şükela:  tümü | bugün
  • devlet opera ve balesinin 'öteki'sidir. kadrolu koro sanatçılarıyla yan yana oturup aynı esere çalışır, sahnede yan yana aynı eseri söyler; üstelik kadrolu koro sanatçısının bulaşmak istemediği çocuk oyunu, eğitim etkinliği ve sosyal sorumluluk projesi distribüsyonlarında adı yer alır.

    temsil/gün başı ücretlendirildiği için yazları kurumun kapalı olduğu dönemi maaşsız geçirir. bayram tatillerinde vb. parasını kazanmak istiyorsa kadrolular tatildeyken operaya gelmek ve o yoklama kağıdına imza atmak zorundadır. şehri terk edemez anlayacağınız. tatil için değil, tedavi için bile şehri terk edemez. şayet hiç provası yoksa o dönem, çalışmadığı gün kadar ücretinden vazgeçerek izin alır çok çok. yakını vefat eder, yevmiyesinden vazgeçerek cenazesine gider. evine tesisatçı gelir, yevmiyesinden vazgeçerek izin alır. bu kadar ölüp bittiği para da ayda 2300-2500 tl civarıdır vergi dilimine göre. halbuki birkaç yıllık bir kadrolu korist 4000 lira maaş alır ve yılın 6 ayı çift maaş ödenir kendisine.

    kadrolu haklarını cesurca kullanır, sözleşmeli bir ayağı dışarıda diye korkusundan yasal haklarını bile talep edemez. "kadrolular neden yaz sıcağında bizimle beraber cezaevi, huzurevi vb. konserlerine gelmiyor?" diye sorarsınız, "siz imza atabilin diye sizleri yazıyoruz bu etkinliklere; isterseniz yazmayalım, yevmiye almayın." diye aba altından sopa gösterir yöneticiler. yöneticiler kadrolu/sözleşmeli ayrımının olmadığını iddia eder ama kadrolular sözleşmelilerin maaşına yapılacak iyileştirmeden bile rahatsız olup tasarıya engel olurlar.

    şu günlerde misafir(gün başı sözleşmeli) sanatçılar kadro haklarını alabilmek için seslerini geniş kitlelere ve yetkililere ulaştırmak için birtakım etkinliklerin hazırlığı içindeler. lütfen destek olunuz.

    #operabalekadrobekliyor
  • seslerini duyurmaya çalışan, eşit(kimi zamanlarda daha ağır) iş yüküne eşit ücret ve hak isteyen topluluk. orkestra ve bale sanatçıları da aynı dertten muzdarip.

    şöyle bir bildirileri var kültür bakanı numan kurtulmuş'a bir şekilde değmesini istedikleri:

    "bizler, 375 sayılı khk'nın ek 7. maddesi ve bütçe yasasının 23. maddesi uyarınca her yıl maliye tarafından vizelendirilen ve hiçbir yasal düzenlemeye tabi olmadan sürekli olarak kadrosuz sözleşme ile çalıştırılmaktayız.

    sözleşmemizde “t.c uyruklu misafir sanatçı” ibaresi kullanılmakta.
    en fazla 26 gün puantaj ediliyor ki bazen daha az da olabiliyor ve o kadar da sigorta primi yatıyor.

    yazın kurum tatile girdiği zaman ücretlerimiz ve dolayısıyla sigorta primimiz de kesilmiş oluyor.

    sözleşmelerimiz yılda iki kez, 01.01. - 30.06 ( duruma göre temmuz 15 e kadar da uzatılabiliyor. ) 15.08. – 31.12. tarihleri arasında yapılıyor.

    sözleşmelerinde “yabancı uyruklu misafir sanatçı” yazan yabancı arkadaşlar ise aynı vizelendirme şekliyle aylıklı olarak ve 30 gün sigorta primiyle çalışmaktadırlar.

    ve yine aynı vizelendirme şekliyle t.c. uyruklu misafir sanatçı adı altında aylıklı çalışan bir grup da var.

    kadrolu sanatçı arkadaşlarımızla aynı işi aynı zaman diliminde yapmamıza rağmen haklarımız arasında ciddi farklar var… “eşit işe eşit maaş” ilkesinin çok uzağındayız.

    bırakın kadroluları yakalamayı aylıklı çalışan yerli ve yabancı sözleşmelilerin bile uzağındayız.

    haftada 6 gün çalışıp, 7. günü ücretsiz izinli geçirmek de ayrı bir sorun.
    işten atılmamız durumunda bir tazminatımızın olup olmadığı konusu da kafamızı kurcalayan başka bir soru.

    daha önce çıkarılan 5620 sayılı geçici işçilerin kadroya alınmasıyla ilgili yasadan yararlanamadığımız için işçi olmadığımız sonucunu çıkardık.

    bu yasadan bir kaç yıl sonra çıkartılan 'kamuda çalışan sözleşmeli memurların kadroya alınması' ile ilgili khk ile umutlandık fakat yine kapsam dışı kalınca memur da olamadığımızı anladık.

    ne işçiyiz, ne de memur. 'taşeron sanatçı' tanımını yakıştırdık kendimize.

    son olarak çıkan yasadan yararlanmak için de çok uğraştık, ki taşeronların dahi kadroya alınacağı söyleniyordu, onun da dışında kalınca hepten yıkıldık. çalışma şeklimizin yasal bir zemine oturmadığı söyleniyor bize. bunu anlamakta gerçekten zorlanıyoruz, yani yasa dışı mı çalışıyoruz?

    bazılarımız 20 seneyi aşkın bir süredir bu şekilde çalıştırılmakta, bırakın sosyal güvenlikle kazanılacak kıdem tazminatı hakkını, normal bir emeklilik için bile umutları yok.

    türkiye genelinde 1000'i bile bulmayan sayımızın -ki bu devlet için çok küçük bir rakam,- çıkacak yasaya eklenecek bir maddeyle kadroya alınması mümkündür."

    #operabalekadrobekliyor
    bu hashtag ile çeşitli dijital mecralara bir şeyler karalayıp destek olmaya çağrıyorlar herkesi.
  • yan yana şarkı söylediği arkadaşını mesai çıkışında, atm önünde görür. kendi hesabına 2000 lira yatarken az önce aynı işi yaptığı arkadaşının hesabına 8000 lira yatar. çok acıdır.

    lakin bu yalnızca koro sorunu değildir, kurum genelinde bir statü belirsizliğinin getirisidir. koro, orkestra ve bale personeli ne işçidir, ne memur.

    yakın zamanda 30 günden daha az puante edilemeyecekleri gerekçesiyle bir tartışmaya konu olmuşlardır ve kurum bu yüzden büyük(epey büyük, rakam vermeyeyim) bir ceza almıştır. bu olay bir sürecin tetikleyicisi olmuştur ancak yine kendilerine reva görülen pozisyon ne işçi, ne de memurdur. yalnızca maaşları aylık olarak sabit olacaktır, bayram tatilinde ailelerini ziyarete gittiler diye maaşlarının 1/3'ü kesilmeyecektir. isimsiz bir hayata mahkumdurlar anlayacağınız.

    hani şu sokaktaki vatandaşın "bunlar çok zengin, çok büyük burunlu yaaa!" diye gördüğü, yalılarda oturduğunu ve kürklerle dolaştığını düşündüğü kitle var ya, onlardan bahsediyoruz efendim.

    (bkz: misafir orkestra sanatçısı)
    (bkz: misafir bale sanatçısı)

    #operabalekadrobekliyor diye de bir hashtagleri varmış, rica üzerine...
  • shitbreak18 in çağrısına (bkz: #72660556) kulak asılmasını bekleyen, türkiye'deki devlet operalarının temel taşlarıdır.
    türkiye'deki altı opera ve bale evinden misafir sanatçıları çıkartığımızda kalan kadrolu sanatçı sayısı ile temsiller yapılamayacağını hatırlatarak , yıllardır açılmayan kadro sınavlarını bekleyen , opera ve bale kurumlarının tüm yükünü çeken ve kadrolu sanatçıların çoğundan değil eksiği fazlası olan sanatçı arkadaşlarımızın sesini duyurmak hepimizin borcu.
  • başlattıkları kampanyayı change.org'da da sürdürmekte olan dob personeli topluluğu.

    şurada