şükela:  tümü | bugün
  • bugün ne kadar utanmaz, ilkesiz ve arlanmaz bir haber anlayışları olduğunu alex de souza hakkında internet sitesinde attıkları başlıkla göstermişlerdir.

    alex marsilya maçıyla ilgili olarak dedi ki: "sahada benim bireysel olarak ne yaptığım, attığım goller, yaptığım asistler önemli değil, önemli olan takım olarak ne yaptığımız."

    milliyet ne yapıyor; manşete alex'in sırtı dönük bir fotoğrafını koyuyor, üstüne de iki kelime: "umrumda değil!"
    attıkları manşet: http://i46.tinypic.com/2aaipv8.jpg

    bu manşeti okuyan okuyucuda yaratılan algı tabi ki şu: alex demiş ki, olanlar umrumda değil, marsilya maçının 2-0'dan 2-2'ye gelmiş olması umrumda değil, bunların hiçbiri umrumda değil, ya da aykut'un beni oyundan çıkarmış olması umrumda değil, ne yaparsanız yapın, hiçbir şey umrumda değil artık! verilen mesaj bu.

    peki bu kadarla mı kalıyorlar? keşke bu kadar olsa. ondan sonra tıklıyorsunuz habere, manşette yine alex'in ağzından çıkmış gibi verilen bir söz: "yaptıklarım umrumda değil!". bundan ne anlıyorsunuz? yani ben iyi oynamışım, kötü oynamışım, sahada ne yapmışım, bunlar benim umrumda değil. ben artık sıkıldım, artık uğraşamam, kafama göre takılıyorum, hiçbir şey umrumda değil, ne halt ederseniz edin.
    haber içeriği: http://skorer.milliyet.com.tr/…/1599594/default.htm

    halbuki olay bu değil, adamın bunun yüzde birini dahi kastetmişliği yok. ince ince dokunduruyorlar, okuyucunun bilinç altına ince ince mesajları gönderiyorlar.

    ağzımı açsam gg olacak. yaptığınız haberciliğin içinde şeref yok arkadaş. buna kimse gg mg diyemez, bu davranışın içinde bir gram şeref yok. bir insanın sözlerini çarpıtmak onursuz bir davranıştır, buna onursuz dedik diye gg olacaksa başlatmayın öyle gg'nize. asıl bu gazete denen kurumun yaptığı gg'dir. utanmaz, arlanmaz bir anlayış. ülkenin en büyük üçüncü gücü olan medyanın demirbaşlarından birisiniz, allah'tan utanmıyorsunuz bari kuldan utanın da iki dakika adam olun, iki dakika ilkeli olun, dürüst olun, çirkinleşmeyin diyeceğim ama boşuna demiş olacağım biliyorum. çünkü her haberiniz böyle: "x'ye ye ne dedi?" "z öyle bir söz etti ki..." "ünlü bilmemkim öyle bir pot kırdı ki..." "öyle bir elbise giydi ki..." "öyle bir hareket yaptı ki..." "öyle bir frikik verdi ki"; manşetlerinizin yarısı bunlardan oluşuyor zaten. gazete gazete değil nerdeyse porno sitesi mübarek, ne beklersin ki bunlardan.

    adettendir: beşiktaşlıyım.
  • http://www.milliyet.com.tr/…te=24.06.2009&b=izmirde

    neda'nın başı açık fotoğrafları için tıklayın!!!!

    bilmiyorum "allah belanızı versin" demek göte girer mi, o yüzden demiyorum.

    gelen mesajlar ve guru'nun da bela okumasının verdiği rahatlıkla dolu dolu söylüyorum o zaman: allah belanızı versin. milliyet internet sitesine haber olasınız inşallah.
  • dün gece twitter troll camiasını kuran dört kişilik ekipten biri olan barat'ın oltasına gelmiş haber gazetesi.

    - barat, "ben x'in torunuyum, dedem vefat etti, allah rahmet eylesin" tadında twit'ler atmaya başlar.
    - sonunda reyhan karaca ve fulden uras'a da bir twit atar.
    - fakat reyhan karaca, barat'ı spam'letmek için twit'i olduğu gibi tırnak içine alır.
    - bunu gören mezarcı cemil ipekçi, "münir özkul ölmüş hepimizin başı sağolsun" türünde bir twit geçer 50 bin takipçisine.
    - habertürk'ün güzellik kıstasına uyduğu için medya dünyasına giren simge fıstıkoğlu da bunu aynen paylaşır.
    - bir anda yüz bine yakın kullanıcıya münir özkul öldü haberi gitmiştir ve saat 12.00'dir.
    - milliyet yazıişleri ekibi, ne olur ne olmaz diye sürmanşete yer hazırlatır.
    - fakat olay teyit edilemediği için sayfa basılmaz, ancak ipad ekibi bu eski pdf'i aynen gazeteye çeker.
    - sabah olduğunda milliyet ipad'de "münir özkul öldü" haberi vardır.

    halbuse gazetecilik ölmüştür.
  • internet spor sayfasını hazırlayan arkadaşların çok kullanışlı bir formülleri var.

    sabit kalıplar şunlar;

    "büyük şok, çıldırtacak, kapıştılar, kızdıracak, olay yaratacak, suçladı, birbirine girdi"

    bunları random olarak seçip, "galatasaray" ve "fenerbahçe" ögelerini ekleyince istediğimiz haber başlığını elde edebiliyoruz..

    misal,

    "galatasaray'dan fenerbahçelileri çıldırtacak açıklama"
    "fenerbahçe'de büyük şok"
    "fenerbahçe ile galatasaray fena kapıştı"
    "galatasaray'dan fenerbahçe'ye büyük suçlama"
    "bu haber fenerbahçelileri çok kızdıracak"
  • bu gazetenin internet sitesi ekşi sözlük moderatörleri tarafından yönetilseydi her gün onlarca haber içerik başlıkla uyumlu değil gerekçesiyle silinirdi.
  • her gün bir köşe ayırdığı bilgi yarışmasından bu sefer gözlerimi alamadığım gazete.

    soru: 50.yıl marşı´nın sözleri hangi şairimiz tarafından yazılmıştır?

    şıklar:
    a) behçet kemal çağlar
    b) orhan seyfi orhon
    c) fazıl hüsnü dağlarca
    d) hasan ali yücel

    http://twitpic.com/17rxs8

    doğru cevap diye a şıkkını vermiş. halbuki 50. yıl marşının yazarı bekir sıtkı erdoğan'dır ve bekir sıtkı erdoğan'ın adı şıklar arasında bile yok.

    behçet kemal çağlar ise faruk nafız çamlıbel ile birlikte 10. yıl marşının sözlerini yazmıştır.

    hayır bir insan bilmeyebilir ama koskoca gazete, sözde günde bilmemkaç milyon kişinin okuduğu gazete hem de "bilgi yarışması" adı altında hem de bu kadar temel bir hata yapıyor. yakışır.
  • fenerbahce acibadem'in avrupada 2. olmasini "avrupa'da kupa hayal" mansetiyle haber yaparak kalitesini belli etmistir. yazik...
  • en yakın dostumuzun düşman olduğunu öğrenince büyük hayal kırıklığına uğramış :/

    http://i55.tinypic.com/10yooox.jpg
  • recep tayyip erdoğan ve abdullah gül için (yukarıdan aşağıya protokol sırasına göre yazdım) çok daha beterini yapan yandaş medya görmezden gelinip kemal kılıçdaroğlu propagandası yapmakla suçlanan gazete.

    (bkz: at gözlüğü)
  • bugünkü sayısı "nurcan'ın suçu ne?" manşetiyle çıkmış. dünya basketbol şampiyonasında 2. olan basketçiler 2 küsür milyon tl prim alırlarken neden dünya halter şampiyonasında 3 altın almasına rağmen nurcan taylan sadece 414 bin tl prim alıyormuş. bunu sorguluyorlar.
    bu manşeti atan arkadaşlara seslenmek istiyorum: "ulan! çıkardığınız gazetenin 12 eylül ve 18 eylül sayılarını yanyana koyun. 11 eylül'de türkiye'nin sırbistan'ı yenip finale çıktığını 12 eylül'de sürmanşetten veren siz, 17 eylül'de nurcan'ın 3 altın almasını 18 eylül'de birinci sayfanın dibindeki tek sütunda göt kadar yerde görüyorsunuz. sonra çıkıp nurcan'ın suçu ne diye manşet atıyorsunuz. popülarite, rating, buzz, share gibi kavramlar sadece sizin işinize geldiği zaman geçerli, değil mi?"