şükela:  tümü | bugün
  • ege ve güney marmara dolaylarında ekmek teknesine verilen admış.
    yani köy yerinde teyzeler ekmek hamurunu ekmek şekline getirip şekli bozulmasın diye de üzerine örtü serilmiş, göz göz olan uzun bir tahtanın üstünde dinlenmeye bırakırlarmış. işte bu tahtaya deniyormuş minyet.
    ekürisi için (bkz: yasteç).
  • bir zamanlar tek parça ağaçtan oyularak yapılan dört ya da beş gözlü ekmek kalıbı. sonraları böyle zahmetli bir işlem yerine, francalaların yayılmasıyla birlikte, dikdörtgen bir çerçeve içine belli aralıklarla tahta çakılmasıyla oluşturulan marangoz işleri kullanılmaya başlanmıştır.

    minyet, dayanıklı bir ağaçtan oldukça kalın (şöyle en az beş parmak derinlikte) keresteler kesildikten sonra traşlamayla yapılırdı. aynı büyüklükte çukurlar oyulduktan sonra kullanıma hazır hale gelirdi. ekmek yapıldığı zaman, minyetin boyuna uygun kesilmiş bezler serilir, biraz unlanır, sonra duruma göre dövülmüş karanfil ve sakız ama ille de susam serpilir ve ekmek hamurundan eşit büyüklükte topaklar bu oyuklara yerleştirilirdi. hamur dinlendirilip kabardıktan sonra, bu bezden yastaç üzerine alması kolay olurdu. sonrası, fırın küreğinin üzerine koyup sıcaklığı tavına gelmiş fırına atmaktan ibaretti.