şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • şimdi bu başlığın diğer bütün başlıklardan bir farkı var, o da şu: bu başlığı okuyanlar diğerlerine farkla gözlerini 4 kat belertip, 4 kat dikkat ve umutla okuyorlar..

    o zaman gelin yamacıma gençler, dinleyin şimdi..

    öncelikle minoxil kesinlikle işe yarayan bir ilaçtır. bu konuyu bir kere kesinliğe bağlayalım. ha işe yaramadığı bir kaç kişi olmuştur, olabilir, bu ilacın işe yaradığı gerçeğini değiştirmez.

    şimdi size minoxil ve kullanımıyla ilgili bir kaç tüyo vericem. işinize yarayacağını düşünüyorum..

    - bi kere bu ilacı keller kullanmasın. minoxil mucize yaratan bir ilaç olsaydı zaten saç ekimi diye bir şey ortaya çıkmazdı.

    - minoxil yalnızca saç seyrelmesinden şikayetçi olanların dertlerine derman olur. 2-6 ay arasında seyrek bölgelerdeki saçları kalınlaştırır, sarı tüy halinde olup sizin göremedeğiniz saçları diğer saçlar gibi güçlü ve koyu renkli yapar. o sarı tüylerin saçtan sayılamayacağını ve güçlenip koyulaşınca saç sıfatını almaya hak kazanacağını düşünürsek, bu bağlamda saç çıkarttığını söylemek çok da yanlış olmaz.

    - burası çok önemli minoxil'deki asıl sıkıntı şudur: bu ilacı ömrünüz boyunca kullanmanız gerekir. bıraktığınızda 6 ay sonra sanki hiç kullanmamışsınız gibi saçınız dökülür ve eskisinden kötü bir hal alır. bu minoxil saça zarar verir anlamına gelmiyor. diyelim minoxil'i 2 sene kullandınız ve bıraktınız. saçınızın 2 sene boyunca minoxil hiç kullanmasanız ne hale gelecekse yine o hale gelir. yani minoxil'in bir tahribatı yoktur, zaten 2 senede saçınız o kadar dökülecekti..

    - dolayısıyla bu ilaç üzerindeki bütün stratejiyi ömür boyu kullanım planı üzerine geliştirmek gerekir.

    bunun için de izlenecek strateji bellidir:

    o da prospektüste yazdığı gibi sabah-akşam 5 fıs sıkmak yerine, yalnızca akşamları 5 fıs sıkmak.

    minoxil'in bize yaşattığı sıkıntıları sıralarsak:

    - her ay 50 lira vermemiz gerektiği,
    - bazılarında kilo alımı, bazılarında, kalp çarpıntısı, bazılarında libido azalımı olarak görülen yan etkiler..

    kullanıcılar bazen bu yan etkiler yüzünden bazen de her ay 50 lira vermek koyduğu için bir süre sonra minoxil'i bırakıyor..

    ama eğer yalnızca günde 1 defa akşamları 5 fıs sıkarsanız hem 1 ay gidecek minoxili 2 ay kullanmış olur aylık masrafı 25 lira gibi cûzi bir seviyeye çekersiniz, hem de yan etkileri etkilenmeyecek seviyelere indirirsiniz.

    bu arada günde 1 kez kullanmakla, 2 kez kullanmak arasında öyle aman aman bir fark yok. olacak olan şey yine oluyor merak etmeyin..

    ilk defa kullanacaklar için söylüyorum; minoxil ilk ay saçınızda biraz dökülme yapacak buna hazır olun.

    bu kötü değil, bilakis iyi bir şeydir. minoxil zaten zayıf olup bir süre içinde dökülecek olan saçı direkt döküp, yerine yeni ve güçlü saçı çıkartacaktır.

    yani neymiş?

    - kel olanlar hiç kullanmıyormuş,
    - seyrek olanlar hiç vakit geçirmeden derhal başlıyormuş,
    - günde 2 kez değil 1 kez kullanıyormuşuz,
    - ve asla ama asla bırakmıyormuşuz..

    ok gençler? haydi kolay gelsin*

    edit: araştırmalarımdan sonra günde 2 kez kullanmanın çok daha verimli olduğunu öğrendim.
  • keşke kullanmasaydım dediğimdir.
    bir doktor olarak * başıma gelenler sizin de başınıza gelmesin diye paylaşmak isterim. öğrencilik yıllarımda dermatolog bir hanımın tavsiyesi üzerine başlamıştım. yüzeysel bir araştırmadan sonra kullanmaya başlamış, beni saçlarımın seyrekliğinden kurtaracaksa sabretmeye değer diyerek bıkmadan usanmadan günde 2 kere, her seferinde 5 kez sıkacak şekilde kullanmaya devam etmiştim. aradan aylar geçti, bariz bir fark vardı vardı. hem saç teli sayısı, hem de her telin kalınlığı gözle görünür derecede artmıştı.

    bu arada mekanizmayı da öğrenmiştim. dht * (kendisi en güçlü erkeklik hormonu olarak bilinir) bağlanabileceği reseptörü bulunan saç foliküllerine etki ederek saç dökülmesine sebep olurken, minoksil * bu bağlanmayı bir şekilde engelliyor ve artık kalıcı olarak dökülmek üzere olan zayıf saç tellerini güçlendirdiği gibi hiç saç teli üretemeyen foliküllerin dahi dht etkisinden kurtulup saç teli üretebilmesini sağlayabiliyor. (not: detaylı mekanizma tam olarak aydınlatılamamış henüz)

    buraya kadar güzel, ama bir soru işareti doğuyor kafada: bu ilacı bırakırsam, bıraktığım andan itibaren normal bir dökülme süreci mi bekliyor beni? yoksa dht hormonu, "sen misin beni engelleyen" diyerek tüm o süreçte dökülmesi gereken saç tellerini de mi döküyor?
    cevap malesef 2.si...

    o zaman tek çözüm geliyor insanın aklına, kullanabildiğim kadar uzun süre kullanayım, hatta gerekirse ömür boyu... *

    aylar geçti... 1 yıl... 1,5 yıl... derken artık son zamanlarda saçlı deride başlayan kaşıntı rahatsız edici düzeye ulaştı. kaşıntı yüzünden uyandığım oluyordu. dermatolog'a gittim tekrar. bana söylediği şu oldu: "minoxil'i bırak, 1,5 sene kullandığını söylüyorsun. hayret! iyi bile sabretmişsin."

    başımdaki kaşıntının meğer çok basit bir sebebi varmış:
    1) minoksil alkol içerir
    2) alkol cildi kurutur
    3) kuruyan cilt reaksiyon gösterecek elbet -> inflamatuar (iltihabi) yanıt başlatır. ayrıca kuruyan cilt yağlanır. (yağ = sebo -> seboreik, unutmayın bu kelimeyi, ileride lazım olacak...)
    4) bu da önce kaşıntı, sonra kırmızı, küçük, ve çok kaşıntılı sivilce benzeri lezyonların oluşmasına neden olur
    5) eğer ilacı kullanmakta diretirsen (evet, ben bir süre ısrar ettim) kaşıntıdan o lezyonları kaşıya kaşıya kanatacağın seviyeye getirirsin (uykumda farkında olmadan kaşıdığım ve yastığımdaki kan izeriyle kaç kez karşılaştığımı ben bilirim, ama bu ilaca devam ettiğim dönemde değil, bıraktıktan sonraki dönemde oldu. bırakıldığı an gerileyen bir durum değil malesef)

    yani özetle alkol içeriyorsa uzun vadeli kullanman mümkün değil, istesen de istemesen de 1-2 sene sonra bırakmak zorundasın! ve saç dökülmesinden dolayı o ertelediğin üzüntün var ya, o da dökülen saç telleri gibi toplu halde seni 1-2 sene sonrasında bekliyor. ertelediğin tüm üzüntüyü bir seferde yaşıyorsun. işte burada yoğun bir öfke oluşuyor kullanan kişide, ve haklı olarak diyor ki: "neden başlamadan önce kimse bana bunları söylemedi!"

    tüm bunlar prospektüslerde yazmaz. çünkü her ay, kullanan çoook sayıda insanın 40-50 tl civarı para vermesi... dehşet bir piyasa. ilerideki pişmanlık kimin umurunda.

    neyse benim gariban saçlı derime geri dönelim. merak edenler için: başlamadan evvel günde 30-40 saç teli dökülürken, 1,5 sene sonra mecburen bıraktıktan sonra ilk zamanlarda günde 150-200'den fazla döküldü diye hatırlıyorum. bir yerden sonra bırakın kabaca hesap yapmayı, dökülen saçlara bakmayı bile bıraktım.

    ve gelelim en dramatik kısma. 1,5 sene vefalı müşterisi olduğum minoxilin bana hediyesi:
    ilacı bırakmama rağmen devam eden dayanılmaz kaşıntılardan dolayı tekrar tekrar gittiğim dermatologun koyduğu tek teşhis vardı: seboreik dermatit. (seboreik kelimesini hatırlarsınız, dermatit = cildin inflamatuar (iltihabi) yanıtı, tesadüfe bak: 3. maddedeki iki durum da bir arada... ilginç...)

    bırakalı yıllar olmasına rağmen saçlarımdaki yoğun yağlanma ve kaşıntıyı minoxile borçluyum. teşekkürler minoxil, hayatı bu kadar zorlaştırdığın için.

    doktor birinin böyle bir tecrübe edinmesini garipseyenler için:
    daha dermatoloji stajı almamış, tıp fakültesinin ilk yıllarında olan bir öğrencinin, ortalıkta sağlam kaynak yokken, ve hatta ilacı ilk tavsiye eden dermatolog dahi muhtemelen bunun bilincinde değilken, bilmesini beklememek gerek diye düşünüyorum.

    --- önemli ---

    yıllar sonra buraya yazmak istememin sebebi: poliklinikte bir doktorun bir ilaçla ilgili bu denli uzun bir açıklama yapmasının mümkün olmamasıdır. bundan dolayı meseleyi, sebepleriyle birlikte, bu acı tecrübeyi yaşayan birinden (1. ağızdan) dinleyin istedim. ola ki çevrenizde kullanmayı düşünen biri varsa da bu yazıyı okutursanız sevinirim. sonuçta 1 kişiye bile faydası dokunursa çok mutlu olurum.
    bu yazdıklarıma rağmen başlamak isteyene de saygı duyarım. ama uyarmak boynumun borcudur,
    ve evet keşke daha erken yazsaydım diyorum...

    --- önemli ---

    gelen soru üzerine edit: "saç dökülmesi sorunu için daha sonra ne yaptım":
    yoğun dökülme sırasında meydana gelen bunalımdan çıkmak için dökülmeyi durdurmalı, ve hatta dökülenleri yerine geri koymalıydım. *

    araştırınca artık kalan son ve sağlam yöntemin saç ektirmesi olduğu kanaatine vardım. çünkü özellikle ense bölgesindeki saçlarda "dht reseptörü" yoktu! ve bu da demektir ki, muhtemelen minoxilin işe yaradığı oranda bir iyileşme olacaktı saç ekiminden sonra. (ne kadar az reseptör = o kadar kalıcı saçlar) [ek bir durum olmaması şartıyla]
    bu umutla üşenmedim saç ektirdim. onun da bir artısı bir eksisi oldu.

    artısı : ekim yapalı 4 sene oldu. ekim yapmadan önceki saç durumum ile şimdiki aşağı yukarı aynı. hatta şu anki hali bir adım önde. ama bu 4 senede çok iyi idare etti beni. o yüzden ektirdiğimden dolayı pişman değilim. bu "saç ekimi 4-5 sene idare eder" anlamına gelmiyor. benim ensede dahi dökülme olduğundan biraz istisnaydım anlaşılan ve görünen o ki dht reseptörleri kafamın her yanını moğollar gibi işgal etmiş.

    eksisi : seboreik dermatit biraz daha şiddetlendi (özellikle ekim yaptıktan sonraki ilk zamanlarda). saçlı deride binlerce delik açılınca şiddetlenmemesi mümkün mü... o yüzden seboreik dermatit geliştikten sonra böyle bir karar almak biraz riskliydi itiraf etmek gerek...
  • dermatolog tavsiyesi ile 9 aydır kullandığım ilaç. kullanmaya başlamadan önceki fotoğraflarıma bakıyorum da, halen pek bir değişikliğe yol açtığı söylenemez. sanırım sadece saçlarımın dökülmesini azalttı. bir yan etkisi de olmadı.

    aylar sonra edit: hala düzenli kullanıyorum, hala da emin değilim bir yararı var mı yok mu. galiba alnım biraz daha açıldı geçen seneye göre. beni çim kafa yapmayacaklarına ikna olursam saç ekimine gideceğim bu gidişle. transmed hakkında bilgisi olan bana yazarsa sevinirim.

    daha da edit: bıraktım ben bu ilacı, 18 ay düzenli kullandım, yararını veya zararını görmedim. geçmiş olsun.

    son bir edit: sanırım 18 ay boyunca minoxil hatrına başımda duran saçlar, "minoxil yoksa hadi bize eyvallah" diyerek terk-i diyar eylediler. yani, faydası varmış. yine de kesin çare saç ektirmek dostlar.

    yıllar sonra: ektirdim bile, (bkz: #47767751)
  • minoxidil içeren muadili rogaine kadar zor bulunmayan, spectral gibi berbat kokmayan umut kapısı. etkileri için henüz erken. her sabah ve her akşam saç ovarken duyulan his için (bkz: gür saçlılardan nefret etmek)
  • bu ilacı kullanmaya başlayalı 2 ayı geçti ve gözle görülür bir şekilde gürleşme var saçlarımda, kısaca işe yarıyor. kötü yanı ise malum: bıraktıktan sonra saçın aynen eski haline dönecek olması. şimdilik mutluyum, sırma saçlı olmak güzel ama ömür boyu bu ilacı kafama sürmeyeceğim de kesin. o yüzden yalan bir mutluluk bu malesef.
    kıssadan hisse: şunun kalıcı olanını yapsaydınız ya allahsızlar.
  • zamaninda sac ektirmis ve haliyle bu sac olaylariyla fazlasiyla hasir hesir biri olarak soylebilirim ki etkisi olmaktadir...

    ilacin etken maddesi zamaninda yuksek tansiyon tedavisi kullanilmistir.sac uzerinde etkisi oldugu tespit edilmis ve deriden dusuk dozlarda surumleri cikartilmistir. turkiye de de 2008 yilinda bakanlik onayi almistir.

    ilac temel olarak, damar genisletici bir ilac ve sac dokulmesine sebep olan erkeklik hormonlarinin (androjen diyebilir miyiz?) sac koklerine etkileyisini bloke ediyor ve kullanildigi surece koklerin sac uretmesine yol aciyor.boylece hem saclar daha kuvvetleniyor hemde deri altinda sac uretmeyen kokler tekrar uretime geciyor.

    burada kritik nokta bir kere kullanmaya basladiginz andan itibaren surekli kullanmaniz gerekmektedir. deriden uygulanan bu tur ilaclarin etkisi cok sinirli ve gecicidir.biraktiginiz anda tekrar hormonlariniz sac koklerini etkilemeye devam edecektir.

    sac ekimine gelirsek ben 28 yasimda ektirdim ve 31 yasinda ekilmeyen yerlerim tekrar acildi. su anda ektirsem muhtemelen 35 imde baska yerleri acilacak. o yuzden sac ekimi icin 40 li yaslari beklemek cok mantikli. ama 40 imda etkireceksem ne geregi var diyebilirsiniz.haklisiniz.

    fiyat acisindan 3 tanesini 100 tl ye netten satan yerlerde gordum. arastirmak lazim. duzgun bir yerde sac ektirmeninde 1000 euro civarindan basladigini unutmayiniz.

    ilaca bir firsat vermek bu ise yuzlerce lira verenler icin cok sorun olamayabilir. eger su anda kullandiginiz diger urunden memnunsaniz veya sac ekimini tercih ediyorsaniz da bence bunu kullanmayin. her kiside ne etkisi olacagini kullanmadan bilemezsiniz.

    not;yukaridaki bilgilerinin onemli ve degerli kismini fikilerine ve onerilerine cok onem verdigim farmakolog bir arkadasimdan aldim.
  • şu çizgi filmlerde döküldüğü yer neresi olursa olsun fark etmeden birdenbire saçlar, kıllar büyüten o sihirli iksirin gerçek hayat versiyonu.

    etkisini göstermesi için şu kadar süreye ihtiyacı var diye 3-5 aylardan söz ediliyor ancak sebebi yeni gelen saçların önce sarı tüy olup sonra yavaş yavaş büyümeleri ve görünmeye başlamaları. eğer benim gibi kafanızı makineye vuruyorsanız birden bire saç çizginizi öne gelmiş görebiliyorsunuz.

    yani hemen etki yapmaya başlıyor aslında, diğer saçlarınız daha uzunsa farkı algılayamıyorsunuz sadece. üstelik günde dendiği gibi iki dozaj değil, sadece yatmadan önce olacak şekilde bir kere kullanıyorum; dendiği şekilde 5 fıs.

    kafamda resmen saç çizgim öne geldi, önceden saçların nereye kadar çıkıp nerden itibaren dökülmenin yoğun olduğu vs, dikkatli bakınca aynada net görebiliyorum.

    bırakınca etkisinin gitmesi de sorun değil, gayet de verilebilir bir ücret, günde bir kere olmak kaydıyla da gayet uygulanabilir bir şey, ilave hap map hiçbir şey kullanmıyorum; zira değil saçlarım, kafamın kendisi dökülse erkeklik hormonlarıma dokundurtmam.

    son olarak da, yaptığı şey sadece dökülmeyi engellemek olabilir, isterese yaptığı tek şey bakkala gidip bana bira almak olsun fark yapmaz; kafada öncekinden daha çok saç var mı kardeşim? var. e tamam susalım oturalım bizahmet.
  • reklamlarında ''saç dökülmesi modern erkeklerin ve kadınların en önemli problemlerinden biridir'' buyuruyorlar. modern değilseniz problem yok.
  • sozlükte yazanları okuyup eczaneye koşarak gidip aldığım ürün.bioxcin falan bi işe yaramadı son umudum bu kaldı. biraz kullanıp bende yorumlarımı ekliycem.
    2 ay sonra gelen edit: bitkisel kökenli saç güçlendiricilere harcanan paraya pişman ettiren üründür. 2 ay sonunda saç telindeki kalınlaşması çok çok iyi böyle bi sorunu olan varsa alıp denemesini şiddetle tavsiye ediyorum. boşu boşuna bioxcine para gömmüşüz.

    istek üzerine edit: "nerde saç yoğunlaştı?" tarzında sorular gelmekte. şöyle bir açıklama daha yazayım. saçlarım benim en cok alnıma yakın bölgeden dökülüyordu.bende daha çok buralara uyguladım minoxili burada ki açıklık nerdeyse tamamen kapandı. ancak 2 ay sonunda 1 hafta kullanmayı bıraktım (maddi sebeplerden) tekrar saçlarım zayıflamaya başladı.buda bende uzun bir süre kullanmayı bırakırsam etkisini tamamen kaybedeceği gibi bir izlenim oluşturdu. karman çorman bir durum işte, devamlı kullanırsan süper ama bırakıcaksanız hiç başlamayın.
  • 6 ay kullanan bir arkadaşımın kafasında oluşan körfezleri ormana çeviren solusyon.