şükela:  tümü | bugün
  • kökeni eski yunancadaki miso+gyny (mis(o)= nefret, korku; gyny= kadın) kelimelerine dayanan, kadınlara karşı duyulan nefret anlamında bir terim.

    benzer sözcükler için (bkz: misanthropy), (bkz: gynaecology), (bkz: gynaecomastia)
  • kadın düşmanlığı, kadınlara karşı duyulan soğukluk, antipati. sıklıkla bireyin çocukluktaki yaşantılarından, bunların özellikle anne ve babaya ilişkin olanlarından kaynaklanır. gerek erkeklerde, gerekse kadınlarda görülebilir. çoğunlukla eşcinselliği konu alan bir iç çatışmanın dışavurumudur.
  • kadinlardan nefret etmek. kadinlara karsi onyargili olmak. kadinlari anne ya da fahise olarak gormek. cumle icinde kullanalim: "hanim bak, sozluk mizojinist dolmus".
  • aslen "kadin düsmanligi" manasina gelse de biz mizojini kelimesini kullanip ne kadar entellektüel oldugumuzu cümle aleme ve yavru vatan kibris'a gostermek istiyoruz..

    eksi sozlukde gani gani bir sekilde oldugunu farketsek de (son ornegi için (bkz: cezalandirilircasina sikilmeyi hak eden kadinlar)) aslen misantropiden yani insan düsmanligindan farkli bir kavram degildir.. mizojini illetine tutulmus insanlarin, erkek arkadaslarinin da oldugunu, onlari da gani gani sevdiklerini, her biri için bir esra ceyhan olduklarini düsünmüyorum ben..

    ilk kadin dusmanlarina, en azindan kayit altina alinan ilk kadin düsmanlarina her bi bokta oldugu gibi antik yunanda ve romada karsilasiliyor.. bu arkadaslar o kadar hadiseyi abartiyorlar ki "ask dedigin kutsal bir seydir, ve kadin dedigin yaratik, pis mahluk kutsalligin yanina bile erisemez.. o yüzden hadi gencler birbirimize kayi kayi verelim" diyorlar.. cicero dediginiz, fikirlerini bagriniza bastiginiz adam aleni bir kadin dusmani mesela.. kendisi "vebadan daha büyük bir derttir bir kadini arzulamak" gibi bir seyler soyleyebiliyor mesela..

    hoş mitolojik olarak da karsilasilan mizojinik yaratiklar var.. mesela prometyus ateşi caldiktan sonra, insanligin zeus tarafindan lanetlenmesinin ardindan, pandora'nin bir kutu buldugunu kesfediyor.. "acma güzelim, acma bir tanem" dese de lafini dinletemiyor.. sonrasinda ise bok ettin bayan demeler, "bak kardesim, senin annen, benim annem haric bu kadinlarin hepsi orospu" demeler, boyle bir kahve agizlari falan..

    nasil ki kemalistlere gore , dini ile barisik herkes "fetocu" olabiliyorsa, feministlere gore de kadinlar hakkinda en ufak bir olumsuz gorusu olan her erkek mizojinikdir.. sacmalik tabii.. o kadar da degil..

    bir üstnoktasinin gynophobia, yani kadin korkusu oldugunu soyleyebilirim ben..
  • turkiye'de cok yaygin olan psikolojik rahatsizlik. bir erkege kadin dusmani oldugunu soyleseniz, "ama ben kadinlari cok seviyorum!" diyerek agzinin salyalarini akitir. halbuki, "mizojini" tam da budur! kadinlari cinsel bir obje olarak gorup, o sekilde "severek"; aslinda onlara dusman olmadigini filan lanse etmeye calismak ...
  • roma devletinden kalma ataerkil ilkel düşünce. günümüzde kadın düşmanlığı olarak bilinir. mizojonizm şeklinde okunur ve sıklıkla mizojonizm şeklinde yazılır. sadece kadın düşmanları değil homofobi düşmaları için de harika bir düşüncedir. evet ilkeldir. eski romayla islamiyet arasında kültürel bağ kurmak için birebirdir.
  • sanırım her erkeğin, olgunlaşmasına giden yolda, bir başka tabirle, bir çocuktan gerçek bir erkeğe evriminde, hayatında bir süre de olsa yaşadığı bir süreç.
  • (bkz: mizogonizm)
  • kaza yapan tramvayla ilgili haber yapılırken, anlamsız biçimde kazayı yapan tramvayın makinistinin cinsiyetinin vurgulanmasıyla da ortaya çıkabilir:

    "kaza, ismi öğrenilenemeyen kadın makinistin kullandığı tramvayın zübeyde hanım bulvarı'nda yolun karşısına geçmeye çalışan elif beyza çelik'e çarpmasıyla meydana geldi."

    "tramvayı kullanan kadın makinist ise arkadaşları tarafından gazetecilerin görüntü almasını engellemek için yüzü kapatılarak araçtan indirilerek polis merkezine götürüldü."

    radikal - test sürüşünde can pazarı
  • erkeklerde çıkış noktaları:

    ruhsal bir bozukluktan ileri gelebileceği gibi, sıklıkla bireyin çocukluktaki yaşantılarından, bunların özellikle anne ve babaya ilişkin olanlarından kaynaklanır. gerek erkeklerde, gerekse kadınlarda görülebilir. çokluk eşcinselliği konu alan bir iç çatışmanın dışavurumudur. anne ve babanın oedipus kompleksi dönemini yaşayan çocuklar karşısında takındıkları yanlış tutum, sergiledikleri yanlış davranış böyle bir duruma neden olabilir. bir erkeğin kadın olma yolunda duyduğu güçlü istek ve bu isteğin gerçekleşemeyeceğin bilmesi de bir tepkisel ürün olarak kadın düşmanlığı doğurabilir. pasif eşcinsellerin kendi erkekliklerinden duydukları hoşnutsuzluk, kendi erkekliklerine karşı besledikleri güvensizlik de kadına karşı böyle düşmanca bir tutuma neden olabilir.

    kadınlarda çıkış noktaları:

    kadınlarda rastlanan kadın düşmanlığı, çokluk onların içlerinden duydukları eşcinsel dürtülere karşı kendilerini savunma niteliği taşır. kimi babaların kız evlatlarına karşı aşağılayıcı, küçümser davranışı, erkek evladın kız evlada üstün tutulması da böyle bir tutumu doğuran etkenler arasındadır. kadın düşmanlığı bazen, tüm dişisel nesnelere düşman gözüyle bakacak kadar aşırı boyuta varabilir.

    örneğin çocuğun gözünü annenin iğdişle korkutması, kadınlara karşı böyle bir düşmanlığa neden olabilir.

    *