şükela:  tümü | bugün
  • zeka ve bilincin bilim dünyasında ne kadar tartışmalı ve henüz tam olarak keşfedilmemiş bir şey olduğunun farkında olmayan cahil tasarısı.
  • o makama getirilirken zeka testinden geçmemiş bakan icadı.

    şöyle düşünün; baklavalık hamur yapıyorsunuz ama açılmıyor hamur, hamuru açmak için farklı farklı merdaneler, oklavalar deniyorsunuz. olmuyor olmuyor. yapmanız gereken o hamuru çöpe atıp, yeniden hamur karmak aslında. o da sağlam bir eğitim sistemiyle olur. şuanki sistemde zeki olanlar bile salağa evrilir, bunun için test yapmak, "ne kadar geri zekalı bir eğitim sistemimiz var"ın teyidi olur.
  • muhtemel sorular

    -ölünce ne olur
    -cennette kaç huri var
    -dünya lideri kimdir
  • ortalama bir zeka testi bir buçuk iki saat sürüyor.
    zeka testini, milli eğitim bakanlığının onayladığını, rehberlik araştırma merkezleri yapıyor.
    bu merkezlerde her çalışan psikolojik danışman/psikologlarda bu testin sertifikası yok. çünkü bakanlık artık her testi sertifika usulüyle kullanıma açtı.
    rehberlik araştırma merkezlerinde özel eğitim ve rehberlik olarak iki alan vardır. rehberlik pek çok yerde ikinci planda kalsa da özel eğitim bölümünün yükü oldukça fazladır.
    bir günde en faza 4 test yapabilirsiniz, insanın zihni yoruluyor, ki dört söylenen en iyi rakam. iki tane yapıldığında üçüncüsü çok zorluyor.
    bu merkezlerde çalışan insanlar; hangi ara özel eğitim incelemelerini yapıp kalan öğrencilere zeka testi yapacak?
    zaten bilsem uygulamalarına neredeyse her çocuğu katıyorlar. eğer bakanın kastettiği buysa, bunu gayet başarılı şekilde hallediyorlar.
    ama her öğrenciye ayrı ayrı uzun uzun zeka testi yapmak ; no baby, sırf bunun için psikolojik danışman yetiştirmek bile altı ay sürer.

    muhakkak bu açıklamanın bir ayrıntısı vardır, olmalıdır.

    edit: ben kendi salaklığımdan okumadım haberi de yorum yaptım. anladığım kadarıyla bahsedilen durum bilsem testleri. 1,2 ve 3. sınıflar bu teste giriyor; bahsedilen testi burada uyguluyorlar.
    yine tüm öğrenciler olmuyor ama anlamlı sayıda öğrenci taramadan geçmiş oluyor.

    haberin biraz da yanlış başlıklandırılmasına maruz kalınmış. anlatılan e- rehberlik sistemi öğrenci takip sistemi gibi bir durum. belki öğrencilerin rehberlik servisine uğramaları da takip edilecek gibi bir başlık olsaydı daha anlamlı olurdu.
    anlatılmaya çalışılan olay okul yaşantısı boyunca öğrencinin okul psikolojik danışmanıyla yaptığı görüşmeler, danışmalar kesinlikle gizlilik ilkesi korunarak kayıt altına alınacak ve öğrenci okul da değiştirse, öğretmeni de değişse yapılan çalışmaların neler olduğu belli olmuş olacak.

    örnek olarak; bir öğrenci ilkokulda babasını kaybetmiş ve okul psikolojik danışmanıyla yas çalışılmış, o öğrencinin sistemine bu bilgi kaydedilecek ve psikolojik danışmanı değişse de öğrenci okul da değiştirse yeni yerinde ne çalışıldığı görülüyor olacak.
  • "e-rehberlik kaydına bakacak çocuğun, çocuğun becerileri, yatkınlıkları neymiş, ilgi alanı neymiş, hangi başarıları var, hangi ürünleri sergilemiş, bu çocukla ilgili sosyal, duygusal özellikler nelermiş, bunların hepsini orada görme imkanı olacak. "

    ortada bir iq testi/vb bir sınav yok, ben mi yanlış anlıyorum? her öğrencinin dosyasında "içe kapanık"/"resime yatkınlığı var"/"iyi flüt çalıyor"/"huzlı koşuyor" tarzında şeyler yazacak ki öğrenci başka okula gitse bile neye yatkın olduğu vs. sıfırdan keşfedilmesin..?

    tabi bunları puanlama gibi bir sistem ile yapacaklar sanırım ama karşı çıkanlar bunun nesine karşı çıkıyorlar anlaşılmıyor.
  • tasarı dikkatli okunursa geleceğin teknokratik bir distopyaya benzeyeceği görülebilir.
    bu tasarıya göre her öğrencinin bir duygusal ve bilişsel kabiliyet ve yatkınlıklar haritası, başka bir deyişle "sicil dosyası" olacak. bunu oluşturmaya öğretmenler katkıda bulunacak ve bu kişisel kayıt kişinin geleceğini belirlemede etkili olacak. diyelim ki ilkokulda o dönem evde yaşanan belirli olaylar nedeniyle okulda hırçın davrandınız. bundan böyle bu "özelliğinizin" (bakan bu terimi kullanmış) bir telafisi olamayabilir. size gittiğiniz her yerde bu önbilgi ile davranılacak. ve kişisel kimliğinize dair bu önbilgi üzerinde tasarruf hakkınız olmayacak. çünkü sizin denetiminiz dışında işleyecek. kim ya da kimlerin sicil bilginize sahip olduğunu bile bilemeyebilirsiniz. yıllar sonra bir gün bir başvuru yaptığınızda (bir okul başvurusu da olabilir, bir ehliyet belgesi ya da ruhsat vs. de) söz konusu talep için yeterli/uygun olmadığınız gerekçesi ile başvuru reddedilebilecek. bu tür uygulamalar bazen bazı kurumlara başvuru için gerekli olabilir; ama sicil dosyaları hazırlamak geleceği distopyaya çevirir.

    bir kere, insanın kendi kimliğine dair bilgiyi onun denetiminden çıkarıp bir "özellikler dosyası" hâline getirmek, insanı araçlaştırmak, eşyalaştırmak anlamına gelir ve insan haklarına aykırıdır. kant'ın tabiriyle insan kendinde amaç olarak düşünülmesi gereken bir varlık.

    ayrıca insanın kendisine, geçmişine ve kimliğine dair bilgileri belirli ölçüde de olsa denetleme hakkı, gerekirse değiştirebilme ve sıfırdan başlama hakkı da elinden alınmamalı.
    her yerde eşcinsel eğilimlerinizin bilinmesini istemeyebirsiniz sözgelimi. her yerde belirli kişisel özelliklerinizin bilinmesini istemeyebilirsiniz. eski bir mahkûm bile cezasını çektikten sonra kendi geçmişini bilmeyen insanlar arasında yeni bir hayata başlama şansına sahip olmalı. hiçbirimiz geçmişimizin mahkumu olmak istemeyiz.

    ayrıca, insanlara duygusal yapıları çerçevesinde muamele edilemez. insana biyopsikolojik yatkınlıkları çerçevesinde muamele etmek, onun özgür bir etik özne olma şansını elinden almak olur. insan, kendi biyopsikolojik yatkınlıklarına, doğasına karşı çıkma potansiyeline sahip bir varlık olarak düşünülmezse, hayvanlardan bir farkı kalmaz.
  • zeka testi uygulaması olağan durumlar için kullanılabilir bir test değildir. ya kişinin normalin üzerinde zeka düzeyi olabileceği olasılığı olduğunda, ya da zeka ile ilgili bir sorundan şüphelenildiğinde zeka testi yapılır. böylesi testler psikolojik bazı etkiler yaratıp olumsuz bazı sonuçlara yol açabilir.
  • bu gözler çocuğunu zeka testinde üstün zekalı göstermek için rüşvet teklif eden veliler gördü ve bu kulaklar bunu teklif edenlerin ' yaw ne olacah hocam bizimkine fazladan puan ver işte '. derken normal bişey istiyormuş gibi pis pis sırıtışlarını duydu.
  • torpille zeki çıkacak bir sürü embesilin peydah olacağı tasarıdır.
  • normal bir ülkede yaşasak belki ileri düzey zeki çocuklarla düşük iq lu çocukları belirleyerek iki grubu da özel eğitime tabi tutmak amacı taşıyor olabilir.
    ama ülkemizde zeki insan prim yapmamakta aksine düşük iq lular rejim destekçisi olduklarından el üstünde tutulmakta ve önleri açılmaktadır.
    iktidar sorgulayan, araştıran bireyler istememektedir.
    tam tersine biat eden, sorgulamayan bir nesil yetiştirmek “altın nesil” ! amaçlanmaktadır.
    böylece zeki insanlar adeta fişlenerek önleri kesilecek, önemli konumlara getirilmeyecektir.
    biliyorum, bu düşünce biraz komplo koksa da günümüz siyaset ve bürokrasisine baktığımızda ister istemez akla gelmektedir.
    fen liselerinin içinin boşaltılıp imam hatiplerin artırılması da en önemli göstergelerden biridir.