şükela:  tümü | bugün
  • bazı kaynaklarda milcano, bazı kaynaklarda milcano eyvah olarak geçen başrolünde mahmut tuncer'in olduğu türk filmi.

    sinema tarihinin en acayip işidir. türk sineması değil, bakın sinema tarihinin diyorum.

    dakika 1, gol 1; filmin adı. italyada geçen bir komedi filmi parodisinin zorlama çevirisi gibi dursa da, dramatik bir zombili film. milcan ise esas kızımızın adı. türkçe canım. acayip acayip okumaya kalkmayın. tuhaflıklar filmin içine girdikçe hızla artıyor. filmi izleyin diyemem. maalesef bu sorumluluğu alamıyorum. yazık gençsiniz daha.

    1981 yılında yapılmış, yani 80 darbesinin hemen ardından. hani bu dönemde yapılan filmlerde günün şartlarının topluma yansımalarını arar ya insan.ilk keşfettiğimde o niyetle açıp izledim. bu gözden kaçmış acayip, tuhaf,tanımlanamaz filmle karşılaştım.

    oyunculara bakınca mahmut tuncer'i çıkardığınızda inanılmaz bir başyapıt çıkar bu filmden. yani bu oyuncuları bir araya getirmeniz kolay kolay mümkün değil.

    oyuncular: ayşen cansev,yılmaz köksal,yıldırım gencer,yıldırım önal,ahmet mekin,aliye rona,ışık yücesoy,atilla ergün

    filme dönecek olursak senaryo ve yönetmen; remzi jöntürk
    adamın adını duyunca ilk önce bariz bir şekilde türk sinemasını trollemek isteyen birinin nicki olduğu şüphesi uyandı bende. ama adamın gerçek adı buymuş maalesef. yine de işkillendim. bütün filmi burada yazmayacağım ama filmin son sahnesi saatlerdir varoluşumu sorgulattı bana. bu filmi izlemiş olsalar eminim lumiere kardeşler filan emeklerine, icatlarına acımaz ne kadar kamera, makina varsa kırp, yakarlar, insanlığı bu ızdıraptan kurtarırlardı.

    aşırı spoiler içerir...

    benim için en büyük tramva mahmut tuncer'in yanındaki gelinliğin altına siyah çizme giyen, milcan isimli ablanın(ki buraya kadar zaten yeteri kadar tramvatik) nikah masasında zombiye dönüşmesi ve çiftliğin çalışanlarının bu zombi gelini kürekle ittirmeleridir. allah belanızı vermesin lan; göğsüne gümüş kazıktır, yüzüne haç tutmaktır, hepsini geçtim sarımsak bile olur da, abi kürekle ittirmek diye zombi kovma tekniği mi olur.

    ayrıca mahmut tuncer isyanla karışık allaha "kır kollarını" diyerek ettiği beddua da kimin kollarının kırılmasını istiyor. belli ki olay basit bir zombi olayı değil. milcan ablanın zombiye dönüşmesi yetmiyormuş gibi bir de cinler tarafından ruhu ele geçirilmiş. işin garip tarafı mahmut abey'in, milcan yengenin ruhunu "gurbeeeet kö-şe-le-rin-den kalmışeem hasteğğğ" diye bir uzun havayla kötü güçlerden kurtarmaya çalışması... son olarak koptuğum nokta ise; sevdiği kadının gözleri önünde zombiye dönüşmesi, küreklen ittirilmek suretiyle aşağılanması ve sonunda ölmesinin verdiği acıyla "yaşarken kavuşamadık, bari ölümde kavuşalım, vur beni cemşit" mecazını, cemşit'in harbiden ciddiye alıp sapasağlam adamı ulu orta vurması.

    ayırca filmin "jandarma" tabelası ile bitmesiyle mahmut tuncer'in yıllar sonra yapacağı şarkıya gönderme yapması da, sinema tarihinde ders olarak okutulacak olaydır. öyle yeni yetmelerin kült filmlere gönderme yapmasına benzemez, adam henüz ortaya çıkmamış geleckteki bir sanat eserine gönderme yapmış. hey yavrum hey...

    ilgili sahne: zombi gelin final sahnesi

    not: tabi aslında abla, zombi değil kuduz.
  • zombili gelin sahnesinde yılmaz köksal çılgın gelinin ağzına kürekle vurdu amk. adamım remzi jöntürk.
  • --- spoiler ---

    (bkz: #57867500)

    ayırca filmin "jandarma" tabelası ile bitmesiyle mahmut tuncer'in yıllar sonra yapacağı şarkıya gönderme yapması da, sinema tarihinde ders olarak okutulacak olaydır. öyle yeni yetmelerin kült filmlere gönderme yapmasına benzemez, adam henüz ortaya çıkmamış geleckteki bir sanat eserine gönderme yapmış. hey yavrum hey...
    --- spoiler ---

    1981 yılı yapımı bu filmin 34. dakikasında, mahmut tuncer ''jandarma'' adlı şarkıyı söyler;
    https://youtu.be/qbhavheopia?t=33m58s
  • yıllar evvel izleyip komaya girdiğim film. tamamı internete yüklenmiş.

    başlığı açan arkadaş haklı olarak filmin dadaist göndermeli final sahnesinden söz etmiş: filmin finalinde hakikaten de esas kız zombiye dönüşüyor.

    fakat filmdeki saçmalıklar bununla sınırlı değil. baştan sona izlediğinizde zaten en az 10 film çıkarılabilecek bir senaryonun uygulanmaya çalışıldığını hemen anlayacaksınız. içindeki aksiyonlar ancak monte kristo kontu'yla filan karşılaştırılabilir. rahmetli remzi jöntürk bu filmde neden ısrar etmiş anlamak mümkün değil.

    ben filmdeki bir diğer saçma sahneye işaret edeceğim.

    --- spoiler ---

    filmin bir yerinde istanbul'dan kaçan esas oğlan ve esas kızın minibüsle yaptıkları yolculuk efes harabelerine benzer bir yerde verdikleri molayla devam ediyor. fakat içinden nuri alço çıkan minibüs şoförü ve arkadaşları saçma sapan figürlerle dans ederken eğlencelerine esas kızı (bu arada esas kız milcan oluyor, evet) dahil etmeye çalışınca mahmut abi'de şafak atar. olaylar gelişir:

    şoför: (milcan'ı dürterek) sen de oynasana!

    mahmut: bu oyunları bilmez o. isterseniz ben ıslıkla halay çekeyim.

    şoför: halayın yeri değil, bilmezse öğrenir!

    --- spoiler ---

    işte o ibretlik sahne.