şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 150 yıl önce bugünümüzü anlatmış sanki.

    " ahmaklar genel olarak çok tehlikelidir; muhakkak kötü olduklarından değil (bir ahmak için kötülük ve iyilik tamamen farksız niteliklerdir); şundan ki, bunlar her türlü tefekküre yabancıdırlar ve daima, sanki düştükleri yol münhasıran bir tek onlara aitmiş gibi, burunlarının dikine giderler. uzaktan bakıldığında bunlar, kesin olarak belirlenmiş hedeflere bilinçli olarak yönelmiş, katı, ama aynı zamanda hedeflerine sebatla bağlı insanlar gibi görünebilirler. ne var ki bu, ilgilenmemizi gerektirmeyen türden optik biryanılgıdır. bunlar düpedüz, at gözlüklü yaratıklardır; zira bunlar, olguların nasıl bir düzende ilişki içinde olduğunu kavrayabilecek durumda değildirler.

    genel olarak, aptalca bir pervasızlıkla yollarına çıkan her şeyi devirmemeleri için aptallara karşı alınacak tedbirler bellidir. ama bu tedbirler neredeyse daima, sadece mütevazı ahmaklar için geçerlidir; oysa iktidar, ahmaklığa eklemlenmiş olarak ortaya çıktığında, toplumun korunması da büyük ölçüde zorlaşır. bu durumda tehlike tehdidi olanca çıplaklığıyla büyür; bunun bedeli de, bilinen tarihi anlarda, hayatından olmakmış gibi görünür... mütevazı ahmağın kendi kafasını yardığı ya da birini kışkırtıp da belasını aradığı yerde, muktedir ahmak, kışkırması muhtemel herkesi yerle bir eder ve denebilir ki, gizlemeye hiç lüzum görmeksizin şuursuz zulümlere girişir. üstelik ortalıkta ses çıkartacak kimse kalmamasından ya da zulümlerin apaçık zararından en ufak bir ders de çıkartmaz. onun sonuçlarla işi yoktur, çünkü bu sonuçlar onda değil (o, kendisinde herhangi bir şeyin karşılık bulamayacağı kadar taşlaşmıştır), onlarla kendisi arasında herhangi bir organik ilişki bulunmayan başka birilerinde ortaya çıkarlar. bu yoğunlaştırılmış ahmakça faaliyetlerin sonucu olarak koskoca dünya bir çöle dönüşmüş olsaydı bile, bu sonuç ahmağı korkutmazdı. kim bilir, belki de çöl, onun gözünde, insanlığın ideal yaşam alanı olarak temsil edilen bir şeydir eni sonu?
  • kölelere sahip zengin bir ailenin çocuğu olarak büyümüş olsa da rusya’da devrim öncesi çarlık döneminde yaşanan yaşanan sömürüyü, halkın yoksulluk ve korkunç sefaletini gerçekçi şekilde anlattığı eserleri olan yazar. toprak sahiplerinin bağnaz, boktan yaşamlarını ve burjuvaiznin pespaye ikiyüzlülüğünü çarpıcı şekilde anlatan yazarlardan birisidir. ayrıca lenin'in oldukça sevdiği ve değerli gördüğü yazarlardan birisidir. kayıtlara göre lenin kendisinden 320 kez alıntı yapmıştır. lenin, şçedrin’in ekim devrimi’ne kadar yaşayıp sonrasında eserler verememiş olmasına da çok üzüldüğünü söylemiştir.

    (bkz: golovlev ailesi)*