şükela:  tümü | bugün
21 entry daha
  • her hafta mahallede sadece bir gazete bayisinde bulunan üç beş adetten birini alabilmek için çıktığı günün sabahı erkenden bmx bisikletimle gider alırdım. acaba bu hafta ne oyuncak verdi diye edilen merak , o şeffaf ambalajı açıp önce satır satır tüm dergiyi okuyuş , arka sayfada acaba ne var heyecanı , son sayfayı da bitirdikten sonra oyuncağı kurup oynamanın verdiği zevk . kendimi şehrin ücra bir mahallesinden tüm ülkede var olan bir çocuk topluluğunun resmen kaydım olmasa da bir üyesi addederdim*. kanal d'de o kulübün ara ara yaptıkları kamplara , gezilere ve eğlencelere denk gelince kendim de katılmışım gibi sevinirdim. bir çok şeyden yoksun ama elde edebildiklerimle mutlu bir çocuktum.
  • milliyet çocuk kulübüne üye olduğuma dair üzerinde adım yazılı mavi kartın posta yoluyla tesliminde sevindiğim kadar başka hiçbir şeye sevinmemiştim.
    her cuma derginin yeni sayısı çıkardı ancak ilkokulda öğlenci olduğum için okuldan geç çıkıyorduk o yüzden dergiyi cumartesi sabah alıyordum. birkaç kez derginin kalmadığını da anımsıyorum büyük hayal kırıklığıyla eve dönüşümü...
    içinden çıkan oyuncaklar bir yana derginin içinde favori bölümlerim vardı ilk onları okumakla başlardım. hatta şiir yazıp gönderildiğinde yayımladıkları dergide bir köşe vardı ilk şiirimi oraya gönderebilmek için yazmıştım.
    eski sayılarını canım sıkıldıkça okur dururdum başlığı görünce içim ısındı, milliyet arşive girip bir sayısına baştan bakmaya başladım. beşeri bir dünya hengamenin içinde çok iyi geldi, iyi ki varsın yalvaç abi
  • (bkz: yalvaç ural)
2 entry daha