şükela:  tümü | bugün
  • çocukken hatta baya uzun bir süre sandığım şey, pilavın sonradan konduğunu öğrenince yaşadığım hayal kırıklığını anlatamam.
    kimin aklına geldi oğlum onun içine pilav koymak, ben de deniz kestanesine makarna koyacağım o zaman, hayallerimi yıktınız alçaklar.
  • ampulü ediz hun buldu zannetmek....bu adam neden filmlerde oynuyor diye düşünmek....

    kola şişesi üzerinde depozitolu yazısını bir aroma zannetmek....depozitosuz yazıyorsa almamak....

    (bkz: işte bunlar hep zannetmek)
  • çocuk olmanın bazı dezavantajları var.

    kaç yaşındaydım bilmiyorum, akşam tv'de sevdiğim programı beklerken az sonra diye reklamı çıkmıştı, anneme az sonra ne demek diye sorduğumda yarın demek demişti.

    amaç benim erken yatmamı sağlamak ise de ayıp be böyle mi yapılır yani!
  • tarhanayı ağaçta yetişen bir bitki sanmaktan hallicedir.
  • siyah zeytinin yeşillik yerlerde toplandığını sanmaktan evladır.
    (bkz: kuzu boku)
    (bkz: keçi boku)

    89 90, edirnenin esentepe denilen yerinde geziyoruz babamla beraber. haftasonu işten erken gelmiş.

    oralar komple yeşillik, bağ bahçe, öyle inşaat falan yok. tepe dediğimiz bir yer vardı ve bağlık denilen bir yer vardı.

    tepedeyiz, tepenin üstü envayi çeşit meyva ağaçları ile dolu, kirazı, vişnesi, ağlatı, bademi, kayısısı, derken hep yerde gördüğüm keçi bokları ile siyah zeytini bağdaştırdım. yaşım 6, baba bak zeytin var dedim. aaa zeytin mi var oğlum, al bakayım yerden dedi, ben de salak gibi gittim avuçladım. sonra dalga geçti, eve gidene kadar küsmüştüm , konuşmamıştım.
  • yaran başlıklardan biri olmaya adaydır.

    ben de hep zafer turizm'i komşunun oğlu zafer abinin sanırdım.

    bu arada zafer abi dinlenme tesisinde çalışıyordu.

    düzeltme: düzeltme
  • doğanın nimetleri ne acayip ya diye düşünmeye sebep olur. sonra gerçeğe aydım tabi.
  • pilavlı midyeler her yerde yetişmiyor bildiğim kadarıyla özel alanlarda gerek ve yeter şartlar altında her midye kendi pilavını üretebilir. hem içini açıp niye tekrar kapatsınlar ki? kapağı tutmaz onun bir daha.
  • midyenin uhuyla yapıştırıldığını sanmakla benzerdir.*