şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bir seçim propagandası stratejisi, son abd başkanlık seçimleri sırasında barack obama kampanyası tarafından başarıyla uygulanmış.

    efendim bundan önceki seçimlerde abd'de yapılan oy verecek insanları genel kategorilere ayırmak, bu kategorilere uygun mesajlar hazırlayıp bu insanlara sunmak şeklindeymiş. mesela bir kategori "30'lu yaşlarda çocuklu ev kadını", önce kafada böyle bir kadın yaratıp, bu kadını bize oy vermeye nasıl ikna ederiz diye düşünüyorsunuz, sonra elinizdeki seçmen verilerinden bu modele uyduğunu düşündüğünüz kadınlara mektupla, e-mail'la, hatta evlerine gidip mesajı vermeye çalışıyorsunuz. hatta bu modele uyan insanların çok yaşadığı bölgelerde televizyon reklamlarını da buna göre ayarlıyorsunuz, buna targeting deniliyor.

    microtargeting ise facebook devrinde böyle modele ne ihtiyaç var diyerek, eldeki 100 milyon kadar seçmen hakkındaki veriyi inceleyip her bir seçmen için hangi problemlerin önemli olduğunu, ve bu seçmenin alışkanlıklarını belirleyen algoritmalara dayanıyor. gruplardan ziyade kişiye özel ikna mektupları bile hazırlıyormuş bu algoritmalar, seçmenin önemli bulacağını düşündüğü konulardan seçki yapmak suretiyle.
    abd'de kişisel bilgi güvenliği bir ilginç, oy vermek için kayıt yaptırınca orada verdiğiniz bilgileri seçime giren kampanyalar edinebiliyor, bir de bunun ötesinde facebook'ta barack obama'yı eklediyseniz adamlar sizin neleri like ettiğinize göre şahane bir model çıkartıyorlarmış.

    türkiyede uygulamak mümkün değil herhalde bunu, zaten partiler doğru düzgün bir seçmen modellemesi yapıyor mu, yoksa bize oy veren akıllı/dindar öbür partiye oy veren cahil/dinsiz modelini yeterli mi buluyorlar acaba? uzaktan sanki ikincisi gibi geliyor bana.