şükela:  tümü | bugün
  • bundan 6 yıl önce her cuma 2 lira verip aldığım dergiydi. ne çok şey öğrenmiştim.
    arşivime baktığımda 60 sayısı vardı 60*2=120 lira.
    yalvaç ural çok modaydı o zamanlar. sonra dergi çok pahalanınca almayı bırakmıştım.
  • çocukluğumun dergisidir.dergideki karikatürler çok iyiydi. hatırladıklarım ders sevmez hamdi, zapçı okan, titöf, virüs boris. bir de yanında oyuncak, ders malzemesi vs. hediye veriyordu. eskiden fiyatı da ucuzdu1,5-2 liraydı daha sonra arttı bende almayı bıraktım.
  • milliyet çocuk
    vay anasını lan 15 sene önce alırdım. içinden sürekli bir şeyler çıkardı. onlarla uğraşırdım. hey gidi günler amk.
  • ali'nin dünyası adlı bir dergiyle beraber düzenli olarak aldığım daha doğrusu aldırdığım dergiydi.
  • her zaman alamasakta aldığımızdada defalarca okuduğumuz dergidir.aahh abim ahhh
  • 2000' lerde ortaya çıkmış, hedef kitlesi ergenlik öncesi çocuklar olan güzel bir dergiydi. içinden güzel oyunlar da çıkardı, oyuncaklar da verirdi. güzel yıllardı.
  • küçükken babam bilim çocuk ve miço dergilerini alırdı bana. özellikle uzay ile ilgili bilim çocuktaki içerikler çok ilgimi çekerdi.
    ilkokulda zuhal diye aşık olduğum bir müzik öğretmenim vardı*, hani 1. sınıfta iken hayran olursunuz ya öyle bir duygu işte. benim kitap okumam onun çok hoşuna giderdi ve benimle sohbet ederdi.
    bende hocanın gözüne girmek için her gün teneffüste bilim çocuk okurdum o da bana sorular sorardı. yine bir gün çantamı heyecanla toplarken bilim çocuk yerine miçoyu atmışım çantama... miçoyu gizli saklı okumayı severdim, ulu orta değil... o gün zuhalımle sohbet edememiştim bu dergi yüzünden.
    (bkz: miço sana kırgınım lan allahsız)
  • sabahın bu saatinde sol framede gördüğümde beni değişik duygulara gark eden dergi.

    o dönemler ailemin maddi durumu iyi değildi, çok istedimse de o parayla ekmek alırız deyip almıyorlardı dergiyi...

    televizyonda reklamları çıkardı. bu dergiyi alabilen ailelerin zengin, çocuklarının ise şanslı olduğunu düşünür, kıskanırdım.

    bir gün güç bela annemi ikna edip bir sayısını aldırmayı başardım. içinden bumerang çıkmıştı. kardeşimle beraber o bumerangla oynarken duyduğum mutluluk hissini hayatta bir daha hiç
    yaşayamadım.

    bumerangımız, aldığımız gün karaalioğlu parkı’nda ağaçta takılı kaldı. bu kadar büyük bir mutluluğun bu denli kısa sürmesiydi belki de lezzetini yıllarca unutmamamı sağlayan...

    velhasıl kelam bu dergi, bende, insanın yaşının büyüdükçe duygularının maliyetinin de arttığının sembolüdür. zira o yaşta bir dergiyi alabilmenin verdiği mutluluk ve hazzı bu yaşta bir araba almak vermiyor.

    ayrıca hafızam beni yanıltmıyorsa da yalvaç abi askı takıyordu.
  • 2002 2005 arası bayıla bayıla aldığım harika dergiydi. bir sayıda poşetten çıkan o bumerang bende de vardı. turuncu bumerangımla açık bir arazide her gün oynardım. çocukluğumun güzel anılarındandır miço dergisi ve yalvaç abi.