şükela:  tümü | bugün
  • latince microcephaly; basin normalden kucuk olmasi.
  • anne karnında gelişimine devam eden bebeğin kafasının normal boyutlardan küçük ölçülmesi mikrosefali olarak ifade edilir. bu durumun tanısı, hamileliğin ilk haftalarında da konulabileceği gibi, daha çok ilerleyen hamilelik haftalarında konulmaktadır.

    bebeğinin normal olduğunu düşünen anne adayının, doğuma 2 ay kala bebeğinin kafa ölçüsünün normalden küçük olduğunu duyması, oldukça üzücü bir durumdur. ancak koyulan tanıların süreçleri daha çok bu dönemlerde olmaktadır.
  • güney amerikada sivrisineklerle yayılan zika virüsünü kapan hamilelerin çocuklarında karşılaşılan durum. normalde annede herhangi bir sorun yaratmasa da (hafif ateş, deride döküntüler gibi ufak rahatsızlıklar gibi) bebeklerde mikrosefali gözleniyor. kürtajın yasak olduğu brezilyada bu durumdaki hamilelere özel yasa çıkarılması tartışılıyor.

    http://www.bbc.co.uk/search?q=zika

    mikrosefali ile doğan fakat normal hayat süren insanlar da var.

    http://www.bbc.com/…ws/world-latin-america-35472410
  • "vogt'un anılarında belirttiği gibi, ufak kafalı doğuştan aptalların (microcephalous idiot) aksamış beyin gelişimini anmak, amacımıza elverecektir. böyle kimselerin kafatasları daha küçüktür ve beyinlerinin kıvrımları normal insandakinden daha az karmaşıktır. alın sinüsü, ya da kaşlar üzerindeki çıkıntı, büyük ölçüde gelişmiştir ve çeneleri alabildiğine çıkıntılıdır; öyle ki, bu doğuştan aptallar, insan soyunun aşağı tiplerini biraz andırmaktadır. zekaları ve zihinsel yetilerinin pek çoğu aşırı zayıftır. konuşma yeteneğini edinemezler, sürekli dikkat gösteremezler, ama benzenmeye (imitation) pek düşkündürler. kuvvetli ve göze çarpar ölçüde etkindirler, hiç durmadan hoplayıp zıplarlar ve yüzlerini ekşitirler. merdivenleri çoğu zaman dört ayak üzerinde çıkarlar, ağaçların ve çeşitli nesnelerin tepesine tırmanmayı pek sevdiğini düşünürmektedir. gene bu, bize, kuzuların ve oğlakların, tepelerde, küçük bir tepe de olsa, oynaşmayı pek sevdiğini anımsatmaktadır. doğuştan aptallar, başka bazı bakımlardan da, aşağı hayvanlara benzerler. yiyeceği her lokmayı ağzına atmadan önce, dikkatle koklayan bir doğuştan aptal görülmüştür. bitlenirken, elleri ile birlikte ağzını da sık kullanan bir doğuştan aptal bilinmektedir. doğuştan aptalların genelde iğrenç alışkanlıkları vardır ve utanma duyguları yoktur; vücudun göze çarpar ölçüde kıllı olduğu birkaç örnek bildirilmiştir."

    charles darwin, türlerin kökeni, gelişim aksamaları