şükela:  tümü | bugün
  • tek kötü tarafı golden gate köprüsünü geçtikten sonra daire şeklinde bir tur atıp gerisin geri dönüyor olmaktı. o kadar köprü yapmışsın insan karşı tarafa iki tane ev cadde falan koyar allasen.
  • vitesi manuel yapıp arabayı da içten kamerayla oynadığımda benden kralı yoktu. kurallara uyarak gezerdim ne zevkliydi be. şimdi bunun tadında bir oyun yok.
  • london cab'li bölümü süperdi bunun. köprü kapanmadan havada uçup atlama atraksiyonları filan yapmayı gerektirirdi. ayrıca metro hattına dalıyordun yeraltında filan. san francisco'da da itfaiye kamyonunu unlock ettiğimde çocuklar gibi sevinmiştim, direksiyona geçip psikopata bağlamıştım (hey gidi).

    hülasa, keyifli oyun.
  • 2001'den günümüze kadar gelen süreçte sayısız kere yükleyip oynamıştım büyük zevkle midtown madness 2'yi. direksiyonum da vardı. audi tt ile londra sokaklarında yağmurlu havada, kokpit kamerasıyla dolaşmaya çıkardım hem de trafik kurallarına uyarak. volkswagen beetle dune ile de adının justin herman plaza olduğunu sandığım san francisco sahilindeki binalardan birinin çatısına tırmanıp; oradan da karşıdaki binalara atlamaktan çok zevk alırdım. oyunda en çok londra sürücü kursunda açılan aston martin db7 için uğraşmıştım diyebilirim. hatta en son bir kaç ay önce oynadığımda bile zaman durdurma ve hasar almama trainerlarını kullanmıştım, mavnaların üzerinden zıplamak ve başarıyla geçmek için. ancak sanırım 2002'de kuzenle ortaklaşa tüm arabaları açmaya çalışırken benim 10 yılda adam gibi yapamadığımı, 3. denemede yapabilmişti. londra'ya göre san francisco'nun ford mustang kullandığımız dublörlük görevleri daha kolay ve eğlenceliydi. eğer ilk oynadığım günlerde destroy kelimesinin anlamını bilseydim ford f350 ile duello yaptığımız görevde mal mal ortalıkta gezinmezdim. gerçi sonra neler yapacağımızı anlayıp şu boyalı hummer h1'i de altıma çekmiştim.
  • hayatimda belkide en cok zaman harcadigim sey multiplayerindan singelplayerina mini cooperli yarislarinda aston martini acmaya calismasina kadar her kisimda eglendigim hatta san fransisco ve londraya gidersem kaybolmam bile diyebilecegim kadar sokak ezberletmis ve cocuklugumun gomuldugu oyundur.
  • zamaninda her evde internet nerde var herkes internet cafelere gidiyordu. haliyle ben de gidiyordum. bu oyunun multiplayerini tum internet cafe ile beraber oynuyorduk. san francisco'da altin kovaliyorduk bazilarimiz otobus alip yol kapatiyordu bazilarimiz hizli araba alip kacmaya calisiyordu ama muthis zevkli oluyordu. gozumuzden yas gelene kadar guluyorduk. hicbi oyun bu kadar mutlu etmemistir beni. diger oyunlar hep stres sikinti cunku.
  • pazar günleri babamla san francisco gezisi yapmamı sağlamış oyun. babamı çağırırdım o da beni kırmaz yarım saat filan boş boş izlerdi. :)
  • ulan resmen kişiliğimi etkileyen oyundur bu. çocukluğumun en büyük mutluluklarından biridir. lan ben bunun başına geçince nasıl sevinirdim. lan duygulandırdınız gece gece.
  • windows 7 de yeni oyunları kıskandıracak derecede çatır çatır çalışmakta olan oyundur kendisi. londra sokaklarında dolaşırken eski günlerime döndüm valla*
  • omru hayatimda su oyunun multiplayerindan aldigim zevki hicbir oyundan almadim, alacagimi da sanmiyorum. gozlerimden yaslar gelirken, bir yandan anira anira guluyor, bir yandan karnima giren sancilarla mucadele ediyor, bir yandan da araba kullanmaya calisiyordum. insanin icindeki cocugu tutup cikaran bir oyundu. xp'de falan da yillarca zevkle oynadiktan sonra yeni bilgisayarimda sorun cikardigini gorunce tabiri caizse yikildim.