şükela:  tümü | bugün
  • sarı kızıl arası kıvırcık kısa saçlarıyla boğaziçi üniversitesi fen edebiyat fakültesinde bolca görülen dilbilimci. dil edinimi ve nörolinguistikle bir hayli içli dışlı olan bir hocadır. brain and language dersini düzenli olarak sonbahar döneminde açmaktadır. bildiğin nörolinguistik dersidir bu.
    cv olaylarına girmek isteyenler için:

    http://www.linguistics.boun.edu.tr/nakipoglu.html
  • çok asil ve profesyonel bir kadındır kendisi, öğrencisi ile mesafesini çok iyi ayarlar öyle bir ders anlatır ki kendinizi kaptırır ve bu alanda ilerlemek isterseniz. final sınavına çok önem verir notlarınız 90, 90 olsa finalden çok düşük aldığınız takdirde cb bile gelebilir %40 etkilemesine rağmen ya da tam tersi bana olduğu gibi final notunuza göre aa da verebilir bunu göz önünde bulundururken derse katılımınız ve heyecan isteğiniz de önemli bir kriterdir.
  • bugüne kadar tanıdığım en harika profesörlerden biridir kendisi. 2 sene önce kendisinden sosyal bilimler seçmelisi olarak aldığım ling111: introduction to language&linguistics dersinden çok keyif almıştım, hem de çok şey öğrenmiştim. dilbilim çok ilgilendiğim bir alan olduğu için de derslere sürekli gidiyordum, katılmaya çalışıyordum, sınavlarına da çok çalışıp soru çözümlerine falan gidiyordum hep. kendi alanımdaki* herhangi bir dersten farkı yoktu yani benim için. ama saçma sapan bir bunalıma girdiğim final döneminde dersi gözden çıkardım ve finaline girmeme kararı aldım aptalca bir kafayla. finallerden sonra harf notları açıklanınca sistemi açıp baktım, bir de ne göreyim, yapayalnız bir f beklerken bana dd vermiş mine hoca! geçmek kalmak çok da önemli değildi o zaman benim için, zaten kafamda bitirmiş, bir sonraki dönem başka bir dersle tekrar alacaktım o dersi. neyse, daha sonra kendisiyle güney kampüste karşılaştık, beni görünce "hayrola aspirin, neredesin sen, niye girmedin finale?" dedi. ben de o aralar kafamın biraz bozuk olduğunu söyledim, verdiği not için de teşekkür ettim. "yani not önemli değil benim için ama sana f vermeye elim gitmedi gerçekten. çok ilgiliydin, sınavların da çok iyiydi, yani seni bu dersten bırakmayı hiç istemedim." dedi. o an gerçekten gözümdeki ve kalbimdeki yeri zaten çok değerli olan bu insana o kadar büyük bir saygı duydum ki ; aldığım ders, not, öğrendiğim bilgiler, böyle bir insanı tanımış olmanın, onun öğrencisi olmuş olmamın yanında gerçekten zerre kadar bile önemi olmayan bir şey oldu. gerçekten bir akademisyenin öğrencisine olan yaklaşımı, ilgisi ne kadar önemli bir şeymiş onu anladım. kendisi ülkemizdeki akademisyenlerin kalitesine, birikimine ve insaniyetine olan inancımı biraz daha artırdı gerçekten. sonuç olarak hayatımda bir yer edinmiş olmasından gerçekten çok mutlu olduğum bir insandır mine hoca. umarım yakın bir zamanda tekrar karşılaşırız kendisiyle.
  • boğaziçi üniversitesi'nde dilbilimci.

    dün "dil, beyin ve evrim" konusu üzerine yaptığı konuşmayı dinleyenler arasındaydım. konu başlı başına harikaydı, hemen hemen her şeyi yalın bir anlatımla aktarmayı başardı. yapılan araştırmalara, bölümüne ve bilgiye olan açlığını, heyecanını dinlerken görebiliyorsunuz. bilim yapması gereken bir insanın nasıl bir insan olması gerektiğine örnekti ama türkiye gibi bir ülkede bunun ne kadar zor olduğunu düşününce bu merak ve açlığın tatmin edilememesi oldukça üzücü.

    dinleyicilere verdiği örnekler ve bahsettiği çalışmalar beni inanılmaz heyecanlandırdı. çevirmen olduğum için dille bir şekilde ilgileniyorum, ancak beyinle ve evrimle olan ilişkisi hakkında üniversiyede gördüğümüz dersler hariç hiç düşünmemiştim. çocukların dil gelişimi, dil eğitimi nasıl olmalı vs. gibi konular üzerine düşünmeye itti beni.

    en çok etkilendiğim testesteron ve östrojenin dil ve analitik düşünme üzerindeki etkisine değinmesi oldu. dil sınıflarının ağırlıklı olarak kadınlardan, mühendislik fakültelerinin de çoğunlukla erkeklerden oluşmasının aslında bir sebebi olduğu, olabileceği üzerine yaptığı açıklama inanılmazdı. her şeyin mantıksal ve bilimsel bir açıklaması olduğunu bilmek de beni fazlasıyla tatmin etti tabii.

    ufkumu fazlasıyla açtığı için kendisine buradan teşekkür etmek istiyorum, belki görür.
  • yaptığı işi seven, azimli ve şevkli nadir akademisyenlerden biri.
  • aynı meslekte ilerlemeye çalışırken hayattaki en büyük idollerimden biridir. bilgisi, işine duyduğu saygı, profesyonelliği, öğrencileriyle olan ilişkisi, derslerdeki heyecanı bende çok büyük saygı ve hayranlık uyandırmış insandır.

    bugün kendisini andım. üniversite 1. sınıftaydık. mine hoca'dan ders alıyoruz. ilk sınav bitti. baktık hoca en az bizim kadar heyecanlı. anladık ki o da öğrettiklerini ne derecede öğrendik onu görmek istiyor o sınav sonuçlarında. biz ne kadar öğrendik, bunu ciddiye alıyor. o gün gözümde o kadar büyüdü ki.

    bu kadar sevgi, saygı ve hayranlıkla hatırladığım başka bir hocam oldu mu bilmiyorum. var tabii de mine hoca'nın yeri çok ayrı.