad etmektedir diyor benim anladığım kadarıyla mösyö maffesoli. alanın dışından birisi olarak benim duyduklarımı eyyorlamam bu kadar. toplaması ne zor oluyo lan.
  • modernitenin üç bacağı olan bireycilik, akılcılık ve geleceğe inancın yerine topluluklar, duygusallık ve şimdiye olan inanca dayalı bir postmodern dönemde yaşamakta olduğumuzu söyleyen düşünür. link