şükela:  tümü | bugün
  • enigmanin icinden bazi kisimlari sample olarak kullandigi saheser.
  • gregorio allegri`nin en cok taninan ve hikayesiyle müzik tarihinin en büyük efsanelerinden biri haline gelen eseri miserere mei, deus`un ünü, yazildigi dönemde ve sonrasindaki yaklasik140 yil boyunca seslendirilme tekelinin sistine sapeli`ne ait olmasindan dogar. hikayeye göre, 14 yasindaki mozart italya turnesi sirasinda sistine sapeli`ni ziyaret edip, notasi disariya verilmeyen bu eseri dinler ve daha sonra hafizadan notaya gecirir. bir ikinci ziyaretinin ardindan ise son düzeltmeleri yapar. her ne kadar eser kendi basina son derece degerli olsa da hafizalarda asil yer eden ve bir anlamda eserin hak ettigi ünü gölgede birakan, bu cift korolu (biri dört, digeri bes sesli) a capella eseri notaya gecirerek müzikal dehasini ortaya koyan mozart`la iliskili kismidir. elbette, bu hikayede tartismaya acik unsurlar bulunsa da, dönemin kompozisyon kurallarina hakim olan ve ortaya cikarttigi eserlerle müzikal dehasi tartismaya yer birakmayan mozart`in bunu basarmis olmasi akla yatkindir. duyuldugunda insani saskinliga sürükleyen bu hikayenin yarattigi etki, armoni kurallariyla biraz hasir nesir olunduktan sonra önce büyüsünü kaybeder gibi olsa da aslinda bir baska takdir ve hayranliga birakir yerini.
  • mezmurların 51.sidir.
  • (bkz: miserere)
  • yakın zamanda çok özel bir mekanda canlı dinleme fırsatı bulduğum eserin hikayesi gerçekten etkileyicidir.sistine şapeli dışında söylenmesi bile afaroz edilme nedeni olan bu eserin şapel dışında okunmasına neden olup notalarını çıkarmış olan ve bunu sadece 14 yaşında yapan wolfgang amadeus mozart daha sonradan 14. papa clement tarafından huzura çağrılmıştır.bunun ne demek olduğunu anlayan mozart isteksizce de gitse çok şaşıracağı bir övgü almıştır.bununla beraber eser zaman içerisinde çok büyük değişiklere uğramış türlere de sahip olsa orjinaline genel anlamda sadık kalınır.ufak tefek müzikal çıkışlar dışında neredeyse allegrinin yazdığının aynısı bir eser dinleriz.bazı efsanelere göre ise sistine şapelinin baş şarkıcılığını yıllardır elinde tutan kişiyle mozartın yolları londrada kesişir ve eserin asıl hali oradan gelir.miserere mei deus un elimize ulaşmasını sağlayan belki mozarttan sonraki en önemli kişi ise felix mendelssohn dur.
  • "less is more" değil, "less is universe" diyen müzik.

    "tanrım beni günahlarımdan arındır" derken soprano'nun tepeye vurmasıyla kullaklardan aşağıya arınıyoruz. buradaki arınma ve temizlenme işlemini sağlayan sopranonun, 2 aşamalı şekilde climax'a ulaşıp süzülerek aşağıya inmesi dinleyici üzerinde elektriksel bir boşalma yaratıyor. evet climax dedim evet boşalma dedim. hadi daha net söyleyeyim; orgazm'ın, tarihteki en güzel müzikal karşılıklarından biriyle haşır neşir olduğumuzu sanıyorum. genelde dinsel kirlenmenin tetikleyicisi olarak görülen cinsellik, "dünyevi olan"ın temelidir. kirlenme her zaman cinsellikle başlar. bu külliyatta bulup bulacağımız en uhrevi ve saf eserlerden birindeki -dünyevi şeylerden- arınmayı sağlayan şeyin dönüp dolaşıp yine orgazm'a dayanması enteresan.

    kirlendiğimiz suda arınıyoruz..

    http://www.youtube.com/watch?v=fcwo1hkhu40
    (kaçırılması imkansız olduğu için climax'ların saniyesini belirtmiyorum. yüksek sesle dinleyiniz. bu arada o balkondaki sopranoyu* yirim, yirim : ) )
  • arınma taleplerinin zihin kilitleyen, kalp sıkıştıran, durgunlaşarak çözünür kılan yolu.

    http://www.youtube.com/watch?v=jzl3poaatn8
  • hiç bir şeye değilse de, çoksesli müziğin mucizeviliğine taptıran parça.
  • (bkz: müzik budur)
  • 6,5 saatlik istanbul artur gece otobüsü yolculuğu boyunca kaseti başa sarıp sarıp yol boyunca dinlediğim tanrısal beste. sabah tan ağarırken otobüsten inmiş halim bu dünyadan biri değildi.