şükela:  tümü | bugün
  • harry potter'in son filminin yani sira, donnie brasco, mona lisa smile, four weddings and a funeral gibi filmlerin de yonetmeni..
  • beklenildiği üzere bir sonraki harry potter filmini* kendisi yönetmeyecektir.. bir sonraki filmin yönetmeni david yates'tir.
  • steve kloves ile birlikte harry potter and the goblet of fire'ı "yorumlayan" yönetmen..

    bak mike... canımın içi... ortada bir kitap vardır, bir seri vardır, yazıldığı 20 sene, 50 sene, 250 sene olmuştur, sen filme çekeceksindir konuyu istediğin gibi yorumlarsın.. hatta iyi becerirsen, x'in mike newell yorumu diye hakkında ders okuturlar, seminerler düzenlerler falan...

    ama böyle henüz yazılması bitmemiş serinin üstelik satışa çıkacağı zaman milletin kitapçıların önünde sabahladığı, satır satır ezberlediği bir serinin bir bölümünü filme almak kitaba çok ciddi sadakat gerektirir.. öyle sallamakla olmaz, kendinden önceki bölümlere saygı göstereceğin gibi, kendinden sonra gelecek olanların da önünü tıkamaman gerekir...

    olmayan sahneler yaratmak, olaylar uydurmak sanatsal yorum değil, umursamazlık ve kendini gereğinden fazla önemsemektir her şeyden önce... kimse senin boğazını sıkıp da zorla bu filmi çektirmediğine göre, benimsemediğin, hatta sevmediğin bir kitabın filmini çekmeye soyunmaman gerekirdi....

    edit: senin yüzünden bu kadar sene sonra çaylak oldum, hiç havamda değilim... gözüme görünme..
  • prince of persia the sands of time 'ın yönetmenliğine getirilmiş kişidir. bu filmi nasıl yorumlayacağı, nasıl bir hollywood şekeri 'ne dönüştüreceği ilerki zamanların konusu olacaktır.
  • aynı isimli bir de ingiliz eski bir futbolcu da bulunmaktadır. hatta, şampiyonlar ligi'nin en hızlı hat trick yapan futbolcudusur. bu başarıya 9 dakikada imza atmış, hem de blackburn rovers formasıyla.
  • harry potter and the deathly hallows part 2'yu çekmesi gereken yönetmendi.
  • marquez'in kolera günlerinde aşk'ını sinemaya uyarlamış yönetmendir. ve bu, malesef izlediğim en kötü uyarlamalardan biridir.

    --- spoiler ---

    filmin dilinin ispanyolca yerine, ispanyol aksanlı ingilizce olarak tercih edilmesinin kattığı suni hava bu başarısız sonucun en önemli etkenlerinden biri. çevirisinde bile şiirselliği bize yansıtılan marquez'in romanını bir de ispanyolca dinlemek ekstra keyif verebilirdi.

    üstüne bu yapaylık dil ile de sınırlı kalmamış, filmin bütününe yansımış diyebilirim. o kadar ki bazı sahneler bize; "burası bir set ve ben şu anda film izliyorum" diye düşündürecek kadar yapmacıktı. urbino'nun öldüğü bahçe sahnesi, fermina'nın yaşlılık hali... gibi.

    bunun yanında kurgudaki oynamalar, ana karakterlerden fermina rolündeki hanımın kötü oyunculuğu da cabası olmuş.

    --- spoiler ---