şükela:  tümü | bugün
  • muharebenin amacı stratejik midway adası'nı almak ve amerikan uçak gemilerini yok etmekti. bu amaçla toplanan japon armadasında 200 parçalık japon filosunda 8 uçak gemisi ve 11 zırhlı bulunuyordu. buna karşılık abd'liler 3 uçak gemisi etrafında 76 parçalık bir filo hazırlayabilmişlerdi.
    ne var ki japonlar güçlerini dağıttılar. iki uçak gemisini, abd'lileri kuzeye çekmek için aleut adaları’na doğru göndermişler, iki uçak gemisini de esas filonun çok gerisindeki çıkarma filosuna tahsis etmişlerdi. japon şifresini çözen abd'liler birçok bocalamaya ve uss yorktown (cv-5)’ın bu sefer batmasına rağmen, japon imparatorluk filosu’nun belkemiği olan en önemli dört japon uçak gemisini batırdılar. bu savaşın abd'liler lehine sonuçlanmasındaki en önemli etken amerikan ordusunun japon şifreleme sistemini çözmeleri ve japonların bundan haberi olmamasıdır. japon uçak gemilerinin batırılmasındaki etken ise japon amiralinin hazırda bekleyen silahları yüklenmiş muharebe uçaklarının saldırı filosu geri dönmedi diye bombardıman cephanesi yüklemek amacıyla hangara indirmesi ve bu sırada amerikan uçaklarının gemilere saldırmasıdır.
    bu savaşta ve sonraki savaşlarda japon donanmasının yenilmesindeki en önemli etkenlerden biri japon gemilerinde radar bulunmaması olacaktır.
  • midway adasının alınması için japonlar tarafından düzenlenen saldırı. amerikalılar japonların şifresini kırmış ve saldırıyı bu yüzden engelleyebilmiştir.
    muharebede yaşanılanların kronolojisi:
    04:30 ilk japon uçakları kalkış yaptı yine aynı saatte uss yorktown gemisinden 10 uçak keşif için kalktı.
    05:34 japon gemileri bir pby uçağı tarafından tespit edildi.
    07:10 midway adasından kalkan 6 tbf avenger ve 4 b-26 uçağı saldırıya geçti.
    07:50 67 pike bombardıman,29 torpido,20 avcı uçağı kalktı.
    07:55 16 pike bombardıman uçağı sadırdı.
    08:10 17 b-17 uçağı saldırdı.
    08:20 11 bombacı uçak saldırdı.
    09:06 12 torpido,17 pike bombardıman,6 avcı uçağı yorktown gemisinden kalktı.
    09:18 japon denizci nagumo'nun gemileri kuzeydoğu'ya yöneldi.
    09:25 15 torpido uçağı japon gemilerine saldırdı.
    09:30 14 torpido uçağı japon gemilerine saldırdı.
    10:00 12 torpido uçağı japon gemilerine saldırdı.
    10:25 30 amerikan pike bombardıman uçağı akagi ve kaga gemilerine saldırdı aynı zamanda uss yorktown'dan kalkan 17 pike bombardıman uçağı soryu gemisine saldırdı.
    11:00 18 japon d-3 ve 6 a-6m uçakları hiryu gemisinden kalktı.
    11:30 10 amerikan uçağı keşif için yorktown gemisinden kalktı.
    12:05 japon uçakları yorktow'a saldırdı.
    13:30 hiryu yorktown gemisi keşif uçakları tarafından görüldü;24 pike bombardıman uçağı hiryu'ya karşı havalandı.
    13:31 10 japon b-5n ve a-6m uçakları hiryu'dan havalandı.
    13:40 uss yorktown işleyebilir hale geldi, en fazla 18 knot (35km) hız yapabiliyordu.
    14:30 yorktown'a 2. bir japon saldırısı oldu.
    15:00 uss yorktown kullanılmaz hale geldiç
    16:10 soryu battı.
    17:00 amerikan pike bombardıman uçakları hiryu gemisine saldırdı.
    19:25 kaga gemisi battı.
    05:00 akagi gemisi battı.
    09:00 hiryu gemisi battı.
  • pasifik savaşının dönüm noktası. interaktif bir vidyo. chuichi nagumo'nun yerine kendinizi koyun, bakalım doğru kararı verebilecek misiniz?

    https://youtu.be/bd8_vo5zrjo
  • (bkz: midway)
  • ek bilgi:
    savaşta 2 binden fazla japon ve 300 amerikalı öldürüldü ve bunlardan dördü japon gemileri olmak üzere toplam yedi gemi battı.
  • birkaç uçak gemisinin bütün japonya’ya mal olduğu muharebe. japon usulü trafalgar. askeri açıdan paha biçilemez dersler barındırır. japonlar için trajedisi öyle böyle değildir.

    "eğer bana sonuçlarına aldırış etmeksizin savaşmam söylenirse ilk altı ay veya bir yıl çılgınca uğraşırım, ama kesinlikle ikinci veya üçüncü bir yıl için güvenim yok."

    o zamanlar japon başbakanı olan prens fumimaro konoe’ya amiral yamamoto böyle demişti. yamamoto, japon birleşik donanmalarının komutanı, japon deniz kuvvetleri harekat başkanıydı. teorik olarak deniz kuvvetleri kurmay başkanlığı tarafından yapılan planların uygulanmasından da sorumluydu. esasında o da plan yapıyordu.

    en ünlü planı 7 aralık 1941 tarihinde pearl harbor'a taarruz için yaptığı plandı. amiral yamamoto, japon deniz kuvvetleri kurmay başkanlığı ve o kurmay başkanlığını oluşturan kruvazör subayları dahil önüne çıkan tüm engelleri aşmayı başardı. abd, ingiltere ve japonya gibi deniz ulusları için geleceğin deniz harbinin kilit gücünün denizdeki hava gücü olduğuna inanıyordu.

    amiral yamamoto , imparatorluk donanmasında bir reform başlatarak japon pilotları için yeni tip eğitimler başlattı, yeni tip bombalar ve torpidoların tasarımını ve üretimini teşvik ederek imparatorluk deniz kuvvetlerini 1914 yılı başlarındaki bir kruvazör-zırhlı tipi eski kafalı bir donanmadan, deniz-hava gücü ağırlıklı bir deniz gücüne çevirmek istiyordu. zaten birinci dünya savaşından sonra askeri düşünürlerin çoğu, tank ve uçak gibi silahlara dayanan teori ve doktrinlere (blitzkrieg, hava hakimiyeti teorisi vb.) saçmalık ayarında bakıyordu. o yüzden dünya tarihini değiştiren guderian, manstein ve patton gibi subaylar tank, hava gücü gibi fikirleri hayata geçirmek için nasıl uğraştıysa yamamoto da samuray kafalı japon kurmaylarına yeni savaşın havada olduğunu anlatmak için çok uğraşmış, ölümünden önce ve sonra yaşanan gelişmeler de kendisini haklı çıkarmıştı.

    ne var ki yamamoto’nun haklı olduğunun ilk işareti, salt hava gücüyle japonların abd donanmasının kruvazör ve zırhlılarının çoğunu savaş dışı bıraktığı pearl harbor baskınıydı. japonlar için çok büyük bir zaferdi. abd bahriyesinin bütün ağır muharebe gemileri devre dışı kalmıştı. pearl harbor dolayısıyla a.b.d. deniz kuvvetleri komutanı oramiral ernest king bahriyenin en yeni savaş gemilerini doğu kıyısına topladı, dünyanın en büyük deniz gücü olarak bilinen a.b.d. deniz kuvvetleri, şimdi dünyanın en büyük okyanusunda açık arayla ikinci sıraya düşmüştü.

    bu durum japon kesiminin de aynı zamanda rehavete kapılmasına neden olmuştu. gemileri japon askerlerini filipinlere, malaya'ya, burma'ya, hollanda doğu hint adalarına taşıdı. ıngilizler bölgeye bir muharebe gemisi ve bir muharebe kruvazörü (sırasıyla prince of wales ve repulse) gönderdi ve japonlar gemileri bölgeye varır varmaz batırdılar. singapur, yani "doğunun cebelitarık'ı" bir haftalık savaştan sonra 13 şubat'ta general yamashita komutasındaki japon kuvvetlerine teslim oldu. 5 mayıs'ta japonlar corregidor'u alarak filipinler'in işgalini tamamladılar. avustralya'dan dar bir boğazla ayrılan yeni gine'de port moresby'e çıkış hazırlığındaydılar. yamamoto, konoe ile görüştüğünde çok kötümser görünüyordu. oysa japonlar, amerika’nın dev endüstriyel gücü savaşı kendi lehine kefesini çevirene kadar zaferi kazanabilirlerdi.

    ama zafere giden yolda bir takım engeller vardı. bunların bir tanesi ufaktı. tokyo'ya ünlü bir amerikan hava yarışçısı jimmy doolittle tarafından yönetilen bir hava akını. bu akın hemen hemen hiç zarar vermemişti, ama japonya'da büyük bir endişe yaratmıştı. ikinci engel daha fazla büyüktü: mercan denizi’nde amerika ve japonya büyük bir çatışmaya girmişlerdi. bu savaşta amerika büyük bir uçak gemisi, japonlar ise daha ufak bir uçak gemisi kaybettiler. japonlar bir zafer daha kazandıklarını iddia ettiler. fakat bu arada büyük bir japon uçak gemisi çok ciddi biçimde yara aldı ve aylarca servis dışı kaldı. ikinci büyük kayıp uçaklardı. japonya çok uçak kaybetmişti. port moresby harekata ertelendi, daha sonra tamamen
    vazgeçildi.

    güney pasifik’te geri adım atmak yamamoto'nun işine gelmişti. şimdi abd donanmasını imha etmek için planlarını uygulayabilirdi. ayrıca japonya’ya yapılan hava akını da işine yaramıştı. yamamoto çatışmak için amerikalıları orta pasifikte bulunan midway adası takınlarına getirmek istiyordu. bazı japonlar tokyo'yu bombalayan uçakların midway'de konuşlandıklarını sanıyordu. (gerçekte çekte uçaklar uss hornet uçak gemisinden havalanmış ve görev sonunda çin'e inmişlerdi.)

    yamamoto'nun midway planı ada imparatorluğunun denizlere hakim olma avantajını elde etmeye yarayacaktı. bir görev kuvveti aleut adalarına saldıracaktı. oradaki dutch harbor'da bulunan amerikan deniz üssünü bombalayacak, attu, kiska ve adak adalarını işgal edecekti. bu taarruz amerika'nın pasifik filosundan kalan gemilerini kuzeye çekecekti. amerikan gemilerinin yokluğunda güneyden gelen japon konvoyları, japon askerlerini midway adasına çıkartacak ve orada bir japon hava üssü kurulacaktı. amerikan gemileri aleutianlar'dan midway'deki taarruza engel olmak için geri dönerken rotaları üzerinde pusuya yatmış japon denizaltılarının hedefleri olacaklardı. sonra midway'den amiral chuichi nagumo tarafından komuta edilen japon filosundan gelen uçaklar tarafından saldırıya uğrayacaklardı. nagumo’nun filosunda japonya'nın harekata elverişli bütün büyük uçak gemileri vardı. (eksik olanlar sadece mercan denizi muharebesinde kaybettikleriydi.) nagumo pearl harbor'ı bombalayan filoya komuta eden, buna karşın zırhlılar, kruvazörler ve muhriplerde yetişmiş bir amiraldi. pearl harbor'dan evvel hava harekatı konusunda çok şüpheciydi ama şimdi deniz-havacılığı hakkında amiral yamamoto’nun fikirlerini paylaşıyordu.

    pearl harbor planının yaratıcısı ve uygulayıcısı olarak yamamoto garip bir şekilde durgundu. hemen hemen japon deniz kuvvetleri’nin kalanı emrindeydi. sancak ve karargah gemisi olarak 18 inçlik dev toplarıyla, gelmiş geçmiş en büyük savaş gemisi ve ikinci dünya savaşının efsanesi olan yamato zırhlısını seçmişti. yamato’ya kardeş gemisi musashi refakat ediyordu. nagumo düşmanı yumuşatacak ve yamamoto da öldürücü darbeyi indirecekti. en azından teoride japon planı buna dayalıydı.

    yamamoto hiçbir şeyi göz ardı etmezdi. hava gücünün tutkun bir havarisi olmakla birlikte son zafer için toplara güvenirdi. uçak gemisi görev kuvveti onun icadıydı, ama amerikalılar onun icadını kendilerine adapte etmişlerdi. yamamoto astlarından gelen fikirlere açıktı ve pearl harbor planının geliştirilmesinde yarbay genda minori'ye büyük ölçüde güvenmişti. ama diğer zamanlarda bir demir gibi bükülmezdi. sadece kendi gemilerini dikkatli bir şekilde izlemiyor, aynı şekilde amerikan gemilerini de plot ediyordu. amerikalıların onun senaryosunu takip etmeyecekleri asla aklına gelmedi.

    amerikalılar

    hepsi birden japonların 162 gemisi vardı. amerikalıların 76 gemisi vardı ve bunun üçte biri kuzey pasifik grubundaydı ve asla bir çatışma görmeyeceklerdi. amiral chester nimitz japonların beklediğinden daha fazla gemiye sahipti. yamamoto'ya mercan denizindeki savaşta uçak gemisi yorktown'ın japon uçakları tarafından batırıldığı söylenmişti. oysa bu büyük uçak gemisi savaştan sonra hemen pearl harbor'a götürülmüş ve süratle onarılmıştı. tersane çalışanları normal olarak 90 günde tamamlanabilecek bir onarım işini inanılmaz bir özveriyle iki günde tamamlamışlardı. denizcilerin "dans eden matilda" diye adlandırdıkları yorktown, denize elverişli hale getirilmişti, ama normal koşullarda geminin limandan çıkmasına bile asla müsaade edilmezdi. onarımlar çok aceleyle yapılmıştı. yorktown, nimitz’in komuta ettiği hawaii'de konuşlu iki amiralden kıdemli olanı frank jack fletcher'in sancak gemisiydi. diğer tümamiral raymond spruance’ın iki uçak gemisi daha vardı, görev kuvveti 16'nın kalbi olan uss enterprise ve uss hornet. kruvazörler ve muhripler tabii bu iki görev kuvvetini de destekliyorlardı. yukarıda alaska civarında tümamiral robert theobold emrinde iki kruvazör, üç hafif kruvazör, dokuz muhrip, altı denizaltı ve bir miktar sahil koruma gemisi vardı. kuzey pasifik görev kuvveti yeni kurulmuştu, gemileri dağınık vaziyetteydi ve theobald'ın aleutians'ın nasıl savunulacağı konusunda nimitz'le uyuşmayan kendine has fikirleri vardı.

    ilk japon darbesinin denizden herhangi bir direniş görmeden gelmesinin de nedeni budur. civarda aleutian saldırısına karşı koyacak bir a.b.d. gemisi yoktu. japonlar dutch harbor’ı bombaladılar ve attu ve kiska adalarına asker çıkarttılar, mamafih dutch harbor kolay pes edecek gibi görünmüyordu ve unmak’tan dutch harbor’a gelen a.b.d. kara ordusu uçakları japon pilotlarına beklediklerinden çok daha fazla direnç gösterdiler. japonların adak adasına çıkmamalarının bir nedeni de buydu. bu ada unmak adasına çok yakındı ve tabii aleutian saldırısı a.b.d. donanmasını kuzeye çıkmaları için kandıramadı. çünkü amerikalıların ne yamamoto ne de nagumo'nun tahmin edebildiği bir avantajları vardı. japonlann deniz kuvvetleri ve diplomatik şifrelerinden birçogunu çözmüşlerdi. esas taarruzun aleutian adalarına değil midway adasına olacağını biliyorlardı.

    ne var ki japon filolarının yerlerini tam olarak saptayamamışlardı. midway çevresinde 700 mil yarıçaplı bir deniz alanı içinde amerikalıların büyük ve düşük süratli deniz karakol uçakları arama yaptılar, fakat kötü hava koşulları nedeniyle japon filolarının yerlerini saptayamadılar. nagumo da keşif uçakları gönderdi, fakat onlar da amerikalıları göremediler. japonlar zaten amerikalıları görmeyi beklemiyorlardı. japon kurmay başkanlığı aleut adaları üzerine yönelttiği göstermelik taarruzu içeren aldatma planına o kadar güveniyordu ki, güvendikleri dağlara kar yağacağına ihtimal bile vermiyorlardı. bunun için amerikalıların bütünüyle kuzey pasifikte olduğuna inanmışlardı.

    ilk darbeler

    nagumo'nun ilk hareketi midway'i vurmaktı. 4 haziran günü sabah 4.30’da 72 bombardıman ve 36 avcı uçağı nagumo'nun dört uçak gemisinin güvertelerinden havalandı. japon pilotlarının güverteyi terk etmelerinden tam 10 dakika evvel 11 amerikan deniz karakol uçağı arama için havalanmışlardı. uss yorktown'dan havalanmış 10 pike bombardıman uçağı da ayrı bir arama yapıyorlardı. havalanmalarından daha bir saat geçmeden deniz karakol uçaklarından bir tanesi yoğun bulut örtüsünün arasından bir japon uçak gemisi gördü. birkaç dakika sonra bir başka karakol uçağı "birçok uçak midway'e gidiyor, tekrar midway'e..." diye rapor etti. midway'de bulunan bütün a.b.d. uçakları daha japon uçakları adaya ulaşamadan havalandılar. deniz piyadelerinin önleme uçakları hücuma geçen japonları önlemeye çalıştı, fakat eski buffalo uçakları japonların mitsubishi zero’ları karşısında fazla etkili olamadı. bununla beraber amerikalıların uçaksavar atışları yoğun ve etkiliydi. hücum eden uçakların üçte biri düşürüldü. bu arada midway'de konuşlu bombardıman uçakları nagumo'nun uçak gemilerine saldırıyorlardı.

    altı a.b.d avenger torpido uçağı, kara kuvvetleri’ne bağlı ve torpido yüklü dört adet b-26 ile birlikte japonlara hücum ettiler.

    torpido uçakları avcı uçaklarının oluşturduğu perdeyi aşamadılar ve ağır zayiat verdiler. hiçbiri isabet sağlayamadı. sonra, harpten önce norden bomba nişangahları monte edilmiş b-17 ordu uçakları göründü. bu uçakların düşman gemilerini amerika’ya ne yaklaşamadan imha edebilecekleri tahmin ediliyordu. ama bu durumda bu uçaklardan atılan bombaların hiçbiri bir japon gemisini vuramadı ve bütün savaş süresince albay billy mitchell'e rağmen hiçbir b-17 uçağı bir düşman gemisi batıramadı. fabrika gibi hareketsiz ve geniş bir alana yayılmış hedefleri vurmakla (doktrinde bahsi geçen b-17’nin asıl üretim amacı da buydu) hareket halinde olan ve saatte 30-45 mil arasında sürat ve ani dönüşler yapabilen bir savaş gemisini vurmak aynı şey değildir. nautilus denizaltısı da savaşa katıldı. bir torpido attı, isabet sağlayamadı ve sonra yoğun su bombası baskısı altında bölgeden uzaklaşmak zorunda kaldı. nagumo torpido ve zırh delici bombalarla yüklü az miktarda uçağı düşman gemileri göründüğünde kullanmak üzere yedekte tutmuştu. şimdi onların güverte altına alınarak silah yüklerinin midway'e ikinci bir darbe için kullanılmak üzere yangın ve parça tesirli bombalarla değiştirilmesini emretti. ayrıca midway'den dönen uçaklarının inmeleri için güverteyi boşatmak zorundaydı.

    enterprise gemisinde albay miles browning, yani amiral raymond spruance'ın kurmay başkanı, nagumo'nun midway'e bir kez daha hücum edeceğini tahmin etmişti. eğer a.b.d. uçakları hemen şimdi harekete geçerlerse onların uçaklarını ikinci bir darbe için güvertede yakıt ve silah ikmali yaparken yakalayabilirdi. spruance çok iyi akıl eden kurmayının teklifi kabul etti. bütün avcı, pike bombardıman ve torpido uçaklarının havalanmaları için emir verdi. hareket riskliydi. yakıt durumu belirsizdi. ama hedefe vardıklarında japonları öyle bir anda yakalayacaklardı ki, japon kuvvetleri neredeyse savunmasız olacaklardı. muharebenin başından biri amerikalıların yanında olan şans, saf değiştirerek japonların yanına geçmişti. tam bu noktada nagumo, rotasını değiştirmeye karar verdi.

    altı ölümcül dakika

    avcı uçakları, pike bombardıman uçakları ve torpido uçaklar ayrı gruplar halinde uçtular. amiral fletcher daha fazla japon gemisinin görünmesi olasılığına karşı uçakların havalanmasını erteledi, ama iki saat sonra uçaklarını gönderdi. bu arada nagumo hoşlanmadığı bazı haberler almıştı. amerikan gemileri yakınlarındaydı, yani aleutian adalarında değil... attıkları yemi yutturamamışlardı. midway'i bombalamak için silah yüklediği uçakların silah yüklerinin bu defa gemilere taarruz edilecek silahlar ile yeniden yüklenmesini emretti.

    uss hornet uçak gemisinden havalanan avcı ve pike bombardıman uçakları rota değiştirmesi dolayısıyla nagumo'yu bulamadılar. hornet'in torpido atan uçak kolu, torpido 8, düşman uçak gemilerini gördü. torpido uçakları alçaktan ve düz bir rotayı muhafaza ederek uçmak zorundaydılar. torpido uçaklarının en iyileri bile bir avcı uçağı değildir, kaldı ki amerikan uçak gemilerinin devastator (tahrip eden) denen torpido uçakları en iyi olmaktan çok uzaktı. torpido 8 kolunun avcı uçağı eskortları yoktu, fakat komutanları binbaşı john waldron buna rağmen hücum etti. uçakların hepsi düşürüldü, sadece bir pilot hayatta kalabildi. bunların arkasından enterprise gemisinden gelen torpido uçakları göründü. 14 uçaktan 10 tanesi düşürüldü. arkasından yorktown uçak gemisinden kalkan uçaklar geldi, onlar da hemen hemen aynı sayıda uçak kaybettiler.

    üçüncü torpido uçakları saldırısı 10.24'te defedilmişti. o zamana kadar nagumo'nun filosu karadan havalanıp gelen uçak saldırılarını, bir denizaltı hücumunu ve amerikan bahriyesinin uçak gemilerinden kalkıp gelen uçakların bütün saldırılannı başarıyla karşılamış ve bir kere bile isabet almamıştı. durum öyle görünüyordu ki, midway’de amerikalıları bozguna uğrattıktan sonra yakın zamanda bu başarıyı hawaii’de kutlayabilirlerdi. 10.20'de binbaşı clarence mcclusky, enterprise uçak gemisinden kaldırdığı pike bombardıman uçaklarını japon uçak gemilerini bulamadıkları için geri döndürürken japon uçak gemisi kaga’yı gördü. şans tekrar amerikalıların tarafına geçmişti. mcclusky’nin uçaklarının yakıt seviyeleri düşüktü. ancak savaşın kaderini belirleyecek bir fırsattı bu. amerikalılar bu fırsatı teperlerse yazık olurdu ve binbaşı, bunun bilincindeydi. binbaşı mcclusky, kendisine bağlı iki uçuş kolundan birine kendisini takip etmelerini işaret etti ve doğrudan kaga’ya doğru dalışa geçti. ikinci kolun lideri olan yüzbaşı w.e. gallaher, nagumo'nun sancak gemisi akagi'nin üzerine döndü. japon zero uçakları az evvel işlerini bitirdikleri amerikan torpido uçakları dolayısıyla oldukça alçaktaydılar. kaga, öyle bir zamanda abd uçaklarına yakalanmıştı ki, amerikalılar için bundan daha elzem bir fırsat olamazdı. pasifik etrafında cereyan eden çatışmada tam bir kıyım yaşanmaya başladı. bir bomba kaga’nın hangarına girdi ve oradaki torpidoları infilak ettirdi. bir başka bomba uçuş güvertesinde patladı ve orada yakıt ikmali yapmaya çalışan uçakları havaya uçurdu. nagumo daha sonra amerikalıların eline geçmemesi için bir japon muhribi tarafından batırılan sancak gemisi kaga’yı terk etti. kaga pruvasından pupasına kadar alevler içindeydi ve biraz sonra içerisinden gelen bir infilak onu denizin dibine gönderdi.

    binbaşı maxwell leslie komutasında, yorktown gemisinden gelen pike bombardıman uçakları üçüncü japon uçak gemisi soryu'ya tam zero'larını havalandırmak üzereyken taarruz etti. üç tane tam isabet soryu uçak gemisini cehenneme çevirdi. sonra nautilus denizaltısı ortaya çıktı ve ona üç tane torpido gönderdi. soryu ortadan ikiye bölündü. alevler içinde iki ayrı parça, istim bulutu altında tıslayarak denize gömüldü.

    beş dakika içinde tam bir japon zaferi olarak görünen durum ımparatorluğun o güne kadar gördüğü en ağır yenilgiye dönüştü. bunun arkası da gelecekti.

    japonların son çabaları

    nagumo vazgeçmedi. kaga’nın düşürülmeyen, patlamayan ve denize iniş yapmak zorunda kalmayan uçaklarını, hala sağlam olan uçak gemisi hiryu'ya gönderdi ve yorktown uçak gemisine hücum etmelerini istedi. yorktown ya da lakabıyla "dans eden matilda"ya üç bomba ve iki torpido isabet etti. bunlar eğreti biçimde onarılmış büyük gemi için çok fazlaydı. amiral fletcher sancağını bir kruvazöre taşıdı. albay elliot backmaster, gemiyi terk emrini verdi. yara savunma personeli gemiyi kurtarmak için canla başla çok büyük gayret sarf etti yorktown mürettebatı tarafından bir kez daha batmaktan kurtarıldı. onarım için bir mayın tarama gemisi tarafından pearl harbor’a götürülmek üzere yedeklendi. ne var ki yolda bir japon denizaltısı tarafından hem yorktown, hem de onu onarılmak üzere götüren mayın tarama gemisi torpillenerek batırıldı.

    yorktown'a yapılan hücumdan çok kısa bir süre önce fletcher, 10 pike bombardıman uçağını daha başka japon uçak gemilerini aramaları için göndermişti. uçaklar yine japon uçak gemisi hiryu'yu buldular. talihsizlik japonların peşini bırakmıyordu veya hiç önlem almamışlardı.

    tam o sırada hiryu'dan havalanmış olan uçaklar, uss yorktown’a taarruz ediyorlardı. hemen enterprise’a dönüp yakıt ikmali yaptılar ve gallagher liderliğindeki 14 pike bombardıman uçağı ile hiryu'ya saldırmak üzere birleştiler. a.b.d. uçakları gemiye dört tane doğrudan isabet sağladılar ve sadece üç uçak kaybettiler. hiryu ağır yara almıştı ve yavaşça batıyordu. gemi, çok geçmeden komutanı tümamiral yamaguchi ile birlikte sulara gömüldü. amiral yamaguchi çok parlak bir subay ve muhtemelen amiral yamamoto'nun yerini alacak en kuvvetli adaydı.

    yamamoto felaket haberini ilk aldığında kendi büyük muharebe gemileri ile savaşmaya devam kararını aldı. nagumo karşı çıkınca kısa ve öz bir biçimde onu görevden aldı. fakat kısa bir süre sonra tekrar düşündü. amerikalılar böylece hava üstünlüğünü tamamen eline geçirmişti ve öfke ile alınacak bir karar, imparatorluk deniz kuvvetleri’nin gururu olan yamato ve beraberindeki yüzen kalelerin sonunu getirebilirdi. amiral chuichi nagumo doğru söylüyordu.

    yamamoto, isteksiz bir şekilde gemilerine üslerine dönme emrini verdi. midway için altı aylık "çılgınca uğraşma" süreci sona ermişti. amerikalıların ise önlerinde daha bir sürü çetin engel vardı. fakat japon ilerlemesi kalıcı olarak durdurulmuştu. japon endüstrisi uçak gemisi ve uçak üretimi sahalarında amerika'nın çok gerisindeydi ve köhnemiş eğitim metotları ile yeteri kadar süratle pilot yetiştiremiyorlardı. amerikan uçakları ve denizaltıları, japonların uzak bölgelere dağılmış olan askerlerini ikmal edecek deniz yollarını yavaş yavaş tıkıyorlardı ve savaşın sonucu kesinleşmeye başladığında japonlar, pasifikte kayık yüzdüremez hale gelmiş olmalarının yanı sıra devasa bir ablukaya alınmışlardı.

    hiroşima üzerinde atom bombası patlamadan önce japonya'nın ne akaryakıtı, ne deniz ticaret filosu, ne uçak fabrikaları, ne de büyük kentleri kalmıştı.

    ****yorum****

    üç tane kıçı kırık uçak gemisinin kaybı koskoca japon donanmasını durdurmuş muydu şimdi? korkarım evet. japonya’nın midway yenilgisini neden telafi edemediğini sıralamak gerekirse,

    ***japon donanmasının komuta kademesi tamamen birinci dünya savaşında kalmış kruvazör-zırhlı anlayışıyla yetişmiş geri kafaları subaylardan oluşuyordu. bu beyler, yamamoto donanma komutanlığına getirildiğinden ve japon donanmasının deniz-hava gücünü oluşturmaya başladığından beri sürekli bir muhalefet içerisinde olmuşlar, midway gibi havada cereyan etmiş bir deniz muharebesinden sonra bile hava gücünün önemini anlayamamış ve amerikalıların sonunu japon donanması için pek değerli yamato gibi zırhlıların, kongo sınıfı dev muharebe kruvazörlerinin getireceğine inanmışlardı. bunun sonucu olarak japonya’nın oldukça kıt olan stratejik kaynaklarını yanlış yönlendirip çarçur etmişler ve sonunda inandıkları doktrinin de başarısız olduğunun 1945 okinawa’yı kurtarmak için yapılan ten-go harekatında tecrübe etmişlerdi. japon donanmasının en büyük iki savaş gemisinden musashi, leyte körfezi muharebesinde batırılmış, donanmanın gururu yamato ise ten-go harekatında abd uçakları tarafından dalga geçile geçile denizin dibine yollanmıştı. pasifik’teki kafası çalışan tek japon olan yamamoto, yani japonya’yı girdiği bu bataktan kurtarabilecek olan tek kişinin de 1943 senesinde amerikalılar tarafından öldürülmesi , komuta kademesinde durumun tersine dönmesi için son şansı da yok etmiş oldu.

    *** japonya’nın savaşa girmesinde gözardı edilen şey şudur ki, japonya genç bir devlet olmasının yanı sıra devleşen amerika ve sovyetler birliği gibi yeni dünya güçleri arasında pasifik ve asya’da büyük bir güç haline gelmezse uzun vadede ulusal varlığının tehlikeye gireceği herkesçe görülebilen bir şeydi. ikinci dünya savaşı gibi ülkelerin kim kime dum duma olan bir dönemde japonya’nın asya’da genişlemesi kendi çıkarınaydı. çünkü japonya’nın müttefiklerin olduğu gibi dev petrol sahaları üzerinde hakimiyeti yoktu. bir ada devleti olmak, stratejik açıdan avantaj arz ettiği kadar bunu bir sömürge imparatorluğuna çeviremiyorsanız dezavantaj arz eder. japonya’nın savaş arefesinde sumatra, burma vb. gibi bölgeleri işgal etmesinin bir sebebi de amerikan ambargosu yüzünden alamadıkları petrol vb. gibi doğal kaynaklardı. amerikalılar japonya’nın çin ve asya üzerinde genişlemesine izin verselerdi kendi ayaklarına sıkmış olurlardı. ambargo ve japonya’ya gelmeyi kesen savaş ve üretim için gerekli tüm doğal kaynaklar, japonya’yı bu kaynaklara sahip olmak için savaşa girmeye itti. ne var ki taktik üstünlük savaşın başlarında japonlarda olsa da, amerikalıların stratejik anlamda üstünlüğü japonya’nın kısa vadede amerika’yı kesin bir mağlubiyete uğratmazsa, mağlup olanın uzun vadede kesinlikle kendisi olacağı anlamına geliyordu. yamamoto’yu tarihin en başarılı denizcilerinden biri yapan da bu maddede anlattığım durumu mankafalı devre arkadaşlarının aksine idrak edebilmesi ve japonya’nın savaşa girmesi konusunda istekli olmaması bir yana, savaşa girerlerse bu işi kısa vadede halletmesinin gerekliliğiydi. toparlayalım, stratejik kaynaklardan yoksunluk, amerikalılar gibi her batırılan gemi yerine üç tane savaş gemisini denize indirmeyi japonlar için imkansız kılıyordu. amerikalılar savaş bittiğinde yüze yakın -refakatçiler de dahil olmak üzere- uçak gemisine sahipti. amerikalılar için üç uçak gemisi birer hiçti. ne de olsa yerine daha iyilerini kısa sürede koyacak bir savaş endüstrileri vardı. ancak japonya’nın ne buna uygun bir endüstrisi, ne de endüstri olsa bile bunun için hammaddesi yoktu. savaşın sonuna doğru iyice olmayacaktı. yani amerikalıların aksine japonların güçlerini en iyi şekilde kullanmaları gerekiyordu. gereksiz yere verilecek kayıplar, savaşta çok önemli farklar yaratabilirdi japonya açısından. ne var ki japonya ne gücünü doğru kullanabildi, ne gücü savaş için uygun idi. ve dahası gücü doğru kullanmak şöyle dursun, japon samuray düsturu ve bu anlayışla yetişen komuta kademesindeki bir teğmenden mareşale kadar bütün japon subaylar, bu düsturun emrettiği üzere “onur” uğruna intihar saldırıları yaparak güçlerini çarçur etmekte hiçbir sakınca görmemişlerdi. banzai hücumu, uçakların kamikaze anacıyla kullanımı, çok değerli uçak gemileri ve zırhlıların intihar görevlerinde batırılmak için öne sürülmesi japonların çok büyü stratejik hataları olduğunu da söylemeniz icap ediyor.

    *** birinci maddeyle ilişkili olarak japonlar hava kuvvetleri gibi yeni yeni savaş meydanlarında kendisine yer bulan bir unsuru hiç önemsememişlerdi. japonların ne uçak gemileri, ne uçakları, ne de pilotları nitelik bakımından amerikalılarla kıyaslanamazdı. pilotları çağın gereklerini takip etmeden yetişiyor, ne gemi inşasında ne de uçak üretiminde japonlar teknolojiyi takip etmiyorlardı. mart 1945’de tokyo’yu alev alev yakan tokyo bombardımanında japon zero uçakları, amerikan b-29’larının irtifasına tırmanamamıştı örneğin. japonlar denizden önce ilk deniz havacı ulus olmalarına rağmen böylesine önemli askeri gelişimleri takip edememişlerdi. uçakların deniz savaşının kaderini belirlediği dönemde japonya, zırhlı inşa ediyordu. alman panzerleri blitzkrieg ile dünyanın bilmem kaçta kaçını işgal ederken japonya, hala piyadelerini kullanıyor deyim yerindeyse “hurda” seviyesinde tanklar yapıyordu.

    japonya aslında savaşı midway’de kaybetmişti. bir daha asla taarruz edecek gücü kendinde bulamadı.

    yamamoto ise dönemine göre, askeri tarihçi peter paret’in adlandırmasıyla “denizlerin guderian”ı idi. bulduğu uçuş formasyonları, geliştirdiği doktrinler bugün hala amerikan donanmasında kullanılır. abd kendi denizcilerinden göremediği katkıyı belki de yamamoto’dan görmüştü.
  • sanıldığının aksine japonların midway adasını almak için giriştiği bir muharebe değildir.

    midway adasının yem olarak kullanıldığı, güya bir tuzaktır.

    japonların midway adasını <b>yem olarak</b> kullanıp amerikan donanmasının pasifik filosundan geriye kalan 2 uçak gemisini de (uss enterprise, uss hornet (burada sonradan bir ilave sürpriz var)) yok ederek pasifiğe hükmetmek için planladıkları bir tuzaktır.
    fakat bu tuzak ters bir amerikan tuzağına dönüşüp tuzakception olmuştur.

    önce midway neresi oraya bakalım.
    pasifik okyanusunda pearl harbor'dan sonra daha batıdaki (japonya'ya doğru) bir uzak amerikan karakol adasıdır, toplam 6 iniş pistine sahip iki adadan oluşur. şurada
    amerikalılar için çok işlevsel bir uzak istasyondur.

    olay pearl harbor baskınından başlıyor.
    japonlar pearl harbor baskını ile amerikan donanmasının pasifik filosunu neredeyse yok ediyor. ama o sabah limanda olması gereken fakat olmayan 4 tane amerikan uçak gemisi konusu var. orada değiller. belgesellerde bile bu konu "şans eseri" olarak geçiştiriliyor.
    bunlar uss hornet, uss enterprise, uss yorktown ve uss lexington.

    pearl harbor baskınında japonların başında donanma komutanı yamamoto var.
    baskın zaferle sonuçlansa da, adamın güdüsü "zafer kazanmak değil, yok etmek"
    dolayısıyla baskın zaferle sonuçlanmış olsa da, aklı fikri o 4 uçak gemisinde. onları da yoketmek zorunda olduğu dürtüsü.

    yamamoto başından beri aslında abd ile savaşa girmenin büyük hata olduğunu düşünmekte, ama siyasi rüzgarlar ona söz hakkı tanımamakta, o da göte giren şemsiye açılmaz, madem bi halt edeceğiz, bari dibine kadar yapalım, direkt pearl harbor baskını yapalım diyerek, ne olacaksa olsun modunda, kumarı seven, analizler sonucunda %50 ihtimalle pearl harbor baskınının başarılı olabileceğini görse de, %50 iyi bir oran diyen abimiz.
    (adamın emeklilik hayali, fransız riviera'sına yerleşip yakındaki monte carlo'da kumar oynamak)

    japonların tuzak taktiği şu:
    midway adasına düşük güçte görünen bir kuvvetle yalandan bir saldırı düzenlemek, hawaii'de konuşlanan amerikalıların 4 uçak gemisinin burayı savunmak için gelmesi, bunlar da arkada bekleyen büyük güçle (4 uçak gemisi + donanma ile) bunları yok etmesi.

    tam bu hazırlıklar, çalışmalar devam ederken, güney pasifikte devam eden başka bir savaş var, filipinler, avustralya, gine adaları civarlarında. yine japonlar ve amerikalılar arasında. beklenmedik piyango gibi bir durumla japonlar orada uss lexington ve uss yorktown'ı batırıyorlar. 4 uçak gemisinden 2'si kafadan gidiyor. kaldı iki gemi.

    şimdi tam bu sırada anlatılması gereken asıl konu var.
    amerikalılar'ın midway'e yapılacak saldırıdan haberleri yok, aynı pearl harbor'da olduğu gibi.
    hawaii'de (pearl harbor'un olduğu yer) surekli çalışan bir kripto birliği var, başında da yüzbaşı joseph rochefort diye bir adam var, smokin altına terlikle çalışan, çevresi tarafından pek iyi gözle bakılmayan "kaçık" bir adam. japonya'da bir dönem yaşamış, onların kültürünü öğrenmiş, japonca bilen birisi. japonların telsiz konuşmalarında sürekli rastladığı "a f" kodlu bir konuyu farkediyor. konunun üzerine düştükçe burasının midway olduğuna kanaat getiriyor. bunu üstlerine raporla bildiriyor ve alıştığımız üzere ciddiye alınmıyor. çünkü üstleri midway'in önemli bir yer olmadığını, saldırı yapılacak yerin daha ciddi bir yer olması gerektiğini falan söylüyorlar. rochefort konuyu bırakmıyor ve donanma komutanı nimitz'e kadar ulaşıyor. (evet bildiniz, nimitz sınıfı deniz araçları bu komutandan geliyor) nimitz'e durumu anlatıyor. nimitz de bunu ispatlamasını istiyor. "a f" denilen yer midway mi değil mi.
    midway'de su sıkıntısı olduğuna dair yalan bir telsiz mesajı paylaşılıyor. hemen ardından japon haberleşmesinde "a f'de su sıkıntısı varmış" mesajı çözülünce konu açıklığa kavuşuyor.

    hızlanalım, (japon filo komutanı nagamo'nun yanlış taktikleri, cephane yükleme bölümlerini yazmaya üşendim)
    japonlar midway'e saldırıyor.
    önceden hazırlıklı amerikan donanması zaten orada,
    (2 uçak gemisinin yanında, güney pasifikte battığı sanılan uss yorktown, çok kısa sürede tamir edilip bu harekata katılıyor)

    amerikan donanmasında torpido uçakları ilk dalga olarak saldırıyor, patlamayan torpidolar sebebiyle ilk amerikan dalgası katliama kurban gidiyor, geri kalanları japon avcıları kovalıyor (burası çok önemli)

    aynı anda amerikan uçak gemilerinden kalkan bombardıman uçakları ise yanlış navigasyon bilgileri gibi konulardan dolayı japon donanmasını bulamıyor ve okyanus üzerinde kayboluyorlar. yakıtları bitmek üzere iken geri dönüş manevrasına başlıyorlar.

    japonlar korumasız kalan amerikan filosuna son darbeyi vurup yok edecekken,
    yolunu kaybeden amerikan bombardıman uçakları geri dönüş yolunda tesadüfen japon donanmasını buluyor. (geri zekalı bir japon kruvazörü su fıskiyesi yapmış, bombardıman filosu lideri bu su fıskiyesinin oluşturduğu gökkuşağını görüp takip etmiş ve filoyu bulmuş)

    japonların avcıları ilk dalga amerikan torpido uçakları peşindeyken,
    amerikan bombardıman uçakları savunmasız japon donanmasını yok ediyor.

    (netflix'te greatest events of world war ii in hd colour belgeseli gerçekten çok iyi, tavsiye ederim)
  • ikinci dünya harbinin belki de dönüm noktalarından biri olan bu savaşın hakkında bu kadar az entry girilmesi sözlükte farklı konulara olan ilginin azlığının dayanılmaz hafifliğini yaşatıyor insana...

    bu öyle bir savaştır ki abd ve japon savaşının dönüm noktasıdır. japon armadası o güne dek denizlerdeki üstünlüğü ile birlikte pasifikteki tüm önemli adaları birer birer işgal ederken sıra midway adasına gelir. midway adası ise abd için önemlidir çünkü japonlar bu adayı ele geçirirlerse bir sonraki saldırıları doğrudan amerika'ya asker çıkarmak olacak ve bu stratejik ada gerekli üs olanağını sağlayacak pozisyondadır.

    japon armadası hazırlığını yapar, dört uçak gemisi, on bir zırhlıdan oluşan iki yüz parça donanma ile sefere çıkar. abd'nin ise elinde biri zar zor tamir edilip güç olanaklarla yüzdürülmüş üç uçak gemisi etrafında oluşan yetmiş altı parça donanma vardır.

    kağıt üzerinde japon armadası olağanüstü bir biçimde güçlü görünse de bu savaşın kaderini belirleyecek olan tarih boyunca her savaşta olduğu gibi "istihbarat"tır...

    abd japonların şifreleme sistemlerini çözdüklerinden bir saldırı beklemektedirler ve japon saldırısı başlamazdan evvel midway'a gelip pusuya yatarlar. japonlar ilk saldırı dalgasını midway'a gönderir, bu sırada ünlü yönetmen john ford'da savaşın ortasında çekim yapmaktadır. gerçek çekimlerden oluşan bu belgesel görüntüleri için

    japonlar bir yandan midway saldırısına devam ederken bir yandan da amerikan donanmasını aramaktadır, çünkü her ne kadar kendilerine pusu kurulmasından haberdar olmasalar bile yine de midway adasının kaderine terk edilmeyeceğini bildiklerinden yardıma gelmiş abd donanmasını bulup onu da yok etmeyi düşünmektedirler fakat midway saldırılarını yoğunlaştırıp filoyu havadan savunması bıraktıklarında abd bombardıman uçaklarını farkederler ve bu farkediş için artık geç olmuştur.

    abd o günkü savaşta japonların dört uçak gemisini birden batırır. kendileri de bir uçak gemisi kaybederler ama günün sonunda kesin olarak kazanan abd'dir. çünkü japon armadasının bel kemiği olan uçak gemileri, bu uçak gemilerinden kalkan ve sonra denize inmek zorunda kalan uçaklar ve deneyimli pilotlar kaybedilir. savaş japon üstünlüğü ile devam ederken birden tersine döner ve saldırı durumundaki japonlar savunmaya, abd de taaruza geçer...

    avrupa da devam eden savaşta da keza durum aynıdır. bu kez ingilizler alman şifrelerini çözmüş ve almanlar da kendi şifrelerinin çözüldüğünden habersiz savaşmaya devam etmektedir. bu istihbarat kaybı nedeniyle almanlar da çok kayıplara uğrayacak, ingilizler bu istihbaratları hem abd hem rusya ile paylaşarak nazi almanyası'nın savaş gücünü kıracaktır.

    bir çok muharebede olduğu gibi midway muharebesi de tarihe, kağıt üzerindeki üstünlükten ziyade istihbaratın daha önemli olduğunu bir kez daha not düşecektir...