şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: hamunaptra)
  • albert champdor'un ani, hunefer ve anhai papirüslerinden yararlanarak oluşturduğu, antik mısır'da ölünün yolculuğu. türkçe çevirisinde evrenin yaratılışı şöyle tasvir edilen kitap:

    ''ne varlık, ne de yokluk vardı. yukarıda ne uzay, ne de gökyüzü vardı. hareket eden neydi? nerede ve kimin yönetiminde? derin, dipsiz su mu vardı? o zaman ne ölüm, ne ölümsüzlük, ne de geceyi gündüzden ayıracak bir belirti vardı. bir, nefes almadan soluyordu. kendiliğinden hareketli idi, ötesinde hiçbir şey mevcut değildi. başlangıçta karanlıklar karanlıkları örtüyordu. boşlukta hapsolmuş ‘’bir’’ sıcaklığın gücü ile vücut buldu.''
  • bu kitapta tılsım diye bahsedilen bölümler aslında bildiğimiz dua ve yakarıştır. ölümden önce ibret alabilmek için ya da ölen yüksek zümre mensubu kişilerin ardından okunur. sebebi ise öteki alemde onlara yardımcı olacağına inanılmasıdır. aslında bu da bizim şefaat dileme ritüelimizdir. en meşhur bölümü 125. tılsımdır ki ölen kişinin osiris ve 42 yargıcı tarafından sorguya çekildiği zamanı anlatır. aslında buradaki 42 yargıç, 42 günahı ve savunulmasını sembolize eder. aynı zamanda musevilikteki on emrin temelini de oluşturur.

    sgn kitaptan bazı görseller: bu ve şu.
  • antik misirlilarin inanisinda, ölüm bir son degildir. insan bedeni ve yasam enerjisi "ka" olarak tanimlanir, ruh ise "ba" olarak tanimlanir. ölmek, "ka"yi gecmek deyimiyle de anilir. yani ruhun fiziksel siniri olan beden arkada birakilir ve bir kus seklinde tasfir edilen "ba" yani ruhsal enerji serbest birakilir.

    "ka" ve "ba" nin bir aradaligi ve donusumu sonlu ve sonsuzun surekli ic ice olmasinin, antik misir dualizminin bir ornegidir.

    ölümden sonra, dunyada kalacak beden icin mezar odalari hazirlanir, beden curumesini onleyecek sekilde mumyalanir, ölünün fiziksel dünyada kalan temsili onurlandirilir. boylece kisinin aynı anda hem yeryüzünde, hem de uzayda, ayrıca hem anlık varolusu, hem de zaman icinde devamliligi sağlanirdi.

    "ba" ise sonsuz olanla birlesmeye dogru yolculuguna baslar.

    ölümün gecesinden sonra sabaha karsi ölü genc gunes olarak dirilirdi. ra, osiris ve sekhmetle birlikte gunes kayigina biner ve yargilanacagi maat'in huzuruna dogru yola cikar.

    gunesin batmasiyla alt dunya olan "duat" a iner ve thoth'un yardimiyla gece kayigina bindirilir ve osiris mahkemesine cikar.

    burada ölünün kalbi maat'in tüyü ile tartilir. thoth ölünün itiraflarini yazar. kalbin tüyden hafif gelmesi icin ölünün yasarken maat'in 42 prensibine uygun yasamis olmasi gerekir, yani kisacasi adaletli bir yasam surmus olmasi gerekir. maat adalet tanricasidir ve antik misirda adalet cok onemlidir.

    eger kalp tüyden hafif gelirse; ölünün "ba"si tanrisal enerjiye karisir. tanrilarla bir olur ve kozmik enerji bütününe karisir.

    eger kalp tuyden agir gelirse su aygiri seklinde tasfir edilen amemet isimli canavar tarafindan kalbi yenir ve ölü dünyada baska bir bedenle yeniden dogmak uzere geri gonderilir. *

    yani anlasilacagi uzere, antik misirin ölüm sonrasi anlayisi bilinen ahiret anlayislarindan cok daha farklidir.
  • "ah, benim kalbim, dönüşümlerim için gerekli olan, atalardan gelen kalbim, terazilerin muhafızları önünde kendini benden ayırma, sen benim göğsümün içindeki kişiliğimsin, bedenlerimin üzerinde beni izleyen eşimsin."
  • antik mısır cenazelerinde okunan metinleri içeren ve asıl adı günden dışarı gidenler veya ışığa çıkarma kitabı anlamına gelen, eski mısır dilinde ismi ra nu pert em hru olan kitaptır.

    kitabın orijinali 18. hanedanlık döneminde yazılmıştır. ölüm ötesi yaşamında kendisine yardımcı olması için ölmekte olan kişinin huzurunda okunan metinlerin ve gömülme yöntemleriyle ilgili metinlerin derlenmesinden oluşmuş bir kitaptır. kitabın heliopolis uyarlaması, teb uyarlaması ve sais uyarlaması olmak üzere üç ayrı kaynaktan uyarlanmış biçimleri bulunmaktadır. mısır ölüler kitabı, ışığa çıkarma kitabı olarak da bilinir.

    yer yer sembolik ifadelere yer verilen kitapta özetle, ölüm olayından sonra fiziksel bedenini terk eden ruhun ka’sıyla amentet'e gittiği, burada kendisini bir yargılanma beklediği, bu yargılanmada vicdanın rolünün çok önemli olduğu, yargılanma işleminden sonra bazı ruhların tekrar yeryüzünde doğduğu, bazı yükselmiş ruhların ise isis ve osiris’in hükümranlığında görevler aldığı anlatılır.

    sanılanın aksine kitap, ölen insanları diriltmek için değil, ölümden sonraki yaşamda ölen kişiye yol göstermek ve hayatını düzenlemek amacı ile oluşturulmuş metinlerden oluşmaktaydı. antik mısır'da ölümden sonraki yaşamın cenneti olarak düşünülebilecek sazlık tarlalarına ulaşmayı isteyen her mısırlı için, bu kitap onlara yol gösteren bir kaynak olarak tasarlanmıştır.

    edit: imlâ
  • hiç kimseye kötülük etmedim.
    yakınlarımı bahtsızlığa sürüklemedim.
    gerçek evinde alçaklık etmedim.
    kimseyi gücünün dışında çalıştırmadım.
    benim yüzümden kimse korku duymadı,
    yoksulluk ve acı çekmedi, bahtsız olmadı. tanrıların kötü gördükleri şeyleri hiç bir
    zaman yapmadım.
    kölelere kötü muamele etmedim ve ettirmedim. kimseyi aç bırakmadım.
    kimseye göz yaşı döktürmedim.
    kimseyi öldürmedim ve kimsenin
    kahpece öldürülmesini emretmedim.
    kimseye yalan söylemedim. hiç bir utandırıcı davranışta bulunmadım.
    zina etmedim. yiyecekleri pahalı ve eksik satmadım. terazinin dirhemi üzerine hiç bir
    zaman elimi bastırmadım. teraziyle tartarken hiç bir zaman hile yapmadım.
    süt çocuklarının ağızlarından sütü uzaklaştırmadım. hayvanları çalmadım.
    tanrının kuşlarını avlamadım.
    ölmüş balığı tutmadım. hiç bir arkın suyunu başka yöne çevirmedim.
    ben temizim, temizim, temizim...