şükela:  tümü | bugün
  • hüsnü arkan'ın yakınlarda çıkacak olan romanı. 5 mayıs adlı yeni bir şarkı da kitabın yanında cd olarak sunulacakmış.

    http://tinyurl.com/4xrne5u
  • güzel bir roman. üzerine yazılacak bir şeyler var ama vakit yok.

    bir kere hüsnü arkan güzel anlatıyor. 40 yıllık geçmişin bir orasına, bir burasına gidiyor ama güzel gidiyor. edebi olarak da yeterli bir roman. anlatılan hikaye de güzel; okuyucunun geçmiş 40 yıldaki politik olaylara ilgisi ve de zamanı varsa bir iki günde biter. politikaya ilgi yoksa da aşk hikayesi her okuyucuyu sarar.
  • ne kedisiz ne kitapsız sloganı ile adeta beni anlatan kırmızıkedi yayınevi tarafından yayınlanan, ezginin günlüğü isimli müzik grubunun eski mensubu hüsnü arkan tarafından kaleme alınan bir solukta severek okuduğum, kimi zaman neşeli tebessümlere, kimi zaman hüzünlü gözyaşlarına sebep olan, 12 eylül darbesi fonunda yasak bir aşkı, aile hayatını anlatan, okuduğunuzda kendinizi o bağ evinin bir parçası gibi hissedebileceğiniz şahane kitap.

    keşke yalın ve akıcı dili daha uzun olsa, hiç bitmese hep okusak. güzel kurgu, güzel anlatım. bir kitapsever olarak teşekkür ederim kendisine. buarada içerisine bir de hüsnü arkan tarafından hazırlanan beş mayıs isimli albüm iliştirilmiştir ki tadından yenmez.
  • 27 mayıs, 12 mart, 12 eylül ve bugün arasında fırdolanarak, aynı hayatı başka konumlardan yaşayan, ailesel bir yakınlık içerisinde yaşayan insanların farklı pencerelerinden anlatıyor. aynı hayatı başkaca yaşayan yakın insanlara tanıklığı hediye ediyor okura. mesleği askerlik olan bir adamı da, darağacına giden bir genci de, onların etrafındaki insanların duygu karmaşalarını ve netliklerini de tüm bu süireçlerde ele almakta; aşkı da ıskalamadan. "öyle sanılan şeyler"in, aslında öyle olmadığının mektuplarla ortaya çıkışı da etkili...

    --- spoiler ---

    yengeç burcu yengeye "yengecim" hitabı...

    --- spoiler ---
  • benzetmeleriyle betimlemeleriyle hep içimi alabildiğine doldurmuştur hüsnü arkan istediğimi hep vermiş hiç hüsrana uğratmamıştır.

    --- spoiler ---
    bizim şu karnımız var ya ! konuşamayıp da sustuklarımız, içimize attıklarımız, şiştiklerimiz,şişip de istifra edemediklerimiz... işte bunlar bizi başka biri yapıyor, yabancı yapıyor... durup selam verdiklerine kulak asma, yengecim; mutlaka birine benzetmişlerdir.
    bundan sonra bana ait olmayan her şeye hayır diyeceğim... cennete, cehenneme, topuklu iskarpinlere, gece elbiselerine, erken uyanmaya... hayır... bütün abilere hayır!

    --- spoiler ---
  • tam da 12 eylül davası gündemine denk gelen günlerde okudum ve etkileyiciliği bir nebze daha arttı. slogan atmadan, ajitasyon yapmadan, tam da gündelik yaşamın ve ilişkilerin içinde o günlerin ve tabii ki bu günlerin hesabı, anısı, acısı ve etkisi... hüsnü arkan'ın sakin sesi, aynı şekilde kalemine de yansımış; hüzünle okuyorsunuz.
  • en az hüsnü arkan'ın sesi kadar hüzünlü olan kitap.
  • hüsnü arkan'ın daha çok yazması gerektiğini gösteren şahane kitap. akıyor adeta, ama bu esnada kaç kere gözlerim doldu hatırlayamıyorum. sonuysa kesinlikle ağlatıyor.

    "insanın 'insan'a en çok benzediği çağ, çocukluk galiba"
  • fonda yeni türkü'den açelya çalarken okunduğunda daha da yaralayıcı olan kitap.
  • "…hayal kırıklığı insanı öldürmüyor, yengecim! yalnızca, yaşama azmimiz bir parça eksiliyor; başka bir şey olmuyor… bir defa daha ayağa kalkana kadar, eskisi gibi gülmeye başlayana kadar, günlük işlerin hengâmesine tekrar dönene kadar, bir vakit bocalıyoruz. sonra yara izi gibi bir şey kalıyor… zamanla kabuk bağlıyor. elin hep oraya gidiyor ; kaşıyorsun… insanın, diliyle eksik dişini yoklamasına benziyor. sonra kaşımamayı, yoklamamayı öğreniyorsun. hepsi yalan tabii… inanma! ben daha çok gencim."

    hüsnü arkan'ın ne güzel bir insan olduğunu anlamanın yollarından biri daha.
    kitap öyle güzel ki, hele sonlarına doğru bırakamıyorsunuz elinizden.
    kapağı ve içinden çıkan cd de kitap kadar güzel.
    diğer romanlarına da tez zamanda başlamayı ümid ediyorum.
    çok yaz, hep var ol hüsnü arkan.