şükela:  tümü | bugün
  • 31 ocak'ta netflix'te yayınlanacak taylor swift belgeseli.

    fragman
    türkçe altyazılı fragman
  • milyonlarca insana hitap eden ama bana hiç hitap edemeyen bir insanın, taylor swift'in hikayesini konu alacak netflix belgeseli. hep merak ederim böyle insanları. gücü nedir... nereden gelir... yaptığı müzikten geldiğine inanamıyorum çünkü. yaptığı müzik tür olarak belki kendi endüstrisini domine edebilir, çok yüksek paralar kazandırabilir ancak sahip olduğu gücün ana kaynağı orası değil kesinlikle. merakla bekliyoruz. izleyelim ve kısmen de olsa aydınlanalım en azından.

    edit : aşırı sempatik gösterilmiş taylor swift bu belgeselde. kardeşim senin gösterdiğin bu tip bir insanın, evrimsel olarak var olabilmesi mümkün değil. sanırsın vur ensesine al ekmeğini. lan bu kadın milyonlarla oynuyor. (para olarak değil, insan popülasyonu olarak) sahip olduğu gücü nasıl edindi... bomboş. hiçbir şey bilmiyoruz. neyse, izledik kısmen de olsa öğrendik kimmiş neymiş. kara taraflarını törpüleyerek nadide bir pırlanta olduğuna inandırmak istediniz beni ama nanay. insan bu değil. tanıyorum ben insanları.
  • gün itibariyle netflix türkiye'de yayınlanmış taylor swift belgeseli.

    hayat hikayesi, nereden nereye geldim falan arada kedisi çıkıyor o da nereden nereye geldim miyav diyor şarkı falan söylüyor, söz yazıyorlar yani epey güzel içeriği.

    (bkz: izlenir ki bu)
  • haftalardır bunun için bekliyordum sonunda çıktı da izledim. çok güzel olmuş. ama keşke süreyi daha da uzatıp red dönemine falan da değinselermiş. (all too well’in yazılışına vs.) tek hayal kırıklığına uğradığım şey film ile birlikte miss americana & the heartbreak prince’in klibinin yayınlanmaması oldu. ama olsun onun yerine yeni bir şarkı kazandık.*
  • taylor swift listelerimde yer verdiğim isim değildi. klasik disney ergenlerinden birisi olduğunu sanıyordum açıkçası*. başarılı bir fragmanına denk geldiğim için izleme listesine eklemiştim. açıkçası fragmanın olduğu kadar başarılı bir belgesel olmamış. fazla yüzeysel, fazla kırpılmış, fazla çabuk olmuş. belki de içerikte de bahsettiği gibi taylor hala söylemekten çekindiği şeyleri saklamış. ama only the young parçası ve doğuş anını izlemek bile yetti. kısa günün karı misali iyi bir müzisyen tanıdım bu proje sayesinde.
  • taylor swift’in #missamericana belgeselini şimdi bitirdim. izlerken bazı kısımlarda yüksek şekilde duygulandım. taylor, ilk çıkışından bu yana hayalinin peşinden koşarak bu zamanlara kadar geldi. kendini net olarak ifade edebildiğini bir kez daha anlamış oldum. bu kadına zamanında insanlar demediğini bırakmamışlar ve hala da bu sürmekte. kadının kilosuna, zayıflığına, politik duruşuna ve hayatında kimler olduğuna dair taylor’ı eleştiren o insanlar acaba kendilerine bakmışlar mı merak ediyorum. röportajda kadın taylor’a “evine kaç tane adam götüreceksin” diye bir soru soruyor taylor da o sıra hem üzgün hem de kızgın bir şekilde net olarak “kimseyi evime götürmeyeceğim” diyerek kadına karşı çıkıyor. hep ezilen taraf kadın oluyor hangi ülke olursa olsun. kadın müziğine yıllarını veriyor ve sadece işiyle gündeme gelmek isterken insanlar taylor’ı değiştirmeye çalışıyor. çok yanlış. kadın bildiği yoldan ilerliyor. red, reputation ve lover albümü ile grammy kazanamayarak 3 albüm maalesef müzik piyasası için çöp oluyor. çok yazık. annesinin kanser olayına çok üzüldüm. taylor ilk kez sahneye çıktığında destekçisi olarak annesi yanındaymış. annesinin taylor’a sarılıp “seninle gurur duyuyorum” diye sarılması işte ben orada kalbimi bıraktım. cinsel saldırıya uğrayıp hakkını araması ve insanların taylor’a karşı “sesini çıkaramamış mı?” gibi itemlerde bulunması çok ama çok saçma bir şey. bir kadın tabii ki hakkını arayacak kadınlara karşı ne bu bir üste çıkma çabaları? rezilsiniz. taylor swift’i sevmeseniz bile bu belgeseli izlemeye başladığınızda ne dediğimi anlayacaksanız. taylor içimizden biri ve bu günlere çabaladığı emekler sayesinde geldi. bu kadının takipçisi olduğum için çok mutluyum. izlemek için zamanınız var. netflix’te. #missamericana

    hiç bu kadar duygusal boşlukta olmamıştım. insanların yaşadıklarını izleyip bir anlam çıkarmak çok önemli bir şey.
  • güçlü bir kadının zorlukların üstesinden nasıl geldiğini anlatan güzel bir belgesel olmuş. yaklaşık 8 yıldır taylor swift'i takip ediyorum belgeseli izlerken geçmişe gidip duygulandığım anlar oldu ve işin arka planında neler döndüğünü bilmek şaşırttı. only the young'ın nasıl ortaya çıktığını gördükten sonra şarkı benim için daha da anlamlı oldu.
  • sadece ‘only the young’ parcasinin cikis hikayesi icin bile izlenmeye degecek, taylor swift’in kadin haklarina karsi guclu tutumuna, cesur fikirlerine, guzel kisiligine tanik olacaginiz sahane bir belgesel hakikaten, izleyin derim.

    edit: cümle eklendi
  • taylor swift'in içinden geçenler ve içinden geçtiği şeyler konulu belgesel. neler neler aşmış lan dedim, kendimi onun yerine koydum. bir kişi bile bizden nefret etse, içimiz burulur; kadına karşı nefret trending topic olmuş. ne zorlayıcı bir psikoloji. yeme bozukluğu konuşuyor, siyaset konuşuyor, egosundan bahsediyor... süper bilimsel bir şeyler beklemeyin ya da yüzyılın sanat yolculuğu filan izlemeyi de ummayın, fakat gerçek bir resilience örneği sergiliyor kadın. şarkıların pıt pıt çıkışını izlemek de çok keyifli.
  • belgeseli çok beğendim. taylor swift herşeye rağmen iyi olmaya çabalayan bir insan. o da britney spears gibi medya zorbalığına uğramış ama daha zeki ve kariyerini elinde tuttuğu için onun kadar zarar görmemiş. işini önemsiyor. şarkısını söylüyor. enstrümanını çalıyor. dansını yapabildiği kadar yapıyor. yolu açık olsun dedirtiyor. ayrıca kilo ve ideal vücut hakkındaki görüşlerine bayıldım. ne kadar olgun bir bakış açısı.