şükela:  tümü | bugün
  • kekimi çaya bandırıp kitabımın yapraklarına dökülen simit susamlarını üflerken onu gördüm. böyle bir güzellik olamaz. o kek sırasına girişi, kalabalıkta sıra ihlallerine müdahale edişi beni benden aldı. kitap bölümünde yalnız takılırken geldi karşıma oturdu. kek, simit bölümünün o gürültülü ortamı resmen silinip gitmişti. karşımda sadece o vardı. kekimi yenilemek için gidip geldiğimde gitmişti. şimdi onu arıyorum, her gün aynı yerde bekliyorum. sanırım başka bir kıraathaneye gitti. tüm kıraathaneleri gezerek onu bulacağım.