şükela:  tümü | bugün soru sor
  • odaya girince on saniye falan sürüyor gerçi ama, odaya girmeden önce olanı zaten asıl bahsettiğim. ramazan dolayısıyla sizi yıllarca görmemiş tanıdıklar da evi ziyaret edebiliyor. zaten bu misafir, el öpme, okul ne zaman bitiyor sorularına cevap verme ritüellerini sevmeyen ben, genelde odamda bilgisayar başında oluyorum. ama ne oluyor? gel oğlum, zekiye ablalar seni görmek istiyormuş diyor annem ve mecburen bir oda dolusu 'yabancı'nın arasına karışıyorsun.
    herkes kapıda karşılarken sen de arada kaynayabiliyorsun, çok dikkat çekmeden atlatabiliyorsun o süreci, ancak odadan çağrılınca iş değişiyor tabi.

    eşek kadar olmuşsun [çek]
    ellerin öpülmesi [çek]
    okuyor musun akabinde okul ne zaman bitiyor [çek]

    işte odaya ilk girildiği anda herkesin aynı anda sana dönmesi, sonra el öpmeye ilk önce kimden başlasam kararsızlığıyla baş başasın; topluluk karşısında konuşma yapacakmışım gibi etkiliyor beni.
  • odadaki misafirleri tanımıyorsan yada hatırlamadıysan "beni hatırlamadın mı yavrucugum,ben x in amcakardesi?!?!!" gibi sorulara tutuldugun ve bu soruların ardından tuhaf bekleyislere sahne alınması sonucu olusan durum
  • öpme gerekliliğinin sorgulanması, öpme sıralamasının kestirilmesi, kime yönelirken kimin üstünden geçilmesi/geçilmemesi gerektiğini yargılamak suretiyle rota çizilmesi, o odadan en hızlı şekilde çıkılmasını sağlayacak en uygun bahanenin önceden bulunması ve derin bi nefes almak suretiyle rastgele.. sonrası, hayal meyal hatırlanan bi gulugulugulu nidaları karmaşası..
  • geliştirdiğim yöntemle yaşanmayan strestir. şöyle ki gelen misafir kim olursa olsun kapıda karşılanır, eli sıkılır/öpülür neyse. tüm misafirler yerine kurulduğunda bir köşeye sandalye çekilir sessizce oturulup topun atılması beklenir. "ee yeğenim" ile başlayan klişe soru cümlelerine sırıtarak verilen kaçamak cevapların arından bir süre odadan ayrılmayıp mevcut muhabbete şahit olunur. sohbet misafirlerin kendi aralarında "sizin x ler ne yapıyor yaw" , "y'nin kızı da evlenmiş duydun mu" ayarına gelince, mutfağa ya da tuvalete gidiyormuş gibi bir yüz ifadesiyle sandalyeden kalkılır, zaten açık olan bilgisayarın başına geçilir "pause" konumundaki oyuna yeniden hayat verilir. asıl dünyaya geri dönülür..

    ek$i sözlük gençlik eki'nden..
  • bayramlarda çok yaşadığımdır.

    - mehmet dayının elini öptün mü? hayır mı, girsene. girsene. girsene!
    + ya bırak beni tamam.
    - ne çekiniyon?! girsene. girsene!! neden girmiyorsun ki? *içeridekilerin duyabileceği sesle* onlardan mı çekiniyosun?
    + allah kahretsin bırak beni, ben ne zaman gireceğimi biliyorum bırak beni!.. kimlerin elini öpücem?
    - şunun, şunun, şunun...
    + peki şunun?
    - yoh!

    bir de içeriye girince bir "ohohohoooooooooooow" efekti ile herkesin ses çıkarmaya başlaması korkutucu olabiliyor.
    ama cipralex kullanıyorsanız içerdeki kimseyi siklemiyorsunuz ve hatta içeri girme ihtiyacı bile hissetmiyorsunuz.
  • çok sıkıntılı anlar yaşatır. en güzeli insanların arasına karışmaktır. ne ilk ne son olmalısın.
  • girdiginde ikramlarin gelen misafirlerin karismis kokularini hissedersin ilk. kendi evin olmasina ragmen yabancilik cekersin iceriye girmenle ortada donen muhabbet bir iki bir iki azalmaya baslar bakislar size yonelir, misafirler tam belli etmeselerde seni gördük hallerine girerler... sende olaya sonradan dahil olmusluk hissi cekinme sıkılma hık mıkzık derkn bakmissin yanaklarin sag bastan birileriyle bulusmaya baslamis bile..
  • beni bayramlardan soğutan hadise. dedemlerin evi bayramlarda çok kalabalık olur millet bayram namazından sonra kahvaltıya kuşluk vaktine öğlen yemeğine ikindi çayına ve de akşam yemeğine dahil olur. ben de en erken sabah 11 gibi giderim. allahım ne kalabalıktır. koca salonda tanıdığın tanımadığın herkesle tek tek hepsiyle görüş mal mal sırıt. allahım ateş bastı şimdi aklıma gelince. en yakın bayram ne zaman ya?
  • hiç utanıp kasılmadan, coşkulu ve hızlı adımlarla odaya dalıp, kolları iki yana açarak "oooooooov hoş geldiniz" (iki el birbirine kavuşturulabilir bu esnada) denmelidir. sırayla herkes tek tek öpülmelidir. hatta böyle iyice abartın. sıkı sıkı sarılın, bağıra bağıra konuşun filan. o enerji yayılsın böyle ortama. böyle aşırı samimiyet, şen kahkahalar filan. siz de rahat edin, misafirler de rahat etsin. hep ürkek tavırlar nereye kadar?

    hiç de strese girilmemesi gereken bir durumdur. bi başlayın gerisi gelir zaten. haydi benim aslan asosyallerim, asi melankoliklerim!
  • bakış açınızı değiştirerek aşabileceğiniz strestir. şöyle ki; bu stres küçük yaşlarda oluyor ya insanlarda, büyüyünce geçiyor hani. büyüklere empati kuruluyor çünkü. sizi sorguya çekip rahatsız etmek değil amaçları bir oda dolusu misafirin, inanın bana. yeni nesil bir sosyallik tanıdım çevremdeki gençlerde, bayıldım doğrusu. öyle bir odaya gönül rahatlığı ile girip birkaç kelam edip gözlem yapabilme şansı edindiği için minnettar olacak kişilerden bahsediyorum. zira bu kişiler gündelik yaşamda karşılarına çıkan belli meslek grubundan insanlara karşı da en aydınlık, gülen yüzleri ile merhaba diyorlar, canlarını sıkan birisi olduğunda da arkasını dönüp çıkabilme hürriyetini saklı tutarak tabii ki. bir de şu konu var: kendi evinize taşındığınızda böyle bir sorununuz olmaz, geçici bir sorun bu strese girmeye değmez. çünkü büyüklerinizle yaşadığınız zaman misafirler üzerinde kontrolünüz olamıyor. ama kendi evinize davet ettikleriniz sadece geliyor.sözün özü; böyle şeylerle canınızı sıkmaya değmez!