şükela:  tümü | bugün soru sor
  • canımı yoluna koydum,
    mimoza çiçeğimsin.
    kanatlanıp göğe uçma,
    uçma sevdiceğim.
    avcın değilim ki senin,
    kaçma sevdiğim.

    yıktın dağlarımı yıktın,
    mimoza çiçeğimsin.
    başkası okşanıp sevilmez,
    delirme sevdiceğim,
    yaktın ciğerimi yaktın,
    yapma sevdiğim.

    öpüp okşayamam ben seni,
    mimoza çiçeğimsin.
    alaca karganın gülüsün,
    ellerin çiçeğisin.
    değişmem dünyaya seni,
    gitme sevdiğim.

    yıktın dağlarımı yıktın,
    mimoza çiçeğimsin.
    başkası okşanıp sevilmez,
    delirme sevdiceğim,
    yaktın ciğerimi yaktın,
    yapma sevdiğim.

    --şiir--

    çekilmez bir adam oldum yine,
    uykusuz, aksi, lanet.
    bir bakıyorsun ki ana avrat söverdim,
    azgın bir hayvan döver gibi bugün çalışıyorum.
    sonra bir de bakıyorsun ki,
    ağzında sönük bir sigara ve tembel bir türkü,
    sabahtan akşama kadar sırt üstü yatıyorum ertesi gün.
    evet, evet ve beni çileden çıkarıyor büsbütün,
    kendime karşı duyduğum nefret ve de mermhamet.
    çekilmez bir adam oldum yine, çekilmez.
    uykusuz, aksi, lanet.
    yine her sefer ki gibi haksızım,
    e sebep yok biliyorum,
    olması da imkansız,
    bu yaptığım iş ayıp, rezalet.
    fakat elimde değil gülüm,
    elim de değil sevgilim,
    seni kıskanıyorum beni affet.
    beni affet sevgilim.
    beni affet.
    ...

    (bkz: volkan konak)
    (bkz: durduk yerde adamın amına koyan şarkılar)
  • volkan konak'ın garip bir huzurla, acıyı kabullenerek, aşkıyla ve acısıyla barışık bir tavırla söylediği caanım şarkısı...
  • acı veren şarkı.

    işte kelimelerin kifayetsiz kaldığı nokta...

    ---

    başkası okşanıp, sevilmez. delirme sevdiceğim.

    ---

    mimoza, gece ile gündüzü ayırabilen bir çiçek türü.

    yani biliyorsun, görüyorsun, farkındasın ve gidiyorsun.

    ah be anacım, böyle de şarkı yapılmaz ki.
  • kuzeyin oğlu volkan konak'ın müziği, insan zevkinin doruk noktalarına hitap ederek icra ettiğinin en iyi ispatı olan şarkı.

    yine her sefer ki gibi haksızım, e sebep yok biliyorum. olması da imkansız!
    bu yaptığım iş ayıp, rezalet.
    fakat elimde değil gülüm, elimde değil sevgilim
    seni kıskanıyorum beni affet.
    beni affet sevgilim... beni affet!

    daha ne diyebilir bu adam? ya da daha ne demeli, ne diyebilir ki daha bir insan?
  • gerçek üstü bir şarkı.
    nasıl oldu bilmiyorum bugün öğlen saatlerine kadar dinlememiştim bu muhteşem şarkıyı. hiç adetim değilken bugün maillerimi kontrol edeyim dedim. eski sevgiliden - belki de hiç sevgili değildi- bir mail gördüm. bu şarkıyı göndermiş bana. dinlemeye başladığım andan sonuna kadar ağladım. sözleri ne kadar bizi anlatıyor diye düşündüm. sahi biz var mıydık? olmuş muyduk hiç? beni affet mi demek istiyordu bana. seni aldattığım, seni incittiğim, seni üzdüğüm, benim yüzümden ağlattığım her gün için beni affet mi diyordu? ellerin çiçeğisin diyordu bana, gitme sevdiğim. kendinden mi bahsediyordu; pişman mıydı? onunda mı ciğeri yanmıştı yani?
    çekilmezliğinden mi dem vuruyordu, bilip de söylemediklerini neden itiraf ediyordu bugün. yaptıklarından dolayı kendisi bile mi acıyordu kendisine.
    beni kıskandığını mı söylüyordu gerçekten.
    den.
    den.
    den...
  • mceyhan la ipod'larımızı değişip tekrar kendi ipodlarımıza kavuşmamızın hemen sonrasında sağlam sövdüydüm kendisine. "nerde ulan benim şarkılarım, ben şimdi bunları mı dinliycem, adını bile duymadığım şarkılar" diye. sen al benim güzelim parçaların yerine ekle başka şarkılar.. hayatını şarkılarla, şarkı sözlerinin anlamlarıyla fazlasıyla meşgul eden biri olarak kolay kolay harcatmam şarkılarımı kimseye. saklarım bi köşede, kimse beğenmese yine bana kalır, yine alır dinlerim. ama bu şarkıyı duydum öğrendim ya, bi anda ipod'da kalan şarkıları da silip mceyhan'a veresim var al bunların yerine de volkan konak doldur, aralara da mimoza çiçeğim i ardarda serpiştir diye.. çünkü adam öyle bir "yaktın ciğerimi yaktın" demiş ki, duyduğumdan beri alev alev oldu içim, yandı, yıkıldı, susturamadım. neredeyse aşk acısının dünyanın en büyük acısı olduğuna inanmak üzereyim..

    şarkı başladığı anda büyük beklenti yaratmaz üzerinizde, ama sözleri başlar başlamaz ürperirsiniz. "sevgilim", "sevdiceğim" en çok bir karadenizlinin ağzında bu kadar yoğunlaşabilir, olgunlaşabilir sanırsınız, ama bi bakarsınız esas vurucu darbe az ileride, yıktın dağlarımı yıktın diyerek inleyen , az sonra şiir kısmında af dileyen, yakaran o yumuşacık seste..

    şarkının etkisini biraz olsun dindirip yeniden dinlediğinizde şarkının sözleri şöyle bir tebessüm bırakır yüzünüzde: volkan konak aşıktır, kıskançtır, gözü karadır. gider sevgilisine derdini anlatır, yumuşacık bi sesi vardır, af diler, şiir okur, suçunu kabul eder tamam iyi güzel de ama yine de içindeki dürtüye engel olamaz. "başkası okşanıp sevilmez,
    delirme sevdiceğim" derkenki yüz ifadesi geliverir gözümün önüne çatık kaşlı, tehditkar, asabi, ama neticede çocuk bakışlı bir karadenizli..

    yüreğim dağlandı sabah sabah, daraldım..
  • volkan konak sevmem. gerçekten sevmem. bu şarkıyı da tv de programının tanıtımında gormustum sanırım tee ne zaman. bi-iki gündür aklımda dilimle kulağımda yalnız. enteresan bi sihri var sanki, dinginliği var. hüzünlü çok sanki ama adam sonu güzel biten bi masal anlatıyo gibi söylüyo ya o vuruyo sanırım beni. huzurlu yapıyo bu da şarkıyı. içindeki acıyı yedırıo sarkıya, gozler gormuyo kulaklar duymuyo onu. muzıgı de ayrıca o kadar tatlı kı. sevdım resmen
  • şarkıdaki şiir nazım hikmet'e ait olan "çekilmez bir adam" şiiridir ve bütün nazım şiirleri gibi insanı yüreğinden yakalar.
  • bağımlılık yarattığını düşündüğüm aşmış bir parçadır. sabah bir kanalda rastladım, akşam eve gelene kadar bu şarkıyı yeniden dinleyebilmek için yandım tutuştum desem yeridir.