şükela:  tümü | bugün
  • sokak fm'in gecemi çiçeklendiren programı.
  • daha ilk mektuptan itibaren duygu derinliğini yakalayamamak güç olsa gerek...

    "kısa süre önce nefes alamadığınızı yazmıştınız,gerçek ve mecazi anlamı birbirine çok benzeyen durumun her ikisine de burada çözüm bulunabilir."

    evet bazen çözümsüzlük yoktur yanlış yerde yanlış kişilerle beraber olmak vardır,doğru yerde olmak gerekir bazen...

    "sizi çok net görebiliyorum;bedeninizin,ellerinizin hareketleri çok çabuk,kararlı,sanki sizinle yüzyüzeyim,gözlerimi yüzünüze bakmak için kaldırdığım zaman,mektubunuzun ortasında -neler söylüyorum- yangın başlıyor ve ben ateşten başka bir şey göremiyorum."

    evet hepimiz çok seviyoruz,değer veriyoruz ama göremiyoruz,peki çok sevdiceklerimizi nasıl unutabiliyoruz hemen? keşke kafka'da bizler kadar duygulu olabilseydi!
  • "sana yazarsam uyuyamıyorum ve bitkin oluyorum. yazdığımda ise yaşadığım tedirginlik ve korku beni çatlatıyor."
  • kafka'ya ait mektuplardır.
    ''yaşamımız diyorum,nasıl olsa bulanık bir su''
    anam ağlamıştı gamdan kasavetten.
    dur ya dayanamayacağım şunu da yazayım
    ''unutamayacağım bir doğa olayıydı yüzün milena, bulutlardan değil, kendiliğinden gölgelenen bir güneştin sanki''
    şuna benzer bir şeyi söyleyen adamla evleneceğim...
  • yanımda yürüyordun milena. düşünsene, yanımda yürümüştün…
  • "mümkün olduğunca az üzül ki beni de mümkün olduğunca az üzmüş ol."
  • su günlerde okumaya cesaret ettigim elimdeki basimi 400 sayfa olan franz kafkaya ait olan kitap.

    okumaya cesaret ettim diyorum cunku bu kitabi okumak cesaret ister-mis. bir insanin ulasmayacagi birine yazdigi ask mektuplari bunlar. ulassaydi/ulasabilseydi zaten yazamayacakti.

    kitabinda bahsettigi bir diger mektuplara ait sahis ile zaten nisanlanmis. ancak milena evli bir kadin oldugu icin franz da bu ulasamama ile kendini yemis bitirmis.

    şu an kitabın 3 te 1ini bitirdim ancak bu haldeyken bile aşkla ilgili satırları okurken bunalıyorum. hergün yüzünü bile net hatırlayamadığın birisine mektup yazmak somut aşkın boyutlarından biri degildir bence. ancak sozcukler ve cumlelerin ahenkle dansına söyleyecek sözüm elbette yok.
    aşkın bu farklı boyutunu sevecek bir sürü insana tavsiye edeceğim kitaplardan biri oldu bile milenka'ya mektuplar.
  • az evvel şöyle bir alıntısını gördüğüm kitap:

    "ve gece yazdığın mektup orada işte, nasıl okunabileceğini aklım almıyor, bir göğüs havayı solumak için böyle nasıl daralıp genişliyor, aklım almıyor, senden nasıl uzak kalınır, aklım almıyor."

    bir yudum kitap günümü güzelleştirdi, varolsun.
  • bu kitabın türkçe çevirisi adalet cimcoz'a 1962 yılı türk dil kurumu çeviri ödülü'nü kazandırmıştır.