şükela:  tümü | bugün
  • microsoft'un, eskiden bulunan danışman öğrencilik programı yerine geliştirdiği, mdo'dan farklı olarak tüm dünyada geçerli olan ve doğrudan redmond ile muhattap olunan programı.
  • http://www.msakademik.net/msp.aspx adresi ile türkiye içerisindeki öğrencileri görebiliriz.
  • vizyonsuz ogrencilerin beynini yikayip bedavaya propaganda yaptirma progami.
  • karde$ini sec gibi bir$eye benziyor uzaktan; oyle ki bir an dogulu genclerin evine gidip windows kuracagiz sandim, her $ey tamam bir o eksik ya.
  • ne sike yaradığını anlayamadığım ünvanlardan biri. kendi üniversitemdeki temsilcisi, attığım e-postaya bile doğru düzgün cevap yazamamıştır. tamam bu adamlardan pazarlamacı bilgisine sahip olmalarını beklemiyoruz ama cevabını kendilerin bilmedikleri soruları en azından bir bilene yönlendirebilme yetilerinin olması gerekir.
  • microsoft turkiye'nin yazilim gelistiricelere yonelik gordugum ilk elle tutulur partnerlik girisimi. daha fazlasini da yapmasi lazim ama iyi bir baslangic. microsoft'un turkiye'yi sadece enterprise pazari olarak gormemesinden memnunuz.
  • öncelikle içine girip gördüğüm güzel bir program. http://www.student-partners.com/ (işbu ms türkiye hakkındaki entrynin doğru anlaşılması için tamamının okunması önerilir.)

    memleketten çok microsoft'a faydası oluyor, msp öğrenciye faydası oluyor, gerisi hakkında çok da olumlu şeyler söyleyemeyeceğim. eğer planınız ileride mvp falan olmaksa, microsoft teknolojilerinden para kazanmaksa, kod yazabiliyorsanız (yani zamanla kazanılmış bir yeteneğiniz ve tecrübeniz de varsa) bu şekilde öğrenciyken microsoft'a "kapak atabilirsiniz" ve ileride şirketlere gidip ben "microsoft'ta çalıştım tecrübeliyim" falan da diyip çok rahat kekleyebilirsiniz.

    gelelim gerçek olayına. microsoft bu öğrencilerin başvurularını cv'leri, doldurdukları bir form ve çektikleri bir video ile kabul ediyor. genelde her okuldan bir msp olurken bazı okullardan 4 tane bile olabiliyor. baktıkları kriterler öğrencinin aktif bir kişiliğe sahip olması, öğrenci topluluklarında çok iş yapmış olması, etkinlik organize edebilecek kapasitede olması oluyor. kod yazmasına falan baktıkları yok yani. pekala endüstri mühendisi de msp olabilir. seçildiğiniz takdirde eylül'de bir msp toplantısı yapıyorlar istanbul ofisinde. yolunuzu, yiyeceğinizi, 5 yıldızlı otelinizi karşılıyorlar çok sağ olsunlar. güzel ve eğlenceli zaman geçirip oryantasyonu tamamlıyorsunuz, diğer msp'lerle tanışıyorsunuz, geziyorsunuz, network oluyor falan. (bu arada 100 tl yol paranızı karşılıyorlar bu event için. ama organizasyon şirketine 1ay sonra başvurursanız paranızı geri yollamaya tenezzül bile etmiyorlar. 3 kuruşun lafını yapacak değilim ama şimdiden bilginiz olsun.)

    sizden beklenen şey okulunuzda microsoft'un yapmak istediği etkinlikler için gerekli ortamı ve lojistiği ayarlayabilmek oluyor. gençsen geleceksin etkinlikleri buna en büyük örnek. bunun dışında diğer insanlara da kampanyayla microsoft ürünlerini ve imaginecup gibi yarışmaları anlatmanızı, öğrenciyken sahip oldukları dreamspark, msdnaa gibi olanaklardan bahsetmenizi falan bekliyorlar. ek olarak msakademik.net sitesine bilgiler-makaleler girmeniz falan beklenir. kabul aldığınızda ms ofisinde size "microsoft çalışanı değilsiniz" derler ama nda imzalatmayı da bilirler.

    çok da bir esprisi yok ama işte türk insanının gözünde microsoft'ta bi şekilde bulunmak çook önemli bir şey olduğu için ve bu title'larıyla dünyanın havasını atacakları için yüzlerce kişi başvuruyor. aynı şeyi msxx şeklindeki bilgeadam'ın falan öylesine verdiği, kağıttan öteye geçmeyip hiçbir şeyi ispatlamayan sertifikalara benzetebilirsiniz. tamamen bir türk milleti hastalığı. (sonradan araya edit: geçen gün acı bir şekilde gördüm ki birkaç bin lira fazladan verip istediğiniz ms sertifikasını koşulsuz alabiliyorsunuz bilge adam gibi microsoft'un eğitim partnerlerinde çalışan insanlardan)

    ben şekilde cv'mi linux, free software, google, java gibi keywordlerle doldurup başvuruma kabul almayı başardım. üzerime düşen görevi de gayet iyi yapıp microsoft'un etkinliğini okulumda gerçekleştirdim. ama gelin görün ki sosyal paylaşımlarımda (blog,twitter,facebook) microsoft ile free software arasında nötr kalmayı ve ikisinden de "eşit sayıda" paylaşım yapmayı tercih etmeme rağmen ms türkiye developer evangelism takımı'nın msp'lerden sorumlu kişisinin buyurduğu üzere java'yla pardusla ilgili paylaşımlar yapmamalıymışım. sadece bu sebeple programdan ayrılmak zorunda kaldım.

    özünde, sizden bir microsoft fanatiği olmanızı bekliyorlar, haklı olabilirler bu konuda. ms ofisindeki oryantasyonda "açık kaynak ve microsoft" konulu bir sunum bile olmasına rağmen ne yazık ki programın başındaki exec insanlar bu konuda şirketin abd kanadındaki vizyonu paylaşmıyorlar. özünde kötü bir program değil, ama bu hale sokmayı başaran da kendileridir. (sonradan edit: başkaları da varmış aynı şekilde paylaşım yaptıkları için fırçalar yiyen. üstelik yapılan paylaşıma like verenlere de galiba ihtar çekiliyormuş ki like'lar da geri alınıyormuş bu ülkede.) demem o ki bu insanlar içlerinde çelişmiyorlar. microsoft'u kötüleyen veya rakiplerini yücelten gönderilerde bulunmuyorlar. gnu/linux'u windows'un düşmanı olarak gören bir ms türkiye var ne yazık ki. kendileri windows kernelinin kaynağı açılan parçalarından, ironpython'dan, iis'deki php desteğinden ve redmond kampüsünde fedora tshirtleriyle gezen çalışanlardan haberdar değiller.

    istanbul ofisinde yapılan ilk tanışma toplantısında elemanın birinin macbooku ile çıkarıp ödevi gereği eclipse'de java yazmasına bile laf etmiş insanlardır bu oluşumu yönetenler. onlar ki yıllar yıllar önce microsoft'un apple ile iş birliği yapıp java'yi desteklediklerini bilmeyip bugün olan bitenden de bihaberlerdir. http://blogs.msdn.com/…h-java.aspx;layout=box_count ne yazık ki yanıldıkları nokta burası ve bu şartlar altında ben de devam edemezdim. çok şükür o toplantıda da açıp ubuntu'mu kullanmışlığım vardır, inadına değil, çünkü o zamanlar primary kullandığım sistem oydu.

    velhasılkelam msp'lerin çoğu anadolu'mdaki güzel ama bir o kadar da yetersiz üniversitelerden seçildikleri için ne yazık ki bekleyeceğiniz kadar kalifiye öğrenciler değiller. kimisi 80 kişinin olduğu e-posta listesini chat odası zannedip günde 50 tane mail atıp inbox'unuzu çorba ediyor, kimisi e-posta listesi (grubu) nedir, ondan bihaber. kimisi bilgisayar öğrencisi ama linux'u windows'a kurulan zararlı program sanıyor falan. hepsini gördükten sonra başvuracak olanlara şunu diyorum ki, kendinizi bu 80 kişinin içinde özel hissedecekseniz başvurun, fakat büyük ihtimalle microsoft'a harcayacağınız zamanı kendinize harcarsanız uzun vadede kariyeriniz için daha faydalı olacaktır. yine de güzel arkadaşlıklar falan ediniliyor. ben edindim en azından.

    saygılar.
  • yeni dönem için başvuru kabul etmeye başlayan program. son başvuru tarihi ise 10 eylül. başvurular buradan
  • hem microsoft yaz okulu'na katılıp hem de microsoft student partner olan arkadaşlar arasında recursive fonksiyon ne demek bilmeyen, üzerine de bilmemesinin normal olduğunu savunan ve yazılım ile ilgili bir bölüm okuyan kişilere sahip olan oluşum. eski cazibesini bu tür garip uygulamalarla yitirmeye başlamıştır.
  • isminin beykent student partner olarak değiştirilmesi gereken program.