şükela:  tümü | bugün
  • kurabiye. annem muhtelif zamanlarda bir fırın kurabiye yapar önümüze 3-5 tane atar geri kalanını dondurucuya koyar. dondurulmuş kurabiye de güzel oluyor. özellikle yazın çay veya kahve ile iyi gidiyor. kışın çözdürerek yemek daha güzel oluyor. tabi yine yanında çay ve kahve olacak. zaten çay veya kahveyi hazırlayana kadar ocakta bir tavanın içinde çözülüyor kurabiyeler. gene ocağa koydum çayı, dondurucudan 3 kurabiye çıkardım. baktım mutfakta mikrodalga fırın var. dedim tencere tava ile kim uğraşacak at şunun içine anında görüntü olsun. attım kurabiyeleri içine bastım starta dit dit dit diye. bunlar başladı dönmeye. onlar dönerken ben de çayla ilgilenmeye devam ettim. bip bip uyarı sesi gelince mikrodalgayı bir açtım; kurabiyeler hokus pokus olmuş. tezgahın altına baktım asansör falan, gizli bölme mi var diye yok. galiba start düğmesine bir kaç dit fazla basmıştım ya da 3 kurabiye için bu cihaz kullanılmıyor. henüz çözemedim olayı. velhasılıkelam kurabiyeler katı halde gaz haline geçmişler. kapağı kapattım soğuyup yoğunlaşıp tabaya geri yağmalarını bekledim.
  • ekmek: suyu çıkıyor, ıslanıyor yemin ediyorum.
    metal kaşık: patlıyor. zaten ruh hastası mısınız metal kaşık ısıtacaksınız, anlamadım ki...
  • (bkz: kedi)
  • kesinlikle tavuk. deneyin, sonucu kendi damak ve burnunuz ile görün.
  • (bkz: kestane)

    çizmezsen patlıyor. cin mısır da patlıyor ama o pek sorun yaratmaz herhalde.
  • (bkz: yatak)
  • et(bir dakikayı geçti mi liflerine ayrılıp patlıyor)
  • yaldızlı porselen tabakların içindeki şeyler.

    tabi bunu gelip ortak kullanılan mikrodalganın üzerine yazı astıran yurt yöneticisi de incelemeye değer tabi.
  • haşlanmış yumurta. zaten patlıyor da yapışan yumurtaları kazımak zor.