şükela:  tümü | bugün
  • yaratıcısının hayal gücüne saygı duydurtan, yer yer takip etmekte zorlandığım ve bazı bazı adam kesin trip'te dedirten, if'te 'katakulli' adıyla yer alan japon anime.
  • ünlü mangası robin nishi'nin senaryosunu yazdığı, (zaten filmdeki karakterin ismi de aynen bu) şahane fantastik bir animasyon.
    değişik teknikler kullanılarak ortaya çıkan animasyonda, masaaki yuasa "üzerinde çok çalışılmış olmasına rağmen, hiç çalışılmamış gibi duran bir film yaratmak istedik" diyor. zannımca aynen de hissedilen durum bu.
    başında ve sonunda yer alan, ışık hızıyla kurgulanmış arka arkaya geçen kareleri izlediğinizde aslında karakterler ve durumlar arasında çok sıkı bir bağ kurulduğunu anlayabiliyorsunuz. ve fekat çok zor... çok hızlı...
  • biraz garip, biraz eğlenceli, biraz anlaşılmaz, biraz nahoş ama kesinlikle orijinal.betimlemeler ve renklerin sevişmesi kesinlikle harika.
  • ayik ayik izlememek lazim, cok sikici oluyo.
  • hafiften bir waking life kafası yaşatmıyor değil. çok hızlı akıyor bir de sanki saniyede 50 kare oynuyor gibi. sözlükte neden ilgi görmediğine de anlam verebilmiş değilim. 8/10.
  • bu sıralar japonseverliğim tuttu ve anime üzerine anime izledim. ama bu film. bu film. başka bi şey. geniş yelpazede okuma yapılabilmesi, kafa karıştırması, havada bırakması, harika estetik, orjinal fikirler, absürd mizah...
    bütün favori filmlerimin ortak noktalarını taşıyor ve listeme bi daha hiç çıkmamalık bi giriş yaptı. hah bi de aşırı underrated tabii ki
  • (bkz: prey) adlı oyunun efsane müziği

    https://www.youtube.com/watch?v=jogu05q-ch4
  • muhteşem bir anime. gerçek bir mindfucker, ama bunu mağrur bir ciddiyetle değil gülmekten ölmeye yaklaştığınız andaki absürtlükle yapıyor. çizimlerinin hoşuna gitmeyeceği animeseverler tanıyorum, lakin bence kurgusuyla anlatış şekli bu halde daha da bütünleşip genel atmosferi tamamlamış. bazı yerleri o kadar saçma ki saykedelik bir takım rüyalarımı anımsayıp gülmekten başka bir şey yapamıyorum. ne izledim ben şimdi demeyi seven kimselerdenseniz mutlaka izleyin.

    --- spoiler ---

    nishi'nin öldüğü kısım, ordaki deneyimi tam olarak dimitri. tam olarak. arka plandaki sesler, frekanslar, dalga geçen, sürekli değişen tip!! "kim olduğumu biliyorsun, aklında bir yerlerde yankılanıyor zaten, hadi, rahatla ve söyle, aklına gelen ilk şeyi söyle bakalım. (tanrı)" ((lan!!! insanı tribe sokuyosunuz ta ekran başından!!!)) animenin geri kalanı hiç olmasaydı bile sırf o kısım için muhteşem derdim. öyle.

    bazı kısımlar çok anahtar deliği (!). mesela nishi'nin bazı anlarda etrafı orantısız algılıyor oluşu. mesela balina'dan çıktıkları zaman. haaaaaa bunlar olmadı mııı bi dakka ya bunlar olmadı mı lan şimdi?!!!!

    --- spoiler ---
  • ingilizce: akil oyunu
  • perspektif algısını bozan, zaman büken, oradan buradan renkler fışkırtan, boyutları ikiye indiren ve tüm bunları aniden, kafa karıştıracak şekilde yaptığından absürt olarak nitelendirebileceğim bir iş çıkarmayı başarmış anime. özellikle sonlara doğru gözlerimi iyice belerttim, çenemi aşağılardan toplamaya çalıştım ve başımı ellerimin arasına alıp "çııkkkhhh, ıhhh, çııkın artık uleaa!!" sesleri çıkarttım.

    her şey o kadar çabuk gerçekleşip bitiyor ki başını ve sonunu düz bir çizgide anlatmanıza yardım edebilecek olay örgüsü mevcut değil. ölüm, aşk, seks gibi 'direkt' gösterilebilecek şeyler, çeşitli formlara sokularak değiştirilmiş.

    nishi, hayatı boyunca sorumluluk almaktan, sevmekten-sevdiği kadına açılmaktan kaçtığı için, ikinci, belki de üçüncü şansıyla, tüm hatalarını, yapamadıklarını, basiretsizliğini telafi etmeye çalışıyor. yalnızca kendini değil, kurtarmak zorunda bile olmadığı kadınları ve tesadüfi (!) bir şekilde tanıştığı kafadan kontak dedeyi de kurtarmak istiyor. yalnız, beceriksiz hayatını döndürmeye çalışıyor. ikinci, üçüncü şans faktörü önemli, zira film şansını iyi yönde kullanamayan insanların hayatlarını asla ellerine alamayacağını, bir şeyleri (şey yerine istediğinizi koyabilirsiniz) değiştiremeyeceklerini söylüyor. nishi, pişmanlıklarla dolu biriyken, sonlara doğru ne istediğini bilen, ipleri eline alan bir insana dönüşüyor.

    ben, kesinlikle sessiz ve derinden gelen bir osuruk olmak isterdim. kuş bokunu asla tercih etmiyorum.