şükela:  tümü | bugün
  • nuteras ve lokanta'nin sefi/isletmecsi mehmet gurs'un yeni restorani
  • ismini istanbul'un viking dilindeki isminden alan, tutsulu yemekleri pek bir revacta olan, sosyetenin yeni favori restauranti...

    (bkz: miklagard)
  • appetizerları yağlı buranın yahu.
  • sonunda istanbulumuzun da kavuştuğu, filmlerde başarısız evlenme teklifi mekanları olarak kullanılan, garsonların kısık sesle konuştuğu, loş ışıkların bütün makyaj hatalarını gizlediği, saçları bozulmamış, ayakkabıları tozlanmamış, botoksları gevşememiş müşteri kompozisyonunun fiyat kaygısı taşıyanları içermediği şık restoran. the marmara pera'nın tepesinde bulunan ve lokanta ve num num'ın da sahibi yakışıklı şef mehmet gürsün sahibi olduğu mikla'da hüsrana uğramamak için bilmekte fayda var:

    - porsiyonlar ebat kaygısı taşıyanları perişan edecek kadar küçük. aç kalkma ihtimalinizi minimize etmenin en sağlam yolu en az bir, tercihen iki garnitür ısmarlamak.

    - önden bir iki kokteylle ısınmak istiyorsanız bu peşrevi civardaki başka bir mekanda yapmaz ve orta kalitede bir şaraba razı olmazsanız hesap iyice yükseliyor. biraz daha az gelecek hesabı ayık vaziyette ödemekle, battı balık yan gider deyip biraz daha fazlası için imza atarken hiç olmazsa sarhoş olmayı tercih etmek hassas tercih.

    - girişte duran, ukalalığı mesleki bir karar olarak benimsemiş genç adamdan kendinizi sakının. bara gelen üç perihan mağden kılıklı kadını içeri almamak için bedenini siper ettiği gibi, içeride kocası bekleyen bir başka düzgün kadını silkelememek için de kendini zor tuttu.

    - manzara harika ama iç mekanda her yerden görünmüyor. teras zamanı hava karardıkça mükemmeleşecek.

    - vale hizmeti 20 tl. otuz metre ötedeki kat otoparkına park edip, otopark sınırları içindeyken sidik kokusunu almamak için burnunuzu tıkayıverin.
  • nordik dillerde mikla, büyük, görkemli anlamına geliyor.
  • kozlenmis kirmizi biber corbasi tavsiye edilir.
  • özlem ismindeki görevli kişinin ta terastan en aşağı, otelin önündeki arabanıza kadar gelip sanki sokak başındaki tostçuda ayaküstü bir şeyler atıştırmışsınız edasıyla "hesabınızı ödememişsiniz!" diye insanların içinde çemkirebildiği mekan. çemkirmek kelimesi fazlaca argo görünse -ve esasında aynen öyle olsa da, özür dileyerek, duruma bu kadar uygun bir başka kelime bulamadığımı belirtmek isterim-

    dünyanın parasını dökerek 10 kişi bir organizasyon için gittiğimiz mekanda bu şekilde uğurlandık.

    ne yemeğin tadı kaldı, ne manzaranın çekiciliği.

    biz hesabı ödemeyi elbette unutmamış ya da atlamamıştık. kaldı ki, öyle büyük bir dalgınlık bile olmuş olsa mekanın kendini konumlandırdığı 'kalite' basamağında her şeyin bir yolu yordamı, adabı, çerçevesi ve yazılı olmayan kuralı olduğunu bilmesini -mekanı temsilen tüm personelinin- bekliyorum.

    lütfen bu gibi mekanlara hedef kitlenize hitap edebilen insanlar alın.
  • rezervasyon yaptırdığınızda ve yaptırdığınız rezervasyonda bir değişiklik olacaksa şayet aradığınızda "rezervasyonlarınız için lütfen 12'den sonra arayınız" diye bir sesli mesaj dinlediğiniz, konu hakkında konuşabileceğiniz kimselere ulaşamadığınız, marmara pera'daki görevlilerden rica minnet yardım dilediğiniz ( ki rezervasyonu kendiniz için yapıyor olsanız ulan neyse parası veririm, böyle işin de der geçersiniz ama durum böyle değil de birileri sizden bu rezervasyonu değiştimenizi bekliyorsa)oradaki gerçekten samimiyetle size yardımcı olmaya çalışan arkadaşa not bırakabildiğiniz, bunca işlemden sonra lotodan para çıksa bile gidip orada yemek yemem kardeşim ben dedirten restoran.
    hayır, gerçekten de alt tarafı bir restoran, neden konsolosluk taklidi yapmaya çalıştıklarını anlamadım. vericem ellerine biyometrik resmi, o olacak....
  • muhtesem manzarası ve insanda huzur uyandıran dekorasyonu ile ıspanak yatagında pekmezli sakız kuzusu degil cift kasarlı ayvalık tostu bile yeseniz bile yine de sizi mest edecek mekandır.yabancı kokteyllerin an itibarı ile 27 lira oldugu bu mekanda yemek sonrası benim gibi mallık yapıp ,ee bi kahvenizi de iceriz , derseniz turk kahvesi de 7.5 lira olarak hesapta kendini gösteriyor. tabii kabahat bilmem kac yıldızlı sefin mekanını esnaf lokantası ayarında gören benim gibi ayının diye umuyorum.onun dışında hersey kendinizi özel hissetmeniz icin yapılmış.
  • şarap ve ana yemeklerin fiyatları atmosfere ve şefe bakarak değerlendirirsek makul; ancak tatlı porsiyonları konusunda sıkıntı var. kabak tatlısı denilen 3 okey taşından oluşan şey bir kere geleneksel kabak tatlısı gibi yumuşacık, ağızda eriyen değil sert. tek tavsiyem kabak tatlısı tercih etmemeniz olablir. onun dışında tütsülenmiş "kıvırcık" ve dana fileto şahaneydi. bir kez daha belirtmek istiyorum tütsülenmiş "kıvırcık" efsaneydi.

    benim anladığım kadarıyla iki kişi bir şişe şarap, ana yemek ve tatlılar ile birlikte 250 - 300 liraya çıkabilirsiniz.