şükela:  tümü | bugün soru sor
  • erdal beşikçioğlu onu tanımadığı için bin pişmanmış. cidden.
  • göbekli olması muhtemel bir yazar.
  • ifade yeteneği yüksek, sorgulamayı bilen, eğlenceli yazar.

    (bkz: takipteyim)
  • kendisinin yazılarını takip ettiğim ayrıca bir şeyler paylaşmanın insana iyi geldiği yazar. kendisine buradan teşekkürlerimi yolluyorum * . ve heyecanla (bkz: takipteyim)
  • uzun zamandir ilk defa sozlukten mesajlasmayi yeniden sevdirdi bu hatun bana.
  • bol ödüllü bir festival filmi vaadedip tüm film haklarımı alan vasat yazar. kimsenin bi bok anlamayacağı müthiş bi festival filmi çekecez.
  • muhabbeti 12.5 derece güzel olduğu için sonlandırmakta zorlandığım, yaptığı muhabbet bitirici smileylere gülücüğe odaklanmadan zorla konuşturduğum, hakkında gereğinden fazla şey bildiğim için beni öldürmek zorunda kalacak olan badim.
  • tamam 'yemek' belki lezzetli ama 'pilav' olmasa neye yarar kebap?
    eti neden acılı ezmeye daldırmıyorsun? belki hiç tatmadığın bir 'lezzet patlaması' yaşayacaksın.
    evet belki her halukarda 'doyabilirsin' , ama neden daha fazla , daha büyük bir lezzet alarak doymayasın ki?
    bir sigara yakıyoruz di mi? bu kısım ikisi için de ortak galiba.

    kalemi sağlam bir yazar.
    geniş geniş için (bkz: #31879948) tam bir şaheser.
  • arada kendime güzellemeler yazacak kadar deliriyorum. her insan gibi ben de özel hissettim kendimi,. sonra aslında hiç özel olmadığımı keşfettim, sonra da hiç özel olmadığımı keşfettiğimden dolayı özel hissetmeye başladım .

    hayatımın her döneminde çirkin buldum kendimi.. tam tersi gibi gözükse de, her zaman takıntılıydım bu 'güzellik' konusuna. her kız da öyledir zaten, değilim diyen yalan söyler.. güzel olmak kişisel bir ihtiyaçtır.

    yazmayı sevdiğim için buraya attım kendimi , sadece kendim için yazmak istedim .. ama olmadı. en son ceylan'ın göğüs dekoltesi diye başlık açtım. hayatta istikrarlı olarak tek yaptığım şey; kendi ideallerimden vazgeçmek galiba..

    hayatımda bir defa çok büyük bir sır sakladım kendime..kimselere de söylemedim*. sır saklamanın verdiği ağırlığı yaşadım, kendim olmaktan kaçtım... tiyatroya sığındım. kendisi olarak anasının babasının yanında şarkı söylemekten utanan kız, 'başkası' olarak ikiyüz-üçyüz kişinin önünde oyununu oynadı.

    hiç popüler biri olmadım hayatta.. lisede herkesi tanıyan hafif kilolu merve bile olamadım.. onun bile kendince bir çevresi vardı. popüler biri olamamanın yaşattığı eksikliği de hep hissettim hayatım boyunca.. insanın bir yanı hiç tatmin edilmemiş kalıyor. anlayacağınız o da bir ihtiyaç.

    bir kere öleceğimi hissettim, bir kere delirdiğimi, bir kere de çaresizliği hissettim.. platonik aşık olmayı sevdim, gün batımına karşı aşırı bir tutku duydum . gün batımını göremediğim günlerde kendimi huzursuz hissettim.. bundan dolayı uzunca bir süre kendimi ; güneşe tapan garip bir afrika kabilesi üyesinin reenkarnasyonla türkiye'ye atılmış hali gibi gördüm...

    dokuz yaşından sonra yaşadığım durgunluğu , ve oturduğumuz lojmanın , arka bahçesinde basket oynamak istemememin nedenini anneme asla söylemedim.