şükela:  tümü | bugün
  • bazı durumlarda yaşanabilen olay. gelen misafire konserveden çıktığı belli olan yaprak sarması, barbunya vb ikram ediliyor. ana yemek veya meze olarak.

    bazı insanlar bu durumu ayıplarken bazıları normal karşılıyor.
  • isveç'te normaldir. tabii ki, önünüze öyle lök diye koymazlar. o konserbeyi güzel bir tabağa boca edip, bir güzel de süslerler. ruslar da tereyağ sürülmüş ekmeğin üzerine konserve balık koyup, turşu ve votka ile ikram ederler.

    benim açımdan no problem yani...

    türkiye'de de yapılıyor...

    adana'dayım. tek başıma takılıyorum. şizofren adamım. öyle kalabalıkları sevmem. bir telefon geldi. istanbul'dan arkadaşlarım adana'ya ineceklermiş (kuşlar ya. uçup uçup iniyor, ibişler). beni de ziyarete tmek istiyorlarmış. hay amınako, jeremico! evim, bela bir mahallede. bunlar tek başına gelse, benim eve ulaşamadan on kez sikerler. ne yapayım ne yapayım, diye düşünürken, bizim çakal halil'den doblo'sunu aldım. şakirpaşa'ya doğru giderken hemen migros'a uğradım. bir sürü conserve, rakı, meze vs. aldım.

    neyse, bu izlek düzlek ibişleri havalimanından aldım. amcık ağızlılar, bir ellerinde kamera, bir ellerinde de pahalı telefonları ile mal mal dolaşıyorlar. once, asmaaltı'na gidelim, diye teklif ettim. kabul etmedi , yavşakovskiler. bunları once güzel bir mekana bıraktım. işim var, hemen geliyorum, dedim. eve gelip, mezeleri ve konserveleri güzel tabaklara koyup, buzdolabına yerleştirdim. sonar, bunların olduğu mekana gittim.

    bici falan yedik. bizim eve geldik. mahalleyi görünce hemen dellendiler. fantastic funtastik diyorlar. ulan yavşak, arabadan in de gör fantastik neymiş. iki dakikada seni hış ederler, yanındaki avrada da hemen kıyarlar. la bir susun. ziv ziv ziv kafa siktiniz, demedim tabii ki. eve geldik.

    bahçeye hemen mangalı kurdum, masayı hazırladım, bunlara konserve ve hazır mezeleri çıkarttım. istanbul insanı. bazen mal oluyor işte. muhteşem diye diye yediler.

    bir akşam bende kaldılar. gelenlerden birinin eşi de bana asıldı. hafiften kıyıverdim kuytuda. ses ediyordu, sıs! dedim. bunu kimseye anlatmayacağımıza dair birbirimize söz verdik. kadın, görüşelim dedi. aramadım.

    işte böyle... yalanım varsa siksinler beni...