şükela:  tümü | bugün
  • herkesin sahit oldugu ve buyuk olasilikla cocuklukta yasadigi bir hayat manzarasi. icilen caylar, sohbetler sonrasinda cocuk koltugun uzerinde veya halida uyuya kalir, bazi ebeveynler yatagin uzerine tasir ve kalkma zamani geldiginde uyanmamak icin buyuk caba sarfeden cocuk kucakta tasinarak eve goturulur. bir insanin uykusu bu kadar mi derin olur behey! diyesim gelmistir hep. cocuk iste...
  • - dur ben kucaklıyım sizin çocuğu arabaya kadar.
    - şş çocuk dediğin 19 yaşında genç kız ahmet hayırdır !
    - vay bee o kadar oldu mu daha dün sikim kadardı bu. hey maşallah.
    - töbe yarebbim
  • bu cocuk evine neyle götürülürse götürülsün*** eve girer girmez uyanır ve uyumak bilmez. butun genellemeler yanlis olsa bile bu genelleme doğrudur ve her ebeveynin başına gelir.
  • ebeveynligin gereklerinden biri..tasinan cocuk ekseriye yanaklari terden nar gibi olmus, saci basi bir birine karismis bir keratadir..hatta dikkatli bakarsaniz ensesinden annesinin sirtina soktugu havlunun ucunu bile gorebilirsiniz..
  • cocugun kafasina dikkat ederek yapilmasi gereken eylem. bu eylemin klasigi saga sola bowling topu gibi carpan cocuk ba$idir.
  • muhteşem bir duygudur. çocuk olarak yaşamak inanılmaz mutluluk ve güven verirdi, inşallah baba olarak da yaşamak fırsatım olur.
  • bu eylemin nesnesine yani misafirlikte uyuyan cocuka cok mutluluk veren, yillar sonra bir ofis kosesinde hayallere dalmasini saglayan sefkatli ebeveyn davranisi. yamuk yumuk kivrildigi koltuktan kucaklanip guc bela paltosu giydirilmis cocugun arabaya ozenle yerlestirilmesi, ustunun baba paltosuyla bir kat daha ortulmesi.. amanin valla dusundukce eriyorum. o arabadaki birkac saatmis gibi gelen uyku.. evin onune gelince uykusunu almis, cin gibi olmus cimcime veya keratanin uyuma numarasini surdurup alti kat merdiveni kucakta cikmasi.. eve varinca paldir kuldur kosmaya baslamalar, koltuktan koltuga ziplamalar, sonra uyuyup sabahin korunde cizgi filmler icin zimba gibi uyanmalar..
  • önce ev sahibinden bir battaniye istenir, gelen battaniye çocuğun üstüne örtülür ve çocuk " bissmill.." diyerek kucaklanır ve apar topar arabaya götürülür.ev sahibinin battaniyesi de orda kalır.zaten sık sık misafirliğe giden çocuklu ailelerin evlerinin battaniye cenneti olma sebebi budur.
  • kucağa alınan çocuğun terliği veya ayakkabısı mutlaka düşer. kapı önü muhabbetlerini tekrar yaşamak istemeyen ebeveynler tarafından bilgisayar başından kaldırılır insan, oflaya puflaya iner merdivenleri ve küçük eşyayı afacanın babasına verir. babadan son bir doz espriyi aldıktan sonra hevesle bilgisayarın başına koşarken bu kez kendi babası tarafından durdurulur. meyve tabaklarını mutfağa götürmekle görevlendirilir. misafirlerin yanında oturup sohbete katılmadığı için ayar alır babadan.
  • 1.katı bir solukta çıktım.

    2.kat daha uzun sürdü; çocuk kendini bırakmış, gittikçe daha da ağırlaşmıştı. önceleri gıdıklayarak okşayan küpelerin demiri yavaş yavaş hem de zalimce batmaktaydı.

    3.katta piyanoyu taşıyan bir hamal gibi "ıhhh"lıyordum.

    4.kat, basamakları, dev bir merdivenin basamakları gibi ağır ağır çıktım.

    5.kat, duvarları, tırabzanı, dar pencereleri bitmez tükenmez bir helezon gibi dönen korkunç bir yerdi.

    6.katta, taşıdığım artık bir çocuk değil ağır, korkunç boğucu bir nesneydi. altında ezilme tehlikesi olsa da kendimi onunla birlikte yere bırakmayı düşünüyordum.

    nihayet ev.

    çocuk - ne çabuk geldiiiik