*

şükela:  tümü | bugün
  • mesaj tvde izledigim konferansinda, azeri uyruklu adamlarin haydar basi ataturkten sonra turkiyenin ikinci buyuk onderi diye gostermeleri, bombayı daha da buyutup dunyaya yuz yilda bir gelen kurtarici liderler arasinda dunyayi da degistirecegini dusundukleri enteresan fikirler sinsilesi, bi arkadas da usenmemis bu maddeleri copy/paste yapip biz suserlarla paylasmis hadi hayirlisi..
    sampiyon prof. dr. haydar bas denilesi kitap ayrica.
  • dünyayı sarsan bu önemli (!) ekonomik modelin en güzide destekçilerinden gözüken prof. dr. victor volkonskiy in internette hiç bir makalesine, yazısına, adına vs. rastlanılmamasıyla (bu ekonomik modelin sitesi hariç) içeriği hakkında şüphe duyulan model. aslında böyle bir adamın olmamasının veya ekonomik modelinin de bir kaç yüz sayfalık saçmalıklar koleksiyonu olmasının haydar baş nezdinde bir önemi yoktur. asıl amaç kendisine her şeye (akıl, mantık) rağmen bağlı olan müridlerinin gözünde daha da kutsallaşmaktır.
    beni asıl endişelendiren konu ise bir insanda olmayan özellikler eklemek adına yapılan dezenformasyondur.
  • an itibariyle btp genel başkan yardımcısı tarafından trt2'de reklamı yapılmaktadır. beyefendinin söylediğine göre rusya'da uygulamaya geçirilecek modelmiş bu (ruslar, haydar baş'ın tezini görünce "biz bu tür bir modelin ruslar'dan çıkmasını bekliyorduk, ama türkiye'den çıktı" mealinde konuşmuşlar). bunu bu zamana kadar duymamış olmam, hadi benim ayıbım olmuş olsun.

    ama dahası var: wikipedia'da da* anılıyormuş bu model - "özel mülkiyete izin veren ekonomi modelleri" başlığı altında. (nerededir o başlık, arıyordum - jormungand koştu imdadıma: http://en.wikipedia.org/wiki/economic_system)

    artık bunun üzerine ancak şu tanım yapılabilir: insanı, wikipedia'nın "herkesçe" yazıldığını cümle aleme duyurmaya zorlayan ekonomi modeli.
  • bunca yıldır öğrenemediğim, kafamda soru işareti oluşturan problemleri fantastik hamlelerle tarumar eden haydar baş'a şükranlarımı sunuyorum.

    milli ekonomik model'in anlatıldığı konferanslarda yabancı profesörlerin konuşmalarının tercüme edilmemesi önceleri kafamı karıştırsa da bunun halkı yabancı dil öğrenmeye teşvik amacıyla yapıldığını birkaç saatlik seans sonucu rusça konuşmaya başlayınca anladım.

    ayrıca iktisat ilminin temel varsayımını yerle yeksan ettiği konuşmasından sonra ani bir zihinsel sıçrama gerçekleştirdim. biliyorum ki artık eski ben değilim. diyor ki saygıdeğer profesör: "size yıllardır ne öğretiyorlar, dünyadaki kaynaklar sınırlı insanın ihtiyaçları ise sınırsız. ben buna gülüyorum. bakın ben günde en fazla iki öğün yemek yiyebiliyorum, yılda birkaç kat elbise giyiyorum. hadi siz bunun iki katını tüketin. gördüğünüz gibi ihtiyaçlarımız sınırsız değil. pekiii, bir tarlayı kaç kez ekip biçebiliriz. bu yıl biçtik, ertesi yıl bir daha, sonraki yıl bir daha ne zamana kadar? kıyamete kadar biçebiliriz sevgili dostlarım. demek ki neymiş, kaynaklar sınırlı değil sınırsızmış. sen bunu anlamıyorsan kafanın içinde beyin yok et var senin, et" [sonunda biraz sinirlenmiş ama olur o kadar.]

    böylesine hayati bir mevzuyu yüzyıllar sonra saygıdeğer baş'ın çözmüş olması, onunla aynı topraklarda yaşayan, aynı havayı teneffüs eden bizleri gururlandırmalıdır. milli ekonomik model'in dış güçlerin eline geçmesini önleyelim.
  • bir televizyon kanalında yaldır yaldır savunulurken "ulan ne diyor bu herifler" diyerek dinlemeye başlamamla bütün ekonomi bilgimi yenilemem gerektiğini anlamama neden olmuş harikulade ekonomi modeli. biz ne yapıyoruz? üretim ve dolayısıyla ihracat peki ne oluyor sonra? yabancılar gelip bizden mallarımızı alıyorlar, hammaddelerimizi alıyorlar. peki bizim elimize ne geçiyor? tabi ki para!

    ve işte olay burada kopuyor! adamlar mal sahibi oluken bizim elimizde sadece kağıt(!) parçaları oluyor-muş-. bu da bizi geriletiyormuş. elin parasına çok değer veriyormuşuz. o yüzden de sömürülüyormuşuz. temel sorun buradaymış.

    vay anasını. demek yıllardır dünya saçma sapan şeyler üzerinden değiş tokuşunu (ticaret diyemeyeceğim bu kadar ince analizlerden sonra) sağlıyormuş. abiler iktisat literatürünü ağlatıyorlar resmen. sorun lidyalılarla başlamış da haberimiz yokmuş.

    aldatılmışlık duygusuyla buradan haykırmak istiyorum;

    (bkz: adam smith adam olsun adam)
  • mesaj tv.deki reklaminda 25 yasinda bi elemanı cikarmislar, altina da prof. bilmem ne/harvard university department of economics diye title yapistirmis. adam bir kotu ingilizce konusuyorkii,bırak economics'i bakkaldan ekmek alamaz amerikada. cumleler bi ossuruktan ve acele ile ezberletilmis elemana belli (cevizlibag ataturk ogrenci yurdundan bi tane ozbek velet bulmus olmalilar) eleman bunca yillik profum(yürrü be) boyle bir ekonomi modeli,gormedim,muhtesem,iktisadi anlamda her konuda genis cozumleri var, haydar bas evrensel bir lider ve dahi bir ekonomist bik bik hede hod..
    yahu ben böyle saçmalık görmedim,dilimi isirdim sinirden.ya insan toplumun gozunun icine baka baka boyle uydururmu be abi.

    harvard universistesinde prof. olan i..arkadaş icin

    (bkz: eric shaydullin)