şükela:  tümü | bugün
4318 entry daha
  • on beş dakikalık şöhret

    prime time vaktinde televizyon kanallarını hızlıca dolaşmaktaydı. bir taraftan da evinin salonunda tek başına kurulduğu koltuğunda söylenmekteydi:

    - hadi, hadiii! neredesin?

    en sonunda harcadığı çabaya değmediğini düşünerek cihazı kapattı. kapalı ekrandan şimdi yansıyan, kendi toparlak suratıydı.

    - a-ha! buldum işte seni! ... hiç yoktan iyidir tabii.

    çeyrek saat boyunca kendi sıradan çehresini beğeniyle izledi ve sonra... tabancasını şakağına dayayıp ateş etti.

    ne de olsa ünü zirvedeyken hayatı bırakmalıydı.
  • telefon konuşmamızdan çok kısa bir süre sonraydı oraya nasıl hazırlandığımın aklıma gelişi..aklım valizimden daha karışık bir durumdaydı yola çıktığımda. hemen her şeyi unuttuğumun ya da eksik kaldığının farkına otel odasına yerleştigimde varmıştım.epey hayıflandım; 'nasıl geçer ki bu aylar' dedim mızmız bir tavır takınıp. derken bir anda, takvim sonlarına doğru, günleri geri almaya başladım. ayrılık sabahı gelmiş, odanın anahtarı elimdeyken, ben hala bir kez daha seni görebilmenin peşindeydim. istanbul suratsız bir kadın oldu eve dönüş yolunda.
    o an nasıl sarılmak geldi içimden bilemezsin; ait olmadığımız bu dünyadan seni de alıp gitmek istercesine...