şükela:  tümü | bugün
  • penguen dergisinde baris atar tiplemesi.. özünde küçük hesap insanidir. küçücük şeylerden fayda cikarmaya calisir.. mesela midye'nin kabugunda kalan 1 tane pirinç tanesine bakip "bunu da yiyeyim de daha cok midye yemis olayim" diyebilir.. çakallik insanidir ama kumpaslari (con diyor gavur) kücük ölceklidir.. o yüzden mini cakaldir zaten..
  • yok edilmesi gereken insan tahsin'in zararsız, kendi halinde, sevimli ve kendini sevdiren versiyonu gibi bir tiplemedir. kısacası, yaptıgı seylerin kimseye zararı yoktur, aslında kendisine de faydası yoktur da icten ice mutlu olup kendine faydası varmıs gibi hissettirir..
  • hastasıyım. fırat gibi mini çakal gibi sevdiğim karakterleri birbirleriyle kıyaslayınca ve hatta kapıştırınca içten içe üzülüyorum ama sanırım mininin tek karikatürlük çakallığını fırat'ın 6 parçalık hikayesine yeğlemekteyim. o şekil.
  • yemeğe oturmadan önce tuvalete giderken: önce çiş yapiim sonra elimi yıkiim... ikisi de aradan çıksın.
  • sınavda cevabı uzattıkça uzatır çok görünsün diye.
    kolayı koyarken misafire normal bardakta, kendisine afilli bardakta koyar.

    içimizden biridir.
  • penguen dergisi nde ilk bakılması gereken karakterlerden biri. keşke her hafta olsa.. hatta bir kaç tane olsa.. kendisi ile tanıştıktan sonra gerçek dünyadaki mini çakallara bi başka bakar oluyor insan.
  • dürüstçe itiraf edilebilmesi durumunda, herkesin kendisinden birşeyler bulabileceği,penguen dergisinde yeralan şovenist bir karakter.
  • ilk karikatürlerde ilginç bir fikir olarak çıkmasına karşın, sonraki serilerde en sıradan olaylar bile "mini çakal"lık olarak sunulur hale gelmiştir.
    ayrıca nasıl sunulduğu da önemli.
    "kolayı pipetle içeyim de parasının hakkını vereyim" veya "hamburger yanında ekstra ketçap isteyim de mağazayı zarara uğratayım" diyerek "mini çakallık" yapan kişiler mevcut. ama bunu "kolayı pipetle içiyorum" veya "hamburgere daha fazla ketçap koyayım" diye sunduğun vakit, insanın kendi tercihiyle dalga geçmiş olursun, bu da sende "mini çakallık" bir durum yaratır.

    örnek vermek gerekirse, "masaya ayağımı uzatıyım da biraz ayaklarım dinlensin" diyen birisi "mini çakallık" peşinde koşan değil, ayakları ağrıyan birisi olabilir. veya "gelen yemeği tatmadan tuz atayım" diyen birisi "mini çakal" değil, daha fazla tuzlu yemek yemeğe alışmış birisidir. aynı durum "çaya bolca şeker atayım" diyen kişide de vardır, çay içmek isteyen ama şekerli içecek gibi tüketmek isteyenlerin alışkanlığıdır.

    bu bağlamda mini çakal karikatürü amacından epey sapmış diyebiliriz.
    "otobüse arkadan bineyim, bilet almadan beleşe gitmiş olurum" diyen "mini çakal"ların yerini "sinemada film izlerken patlamış mısır yemekten keyif alıyorum" diyen sıradan kişiler almıştır.

    benzeri bir durum "görgüsüz" karikatüründe de mevcuttur.
  • dışarı çıkıp bira içmeye gidecek olan hedonist bir mini çakal evden çıkarken susamış olsa bile su içmez. böylece gidip içeceği ilk biradan ve hatta alacağı ilk yudumdan sağlayacağı marjinal faydayı maksimuma çıkartıp zevkin doruklarında dolaşır.