şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 85 dakikalık, 2018 yapımı film. 8 / 10.

    uzatılmamış, akıcı hikayeleri seviyorum. jonah hill ise takip ettiğim, yetenekli olmaktan ziyade eğlenceli olduğunu düşündüğüm bir oyuncu. ilk -uzun metraj- yönetmenlik denemesi olan mid90s ise benim için özellikle senaryo konusundaki bazı eksiklerine rağmen tatmin edici oldu.

    elimizde "pembecik" olmaktan uzak, belki de "anti" sınıfına girecek bir gençlik filmi var. bu açıdan farklı ve rahatsız edici bile olabilecek bir gençlik hikayesi izleyeceğinizden haberiniz olması faydalı olabilir. peki benim gibi ilkokul hayatını karadeniz köy-kasabalarında , ortaokul ve lise hayatının bir kısmını ise kenar mahalle ve gettoda geçirmiş biri için bu kaykaylı garip hikaye neden başarılı geldi? buna tek cevabım hissiyat olabilir. kendi küçüklük ve ilk gençliğimle bağ kurabildiğim bölümlerin çokluğu filmin bendeki etki kabiliyetini yükseltmiş olabilir. ama hill'in genel olarak sıkmayan anlatım yöntemi, özellikle dış çekim sekanslarda gerçekçiliği aktarma başarısı ( adliye bahçesindeki sahne harika planlanmış mesela ), müzik kullanımı gerçekten iyi ve umut vericiydi.

    sonuç olarak uzatılmamış süresi, akıcı ve sade anlatımıyla; doğal oynanmış bir deneme. bazı büyüme hikayeleri madalyalarla, aferinlerle, başarılarla süslü değil; bildiğin pulp... özellikle ikinci gruba giriyorsanız mid90s'u denemeniz tavsiye olunabilir.
  • filmin ilk bölümündeki muhabbetler belki bazı seyircilere sıkıcı geldi fakat bunun sebebi de aslında skaterları filme isabetli şekilde taşımaları.zorlama bir yanı olmayan güzel bir filmdi.
  • jonah hill'in ilk uzun metraj yönetmenlik deneyimi, skater bir ergen, los angeles, a24'den bir başka büyüme hikâyesi. ilk trailer taze çıktı.
  • muadili olan a24 filmlerinin yanında**zayıf kalmış film. şahsen ben çok daha iyi bir film bekliyordum jonah hill kardeşimizden ancak beklentimin altında kaldığını söyleyebilirim. bunun en büyük sebepleri de kendinden bir şey bulamamak ve karakterler ile kendini özdeşleştirmek konusunda yaşadığım sıkıntılar oldu ki böyle neo realist ögeler barındıran bir film çekiyorsanız dayanak noktalarınızın bunlar olması gerekir diye düşünüyorum.

    ancak her ne kadar beklentimin altında kalmış olsa da bu filme kötü demek nedense içimden gelmiyor, zaman zaman güzel hisler yaşatmadı değil. hatta jonah hill'in ilk yönetmenlik deneyimi olduğunu düşünürsek fena sayılmaz diyebilirim.
  • jonah hill'in gayet başarılı bulduğum ilk filmi. özellikle katherine waterston ve lucas hedges hariç amatör oyuncuların tercih edilmesi filmin samimi havasına büyük katkı sağlamış. tercih edilen müziklerle, kıyafetlerle ve karakterlerin davranışlarıyla dönemin atmosferi çok iyi oluşturulmuş. özellikle filmin içine karakterlerin hikayeleri hakkında ipuçları veren nüanslar çok iyi serpiştirilmiş.

    bu senenin izlenmesi gereken filmleri arasında olduğunu düşünüyorum. zaten 85 dakikalık süresiyle çabucak akıp gidiyor.
  • jonah hill'in vasatı aşamayan, bilinen şeyleri tekrar eden, küçücük, bağımsız, kaykay filmi. "kaykay filmi de ne?" diye sorulursa bu filmi örnekleyebilirim. koskoca 90'lar kaykaydan ibaretmiş hill için, bunu anladım. kaykay dışında 90'lara dair çok az done veriyor hill. ilk sorun da bu. 90'ları iyi bir şekilde görselleştirebildiğini, filmin gerçekten de o dönemde geçtiğini çok iyi hissettirebildiğini söyleyemem (zaten 2000 model arabalar görünüyor). arada oyun kasetleri falan gözüküyor, biraz nostalji hissi yaratıyor, ama o kadar. kaykay da zaten halen kullanıldığı için o nostalji hissini fazla yaratamıyor. dolayısıyla filme adını veren 90'ların iyi bir şekilde yansıtıldığını söylemek güç. filmin adı "stevie" olsa daha iyi olurmuş. zira tüm öykü onunla ilgili.

    mid90s, hill için çok kötü bir başlangıç değil. yani kötü bir film değil. ama daha iyi olabilirdi. 90'lara dair daha fazla şeye (şarkı, oyun, film vs) yer verilmeliydi. öte yandan hill, stevie'nin arkadaşlarına o kadar çok yer veriyor ki aileye sıra gelemiyor. mesela küçük stevie'yi dövüp duran, dayaklık ağabeyi ve bekâr annesine fazla yer verilmiyor, bu yüzden stevie'nin ailesini pek tanıyamıyoruz. denilenlere göre katherine waterston'un daha fazla sahnesi varmış ama o sahneler kesilmiş, yazık olmuş. peki stevie dışında iyi yazılmış bir karakter var mı? bence yok. yan karakterler bilindik, keza konu da öyle. ağabeyinden şiddet gören bir çocuğun mahalledeki gençlerle bağ kurması, ait olma-sevilme isteği/açlığı ve büyümesi... konu bu. bilindik, sürprizleri olmayan, diyalog ağırlıklı bir hikâye. imdb'de birisi "no plot, no point, not realistic, don't bother" demiş, biraz ağır olmuş ama evet, plot'u zayıf. gerçi başlık altına sıraladığı yorumlarına haksız diyemem. stevie'nin de iyi yazıldığını söylemek güç. bu çocuk okula gitmiyor mu, annesiyle ilişkisi nasıl, neyi seviyor-sevmiyor? cevap yok. hill, stevie'yi işsiz güçsüz takıma dahil eder etmez bir sürü kötü şeyi bu karaktere ve diğerlerine yaptırmaya başlıyor, ama karakteri derinleştiremiyor, ne bileyim, karakterle ilgili soruları yanıtlayamıyor.

    hill'in senaristliği yönetmenliğinin çok gerisinde. bu senaryo üzerinde daha fazla çalışmalıydı. kids, this is england gibi filmlerden esinlenmiş de bu filmlerin çoook gerisinde kalmış.

    spoiler

    filmin saçmalıkları: stevie'nin çeteye girdikten sonra kötü şeyler yapıp durması ama hill beyin bunları masumlaştırması. velet önce nezaketini kaybediyor, sonra sigara içmeye başlıyor, sonra uyuşturucuya bulaşıyor, dışarıda geç saatlere dek takılıyor (bir çocuk için iyi bir şey değil bence). bu saçmalıklara ek: 10 yaşında bir çocuğa oynattığı karakteri çok daha büyük bir kızla seviştiriyor. lan daha 10'u yeni bitirmiş, 11 yaşında bir veledi o sahnede görmek "wtf" noktasına getiriyor insanı. rahatsız edici bir sahneydi. filmdeki fikir klişe ama iyi: evinde şiddet gören, ait olma açlığı çeken bir çocuğun aidiyeti kaykaycılarda bulması. ama bu fikir üzerine inşa edilen film kötü. stevie'nin durmadan kötü şeyler yapması, bu şeylerin masumlaştırılması, çetenin yansıtılış şekli falan...

    spoiler
  • malum yerlere düşmüştür.
  • 26 ekim 2018'de amerika'da vizyona giren, muhtemelen türkiye'de vizyona girmeyecek olan film. jonah hill baya başarılı iş çıkarmış diyolla. nete düşse de izlesek.
  • spoiler

    filmin ilk 45 dakikası ergenlerin saçma muhabbetleri vardı ki bu aslında amerikan gençliğinin özeti olması açısından iyi ama izleyici için boktan bir durum.sürekli kaykay,fuck,shit başka bişey duymadık.derinlik yok ,karakterlerin hepsi sığ yazılmış zaten.ray karakteri diğerlerine göre biraz daha duygusal kardeşini kaybettiği için.minnacık çocuğu içkiye,uyuşturucuya,sigaraya alıştırıp bunla ilgili mesajı sanırım ray üzerinden vermeye çalıştılar.çünkü ray kaybını yaşadıktan sonra kaçışı kaykayda ve arkadaşlarında bulmuş daha çok.bu onu diğerlerinden daha fazla öne çıkarıyor. ee dostluk teması da fena değildi bence, son sahneler özellikle hoşuma gitti.özetle ortalama bir film,izlenebilir.6.8 verdim gitti.

    spoiler
  • uçak yolculuğunda, film izlerken arada gözünü açıp kaparsın ve hiçbir şey kaçırmadığına üzülmezsin hani, işte o film bu film.
    tek güzel yanı müzikleri, üst baş ve kaykay ekolü.
    --- spoiler ---

    zenci çocuğun yaptığı monologlar üzerinden dersi aldın aldın. alamadıysan senariste ulaşıp ne anlattınız bu filmde şimdi diyeceksin.

    --- spoiler ---