şükela:  tümü | bugün
  • genelde istanbul'da takılan bir sanatçı kolektifi. sanatçıları gerçek kişiler değil, hepsi kurmaca karakterler. tek bir kişinin şizofrenik personaları gibi, bunlar da mustafa kemal yurttaş'ın avatarları. second life kişilikleri, alter egoları vs..
    kendilerini şöyle anlatmışlar:

    "mustafa kemal yurttaş’ın sanat pratiği mikaye adıyla devam eden bir projedir.

    mikaye mustafa’nın avatarlarından oluşan bir sanatçı kolektifidir ve bu kurmaca personaların birbirleriyle bağlantıda oldukları bir şizodüzlemdir. şizodüzlem mustafa’nın uydurduğu ve deleuze&guattari’nin “içkinlik düzlemi” ve “şizoanaliz” referansları ile ilgili bir kavramdır. mikaye’de personalar beraber yaşarlar ve üretirler. hepsinin ayrı birer ismi olsa da; hiç birinin net, sabit bir görünümü, üretim biçimi ve kimliği yoktur. birbirlerinin içine akıp, düzlemin bir yerinden dalıp başka bir personanın içinden çıkmayı, kimi zaman aylarca derinlerde kalarak yaşamayı, yok oldu sanılmayı severler.

    isimleri mk yurttas, uzay kere, uzak yere, cekambiyarim, freezeus, asliemk, rhodesia ve efe meral olan avatarlar bireysel ve beraberce video, fotoğraf, yazı, çizim, 3d modelleme, yerleştirme, mekansal müdahale, performans işleri üretirler. işlerini vimeo, tumblr, instagram, facebook, twitter, eksisozluk gibi sosyal medyalarda paylaşırlar ve sergilerler. bir personanın kendi ismiyle kullandığı bir hesabı olsa da, diğerleri onun paylaşımlarına müdahale edebilir, gönderilerini izin almadan değiştirebilir, silebilir ve yeni şeyler paylaşabilir çünkü tümü ortak ve işbirlikleri içeren bir sürece dahildir. bir mekansal müdahale işi için aralarından ikisi terkedilmiş bir binayı incelerken, diğeri süreci fotoğraflar ya da videolarını düzenler, bir başkası işin kavramsal metinlerini yazar, binada yapabilecekleri bir performans için potansiyelleri araştırır.

    bir kolektifin çıktıları ya da bitmemiş üretimleri olarak, mikaye’deki işler yerleşik anlam yapılarına bağlı kültürel kodlarla oynar ve “şizo-kreatif”, “hayaletsi-oluş”, “post-human” gibi anahtar kelimelerin aralarında gezinerek bwo (organsız beden), simülakr, queer, gayri-mimari (non-architecture) gibi referanslara değerler."
  • hikaye mikaye çağrışımıyla bozukdüzen, dalga geçen bir hikaye gibi de düşünülebilecek bir sanatçı kolektifi bu. bir arada, beraberce bir hikaye anlatıyorlar gibiler ama bunu hikaye anlatıcılığı diye tanımlamak istemiyorlar.. bu yüzden de mikaye adları biraz.
  • uzun zamandır akılların bir kenarında bir röportaj fikri olan sanatçı kolektifi, daha doğrusu bir otoröportaj. kendi kendileriyle, karşılıklı sordukları, söyledikleri, mikayeyi anlattıkları bir röportaj. sonunda mikaye mikaye'yi anlatıyor diye başlamışlar ses kaydı almaya. ilk röportaj çok kısa ve sesler, cümleler boru gibi, biraz kasılmalı ama ben dinlerken bir yerinde baya gülüyorum. ironik de diyemem tam ama garip, acı bir mizahları var. kara mizah da demeyin kabul etmiyorlar. yayınlamaya başladılar röp.leri, bu birinci. ilk soru, ilk cevap, ilkler.. devamı gelecek ara ara.
    http://mkyurttas.com/…nlatıyor-01-röportaj-1-dakika
  • otoröportajlarında ikinci bir cevap verdiler yine ilk soruya devam tabi. ayrıca kendi içlerinden uzak'ı biraz yazmışlar, cekambiyarim yazdı gibi oldu onu da, yani o havalar esti biraz.
    bendeniz cekambiyarim'e de kısaca cek diyen kolektif (diyelim tanım olarak). ingilizce jack'e de ithafkar evet ve üsküdar'daki jack'e (mastor hatırlar onu, zemin kattaki buba cek), o da zati shining'teki jack'e ithafkarıdı. ithafkarlar sarmış dört bir yanımı, baktığım her yerde izin duruyor ( bence çoğu ev mor ışıkla incelense her yerde döl ve kan izleri görünür ultraviyole nının nının ( family guy stripkulüpe gitti geçen gün, ordan geldi aklıma)) (nınınn nınınn)

    minik bir alıntı :

    " ... uzak, işte uzay’ın kötü ikizi, mikaye’nin nifak tohumu... "

    ikinci cevabı ve uzak'a yazdığımı okumak için önceki entrydeki linkten devam annem..