1. kabaca söylemek gerekirse osmanlı imparatorluğu'nun toplumsal sistemidir millet sistemi. imparatorluk'ta milletler din usulüne göre ayrılmışlardır: müslümanlar, yahudiler ve hristiyanlar ve bunları alt mezhepleri. bunlar tamamen sultanın tebaası, gayri müslümler biraz daha fazla tebaası olmuşlardır. ancak bu sistem her dini gruba otonomi hakkı veriyordu. herkes dininde vicdanında ibadetinde özgürdü. milliyetçilik ortaya çıkana kadar bu multi-etnik bir imparatorluğu ayakta tutmaya yetti. milliyetçilik akımı daha sonra osmanlıcılık fikriyle dengelenmeye çalışıldıysa da iş işten geçmişti... ve balkalarda milliyetçiliğin neredeyse bire bir din ile eş olması bunun bir sonucu olsa gerektir.

    avrupalılar bu sistemin varlığından pek haberdar değildirler. onların gözünde bir barbarızdır, o kadardır, iş bitmiştir.

    ayrıca bu güne kadar konu hakkında başlık açılmamış olması da pek bir gariptir doğrusu.
  2. müslüman, katolik, ortokoks-rum, musevi, gregoryan ermeni olarak ayrılan iliğine kemiğine kadar dini anlam içeren sistem.
  3. millet sistemi; bir bölgenin dar’ulislam’a katılmasında sonra buradaki kitap ehlinin (ehl-i zimmet) bir ahidname, hukuk ve himaye bahş edici bir ahit ile islam devletinin idaresi altına girmesinden doğan teşkilatın ismidir.

    2. halife hz. ömer zamanında uygulanmaya başlanmıştır. osmanlı devletinde ise millet sistemi sui generis (kendine özgü) bir şekilde uygulanmış. dini cemaatler kompartımalar şeklinde ayrılmış ve her cemaatin başı (yahudi, katolik, ortodoks v.s) devletin bir memuru olarak görev yapmışlar ve maaşlarını devletten almışlardır.
  4. osmanlı devleti'nin yönetim şeklidir.osmanlı'da yönetim şekli millet sistemine dayanır.müslüman olanların dışında 3 millet vardır.ermeni kilisesine bağlı olanlar, rum ortadokslar ve yahudiler.osmanlı padişahları bu 3 milletin iç işlerine karışmazlar, lakin bu milletlerin herhangi birisinde bir sorun çıkarsa sorumlu olarak ermeni patriği, rum patriği, yahut yahudi hahambaşısı sorumlu tutulur.osmanlı devleti'nin gayrı müslimlere karşı hoşgörüsünün temelinde bu sistem yatar.
  5. osmanlı devleti'nin halkını dini inançlarına göre dörde ayırdığı sistem. müslüman milleti (türkler, araplar, çerkezler, kürtler, boşnaklar), rum milleti (rumlar, sırplar, bulgarlar), ermeni milleti, yahudi milleti.
  6. aslında bildiğin binlerce yıllık divide et impera stratejisinin devletin örgütlenme şekline karışmasıdır. orta çağ gibi insanların din haricinde kültür üretiminin neredeyse sıfır olduğu bir dönemde heterojen toplum muhafaza etmenin başka yolu da heralde olamazdı. bu sistem sayesinde osmanlı hristiyanlığın iki büyük meshebini tam ortalarından cart diye ayırabilmiş, bizans sonrasındaki dönemde de bir büyük hristiyan birliğinin oluşmasına izin vermemiştir. çok sonraları ise yeni bir farklılaşma biçimi doğuran milliyetçiliğe osmanlı treni kaçırmadan adapte olamadığı için o zamana kadar din temelli olan bu gruplar yavaş yavaş hem kendi aralarında hem de devlet karşısında ayrışmalara başlar.

    osmanlı'nın roma'dan çok şey öğrendiğinin bir başka göstergesidir ayrıyetten.

    türkiye'nin iç çatışmalarından bir türlü kendisini kurtaramamasının da sebebi olarak osmanlı'nın dağılma sürecini yanlış analiz ederek divide et impera stratejisini tastamamen rafa kaldırması, tüm farklılıkları yalnızca zarar getirecek şeyler olarak görmeye başlaması, iki dünya savaşı arasının milliyetçi ortamında söylenen ein volk ein reich ein führer gibi türküleri tutturmaktan vazgeçmemesini rahatlıkla örnek verebilirim.

    romalılar vaktiyle iyi akıl etmiş vesselam.
  7. akademik heyecanlarla bir dönem çok tuttu millet sisteminin "çokkültürlü" niteliğini övmek. tarihsel bir gerçeklik bu sonuçta birader, yermek anlamsız, fetişleştirmek mantıksız olur. tarihsellik şu noktada önemli, yüzlerce yıl barış içinde yaşayan "millet"ler on yıl gibi bir sürede nasıl balkan savaşları'ndaki (şimdi todorovacılar kızacak, balkanist söylem diye ama) batılıların ağzını açık bırakan vahşetle dağıldı? ermenilerin soykırıma uğratılmasını, nihayet yüzyılın ikinci yarısında rum nüfusun kovulmasını ve kıbrıs'ın kolonizasyonunu gerçekleştirmiş bir tarih ortadayken, millet sistemi kontekstinde aynı milletin mensubu türkler, araplar ve kürtler ayrı kimlik talepleri üretebilmişken kim hala geçmişin bugüne model olabileceğine inanır? ben söyleyeyim, mahalle bakkalı sayısını zorlayan "strateji enstitüleri" göreve hazır, üstelik her zamankinden daha bozuk türkçeli ve çerçevesiz gözlüklüler.
  8. osmanlıdaki şekli ırkçı ve dincilik üzerine olup, (üstün) ırkçılık babında ayrımcılık yapılsaydı asla imparatorluk olamayacağı kesin bir sistem olurdu.

    yahu kıçıkırık muhteşem yüzyılda bile var, tamamen müttefik ittifak olayı. papa ya karşı olacaksan kendine müteffik arayacak, avrupa'da ortodoks, protestanlara destek vereceksin, kiliseyi zayıflatacak eylemlerde bulunacaksın hristiyan için de öyle, müslümanı da öyle. yoketmeyi isteselerdi zaten ederlerdi ki çeşitli örnekleri mevcut, keza osmanlının elit birimi sayılabilecek yeniçerilikte gelenekli, örf adetli oturtulmuş bir bektaşi sistemi vardı, osmanlı bunları kullanmayı ve yönlendirmeyi bildiği için imparatorluktu.
  9. çok yanlış yerden eleştirilmeye çalışılan sistemdir.

    bir şey aklanmaya çalışılmıyor, afrikadan getirilenler köle yapıldı, osmanlı ırkçıydı diye bir eleştiri olmaz, keza diğer türk devletleri yıkılırken ses çıkarmayan, farklı mezhepten müslümanlar öldürülürken kayıtsız kaldı diye de osmanlıyı ırkçı diye eleştirmekte komik. dönem şartları savaşları, esirlik, kölelik mevzuları ayrı bir konudur, imparatorluk düzeni, adalet sistemi, vatandaşlığı ayrı bir konu.

    ırkçı dediğiniz aynı adamlar devletin bekaası için kendi oğullarını, soyunu öldürüyor. önemli olan tek şey devlet-i aliyye. imparatorluk hükmü altında onlarca millet, devlet var, bunları sırf kılıçla mı hizaya geldiler? en hızlı haberin 2-3 günde geldiği zamanda imparatorluk yönetmek pekte pc'de rts oynamaya benzemese gerek.

    bir de şekli ırkçılık diye bir şey yok, he virgül koysak daha iyi olurmuş şöyle ki ;
    osmanlıdaki şekli, ırkçı ve dincilik üzerine olup, (üstün) ırkçılık babında ayrımcılık yapılsaydı asla imparatorluk olamayacağı kesin bir sistem olurdu.
  10. bu sistemde katoliklerin bir dini inanç grubu olarak tanınmaması osmanlı hukukçularının tasarrufu değildir. islam hukuna göre ehl-i kitab sayılan hristiyanlık sadece ortodoks hristiyanlıktır. bütün protestan kolları zaten çok sonradan ortaya çıkan hristiyanlık akımları oldukları için kuran'daki ehl-i kitap tanımına girmezler. katolikler de tıpkı protestanlar gibi hristiyanlık içinden çıkan bir sapkın taife olarak değerlendirilmiştir. bundan dolayı onlar ehl-i kitap sayılmayıp kendilerine millet sisteminde yer bulamamışlardır.

millet sistemi hakkında bilgi verin