şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: minimalist)
    (bkz: minimalizm)
  • benimseyip uygulayabildiğimiz bir akım değil ama hayatın içinde stres kaynaklarından kurtulmak bakımından faydasının anlatıldığı "minimalism-a documentary about the important things" isimli bir belgeseli çekilmiş. ufku iki katına çıkarmıyor da hakketen ha dedirtiyor. belgesel içinden bir alıntıyla bitireyim.

    --- spoiler ---

    insanları sevin ve eşyaları kullanın, tam tersi asla işe yaramaz.

    --- spoiler ---
  • bu hayata geçiş yapmayı planlayanlar için ufuk açıcı bir belgesel. ne kadar hayata uygulanabilir bilmiyorum. büyük ihtimalle izleyen herkes özenip biz yapamayız diye vazgeçecekler.

    http://www.imdb.com/title/tt3810760/
  • netflix'te mevcuttur. izleyelim, izlettirelim.

    http://www.theminimalists.com/
  • bir süredir benimsediğim ve uyguladığım bir şey olmasına rağmen belgeseli çok sıkıcı ve uzun buldum.
  • minimalist olmayı tam anlamıyla başaramamış insanların öyküsünü anlatan bir belgesel. yine de günümüz dünyasının tüketim çılgını insanlarına bir şeyler öğretmeyi başarabilecek bir yapıt. tabi öğrenmek isterlerse.
  • dün izleyip pek beğenmediğim, hatta beni minimalizmden soğutan belgesel.

    bir süredir minimalizm akımı ilgimi çekiyor. hakkında epey bir şey de biliyorum. belgesel bilgi anlamında çok bir şey katmadı bana. öte yandan özellikle amerikalıların bu derece tüketim çılgını olduğunu görmek beni epey dehşete düşürdü. önceki akşam da that sugar film belgeselinde yeme-içme alışkanlıklarını görüp şaşırmaya başlamıştım zaten. bu da üstüne cuk oldu.

    belgesele dönecek olursak, bir kere minimalist elemanlardan (özellikle sakalsız olanından) hiç hoşlanmadım. çok yapay geldi. herkesle kucaklaşmaları, bu olayı bu derece kutsamaları, dünyayı değiştirdiklerini düşünmeleri filan beni sıktı. öte yandan ben aşırı bir alışveriş delisi, çok eşyası olan vs. biri olmadığım için belki beni çok etkilemedi. ama bunu bir akım olarak sunmak, kutsamak orada yaşayan insanlar üzerinde gerçekten etki yaratabilir. beni ise artık çok etkilemiyor sanırım.
  • belgeselini beğenmediğim bir felsefe. belgesel ne olduğu hakkında bilgi veriyor; belki 3-5 dk alınıyor bu bilgi, gerisi boş görüntü ve konuşmalardan ibaret.

    yalnız kendimin aslında böyle yaşadığını ve böyle düşünüyor olduğumu farketmiş oldum izlerken. büyük büyük kararlar almaya, dönüşümler geçirmeye gerek var mı ki bunun için? hayatın gidişatından anlaşılıyor zaten aslında neye ihtiyacımız olduğu, neyin bize gerçek mutluluk verdiği. tonlarca kıyafetle tatmin olan biri bu belgeseli izlese eminim aydınlanma yaşamayacaktır. ya da tepelere tırmanmaya gerek yok mutluluğun eşyayla olmadığını anlamak için. biraz insanların yaşamlarını gözlemleyerek, biraz kendini, ruhunu tanımaya anlamaya çalışarak gayet çözülebilir.
  • minimalism iyi hos ama belgeseli degil. bi defa belgesel minimalist değil. olmamış.
    bu düzeni elestirirek düzeni sürdürmeye ne dersin demiş birbirine iki arkadaş ve birden samimiyetsizliği hayat tarzi olarak benimsemisler.
  • belgeselini beğenmeyenlere +1.

    amerikan kültürüne karşı yola çıkmaları ve akımı yayma istekleri güzel olsa da, boktan insanların sunduğu ana akım programlara çıkıp minimalizmi de pazarlama olayına alet etmeleri hoşuma gitmedi. bunu göremeyecek kadar aptal olduklarını da sanmıyorum esasen. ha "minimalizm bir şey almaya teşvik etmiyor ki kapitalizme alet olsun" derseniz de meeh derim. sonuç olarak siz yine kendinize yeni bir hayat ve yeni bir kimlik kazandırıyorsunuz ve bunu anlatırken de karşınızdakine satmış oluyorsunuz.

    -fazla eşyalarını at.
    -daha küçük bir ev al.
    -daha işlevsel eşyalar al.
    -daha sağlıklı besinler al.
    -ekosistem karşıtı şeyleri elden çıkartıp elektrikli taşıt/bisiklet al.

    gibi gibi. ama bunlara rağmen kızmak da içimden gelmiyor çünkü adamların içinde bulundukları toplum marketteki bir ürün için birbirlerini yumruklayan insanların doğal karşılandığı bir yer. belki de tüm iyi niyetleri ile herkesi kucaklayıp akımı yaymak istiyorlar ve ben kötü düşünceliyim. yine de yaptıkları şey bana hala falsolu geliyor. toplumsal olanı geçtim kişisel olarak kendilerini bununla tatmin ettiklerini düşünüyorum ki bu bile bahsettikleri "huzura eriştim" kafasının doğruluğunu sarsıyor gözümde.