şükela:  tümü | bugün
  • geçmişe bir günlüğüne dönme hakkım olsa, o bir günün 4-5 saatini başında harcamaktan imtina etmeyeceğim oyun. çok oyun oynadım sonra, hala oynuyorum misal bugünlerde fifa 2009 ve dahi psp vasıtasıyla gta. ama hiçbirisinde o kadar keyif almıyorum. 1990 yılından bir öğleden sonrada olmayı, annemin düdüklü tencerede haşladığı mısırın kokusu ince ince sızarken kapının altından çaprazdan girip gol atmayı çok özledim lan. vallahi billahi romantizm, duygusallık, vıcık vıcık çocukluk özlemi falan değil, bayağı bayağı özlem bu, neredeyse elle tutulur bir şey.
  • yine yağmur yağdığında, adamın ayağına kaydığınız zaman sittirip gidiyodunuz kaya kaya...
  • oyunun kompetanı olunduktan sonra en keyifli yanı falsoyu maksimuma getirip kalede kalmayan bir gol atmaktı. ceza sahasına hafif sağdan girip falso verilir kaleciyi geçen top sağ direğin dibinden çizgiyi geçer kalenin içinde bir yay çizerek sol direğin oradan dışarı çıkardı. soldan yapmayı hiç becerememiştim nedense.*
  • en zayıf takımı oman olan oyun. çocuk aklımla oman ne ki diye düşünürdüm. man adam demekti. demek ki oman o adam olabilirdi.

    oman ın bildiğiniz umman olduğunu çok sonra anladım.
  • commodore64'te ilk oyunum, kuşbakışı görüntülü futbol oyunu, rahmetli babaannem gördüğünde 'ne yapıyor bu hamam böcekleri?' diye sormuştu.

    bir de oyun başında umman, kamerun gibi çekirdek takımlar geçildikten sonra, hollanda, ingiltere, almanya gibi takımlara gelindiğinde oyun iyice zorlaşır, siz iki pozisyon anca bulabilirken, rakip takım sahanıza yerleştikten sonra üç ila beş pas yapmalarını engelleyemezseniz golü atarlardı, hep o esnalarda konsantrasyonumu bozacak dış etkenler olur, annem veya kardeşim konuşturur, golü yedikten sonra kendimi yere atardım, o zamanlar en büyük derdim o idi, gitti emekler, başla en baştan, ne günlerdi.
  • fransa takımının ayağınıza kayıp kayıp durduğu ve sizi sinir ettiği oyun... tam plonje bakış ile oyuncular pek de komik görünürlerdi... vakit öldürmek için en ideal oyunlardan biriydi...
  • kucuklugumde c64 basinda gunlerimi harcadigim oyun,bir digeri icin (bkz: pirates).bir milli takim alip dunya kupasinda mucadele ediyorduk.guc dengesine bakilarak 4 sinif takim vardi.birinci grupta:arjantin,brezilya,falmanya,sscb,hollanda ve italya.ikinci gruptaki takimlardan hatirladigim ise fransa,uruguay,danimarka ve ingiltere.oyunda umman bile varken turkiyenin olmamasi hepimizi derinden uzmustu.89 tarihli bu oyunda iki turlu gol atma yontemi vardi:ilki cezasahasina caprazdan girip falso vermek ikincisi de ceza sahasina sifirdan girip falso vermek (bkz: sifirdan gol atmak).menude sonuna kadar actigimiz banana power sayesinde toplar inanilmaz falso alir tadindan yenmez goller atilirdi.bir de eleme maclarinda uzatmalar gol atana kadar oynanirdi ki bazi maclar omur torpusu kategorisindeki yerlerini coktan almistir.
  • kalecilerin ceza sahasini terk edemedigi commodore 64 oyunu. bu ozellikten faydalanarak en kuvvetli takimlara bile gol atilabilir, soyle ki:

    ayaginizda top kaleye yavasca yaklasilir, ceza sahasina hemen bir girilip cikilir. uyanik kaleci topu ayaginizdan almak uzere kaleden cikar ancak ceza sahasi disina vaktinde kacarsaniz size yetisemez, ve bu modda tek muhattabınız kaleci olarak kalir, baska hicbir rakip oyuncu gelip size satasmaz. capraza kacilir, rahatca yer ayarlanir ve rovasata ile top kaleye yollanir. hele bir de yagmur varsa gol olmasi kacinilmazdir.
  • ulan birgün bu oyunu gördüğünde gözlerin dolacak deseler, elimde joystickle abimden yemişim golleri zaten deyip sağlam bir siktir çekerdim ama şimdi gözüme birşey kaçtı be sözlük. çok uzaklardaki skype olmasa kaç yıldır yüzünü göremeyeceğin abinle ortak anınsa insanın gözünü dolduruyor be sözlük.

    insanı yeri geldiğinde ağlatan efsane oyun.
  • tüm golleri çaprazdan plase attığım oyundu. ne hikmetse finalde hep meksika çıkardı. bir kere yenmiştim yalnızca.