şükela:  tümü | bugün
  • mobbingçi (bu terimi kullanmamak için yeterince direndim) ile mücadelenin özetle üç evresi vardır. birinci evre duvar örme ve sırtını duvara verme; ikinci evre karşı koyma, üçüncü evre de geri püskürtme evresidir.

    birinciden başlayalım, mobbing faili ile mücadele ederken öldürücü darbe çoğunlukla arkadan gelir. adamla/kadınla uğraşırken bir de bakmışsınız ki muhasebe departmanından birikmişinizi alıyor, "dostum çok tanışamadık ama hayatta başarılar" gibi iğrenç cümleleri bir daha asla görmeyeceğiniz insanlardan duyuyorsunuz. şunu asla unutmayın: `mobbing faili önden çalıştığından fazla arkadan çalışır`. sizi patrona ve çevresine boklar. önceki entry'lerimde iki tip mobbing'çiden bahsetmiştim, bunlardan birincisi kontrolsüz ve agresifliği ile nihayetinde kendine zarar veren, diğeri ise sinsi ve her şeyi dozunda yapan kişi ya da kişilerdi. işte bu yazıların asıl konusu olan bu ikinci tip, patronla ve şirketteki kıdemlilerle sürekli temas halindedir. siz hissedersiniz ya da şirkette sizi seven / mobbingçiye kıl olan birileri size söyler belki ama sizin haberiniz olmadan arka planda hep bir karalama kampanyası çalışır.

    bu durumda yapmanız gereken ilk şey: soğukkanlılığınızı kaybetmeyin. üzüntü ve öfke nöbetlerine kapılmayın (ben ikincisine birkaç kere kapılmıştım), özellikle başlarda ters bir davranıştan sonra bir iki saniyelik bir ananı sikerim bakışı ile yetinin, rahatsızlığınızı bakışlarınızla belli edin. bu, bakışı fark eden insanlarda en azından "bu adam/kadın bu tarz davranışa alışık değil" intibası uyandırır ve emin olun bu kapalı kapılar ardında konuşulur. başlangıç için bu yeterli.

    sırtınızı vereceğiniz duvar demiştik. nedir bu metaforik duvar? her şeyden önce eğer o şirkette bir gelecek görüyorsanız kovulmamayı garantilemek olmalı. işi çok iyi öğrenin. detaycı olun. özellikle kendi işinizin detaylarına obsesiflik düzeyinde hakim olun ve mobbing'i gerçekleştirenin isteklerine "ama şöyle yapılsa daha iyi olmaz mı?", "böyle diyorsunuz da şu şöyle şöyle değil miydi?" diye cevap verebilecek seviyeye gelin. bir müddet sonra mobbingçi sizden ufaktan tırsmaya başlayacaktır. kıdemli bir insanın en çok korktuğu şey "şu kadar yıldır buradasın daha bunu bunu bilmiyorsun" yaftasıdır. bu süreç içinde hafta içi mesai yapın. tercihen salı-çarşamba günleri. sizi mesaiye bırakan o olmasın, siz mesaiye kalın. evet biliyorum, mesai ücreti verilmiyor; ancak genelde fazla mesai, özellikle de mobbingçinin kalmadığı fazla mesai, bağımsızlık mücadelenizin tohumlarının atılacağı mükemmel bir özgürlük alanıdır. bu alan içinde şirkette işinizle ilgili, diğerlerinin çok çakozlamadığı şeyler üzerine yoğunlaşın. bilgi asimetrisi yani başkalarının bilmediği şeyleri bilmek mükemmel bir silahtır. mesaiye kaldığınızdan büyükbaşın mutlaka haberi olsun.

    hafta sonları çok özel durumlar hariç mesaiye kalmamaya çalışın. mobbingçi elma kurdu gibidir, elmaya yani yaşamınıza ne kadar derin nüfuz ederse o kadar hızlı çürütür, bunun en güzel yolu da hafta sonu mesaisidir. hafta sonu gitmemek için kurs icat edin. "parasını peşin vermiştim" vs. deyin, "hafta içi canını dişine takan ve hafta sonu da kişisel gelişime vakit harcayan" adam/kadın olun.

    mutlaka iyi giyinin. "giyinmesini bilen adam" daha zor harcanır ve saygısızlık şık elbiselerin içinden daha zor geçer.

    arkanızdaki duvar yavaş yavaş yükselmeye başladı. kendinizle ilgili (içsel) önlemleri aldınız. şimdi de dışsal ve yasal faktörler.

    şirketle iş akdinizi andımız gibi iyi bilin, görev tanımınızı yutun ve iş kanununun kendiniz ile ilgili maddelerini hayvanlar gibi özümseyin. bir sürü hukuk forum sitesi var, bunlara -söylememe gerek yok- ama çakozlanmayacağınız bir takma isimle üye olun, işyerini biraz tanıdıktan sonra karşılaştığınız ve karşılaşmanız muhtemel olan tatsız senaryolarda ne yapabileceğinizin bilgisini alın. hukukçu bir tanıdığınıza da sorun ancak unutmayın ki hukuki yol acil durum butonu gibidir. en son basılır ve "lüzumlu lüzumsuz" kullananlar cezalandırılır. hukuki yollar sadece çok çok ekstrem durumlarda kullanılmalı, amma velakin stratejinize perspektif kazandırması için özümsenmelidir.

    informal networkleri çözün. yani kim kimi seviyor kim kimi sevmiyor, mobbingçiye kim kıl, muhasebeci proje müdürü ile sevişiyor mu, satın almacı bakım mühendisinin arkasından "amına koduğumun çocuğu" diye mırıldanıyor mu bunları toplayın. özellikle mobbingçiden nefret eden adamları tespit edin ve bunları küçük kıyaklar yapmak üzere not edin.

    "duvar çıkma" aşamasında hareketleriniz gayet ölçülü olmalı, az konuşun çok dinleyin. kendinizi işe verin, iş yaratın. mümkünse etrafınızdaki işlerden mobbingçi size çok yaklaşamasın. erkekler için söylüyorum fiziksel görünümünüz iyiyse ve kadınlarla belli bir tecrübeniz varsa, yönetici kadınlarla çok çok hafif flörtöz bir diyalog kurun. dozu ayaramanız çok önemli. o yönetici kadın daha sonra o mobbingçinin amına koyar haberiniz olmaz. kadınlar için ise taktik belli: hep hanımefendi tam hanımefendi.

    ve tabi ki o mobbingçinin zayıf ve eksik taraflarını tespit edin. zaten mobbing'e tenezzül eden bir insanın çok zayıf tarafı olacaktır.

    en tepedeki adamla doğrudan diyalog kurmaya çalışın. "ulan bizim mobbingçi de amma boklamış bu adamı bize" diye düşündürecek bir iki klas cümle yeterli. kurduğunuz cümlelerin hedefi bulduğunu mobbingçinin olay yerinde bitip muhabbete dahil olmak için yırtınması ile anlayabilirsiniz.

    bu süreç deneme süresi +- %10 gibi bir süre boyunca devam etmelidir, eğer bu şekilde tutunabildi iseniz tebrikler!

    özet: duvar örerken çok konuşma.
    bir sonraki bölüm: ikinci ve üçüncü evreler: karşı koyma ve geri püskürtme!
  • deneme süresini kazasız belasız atlatıp arkamıza anlattığım gibi sağlam bir duvar çektik, işimizin püf noktalarını iyice öğrendik, informal networkleri çözdük, sırtımızı da duvara verdik. ancak sonsuza kadar böyle mi yaşayacağız? tabi ki hayır. her şeyden önce duvar soğuktur, taş çeker. ayrıca sürekli pasif halde kalarak mesleğinizde / kariyerinizde (birincisi benim için daha önemli, ikincisini isteyen alsın) ilerleyemez, gerekli insanlarla iyi ilişkiler kuramazsınız. dolayısı ile arkanızı sağlama aldıktan sonra yavaş yavaş hasmınıza karşı koymaya başlamanız ve akabinde onu geri püskürterek ilerlemeniz lazım.

    doğrudan saldırı risklidir, sizi şirkette agresif konumuna sokar. bırakın o üzerinize gelsin. en sert karşılık bile en hafif doğrudan saldırıdan daha meşrudur. zaten ilk etapta karşılıklarınız sert olmasın. açık yakalama, sorgulama ve zorlama üzerine olsun. (gavurların challenge dediğinden) yanlışlarını yakalayın, bilemeyeceği sorular sorun, karşısında dominant bir tavır takının. konuşurken kibar bir üslup takınırken, el hareketleriniz ve beden diliniz bir aptala izahatte bulunduğunuzu söylesin. ancak mobbingçi bir sorun yaşadığında yardımcı olmaktan çekinmeyin. burada etrafımızdaki insanlara vermemiz gereken görüntü tam olarak şu: kadife eldiven içinde demir yumruk.

    bu süreçte ilişkiler son derece sınırlı ve seviyeli olmalı, alengirli laflardan ve laubali tavırlardan kaçınılmalıdır. mobbing failinin sıklıkla başvurduğu metotlardan biri de önce ortamı yumuşatıp, sonra bir anda "güldük eğlendik yeter, hadi çalışalım" moduna girmektir. sizi kontrpiyede bırakarak kontrolü eline almaya çalışır. buna mahal vermeyin. mobbing faili ile havadan sudan konuşurken "neyse işim var sonra konuşuruz" diyen taraf hep siz olun. böyle böyle reaktif olmaktan proaktif olmaya geçtiğinizde, mobbingçi ya yavaş yavaş yerini ve konumunu bilmeye başlayacak ve geri çekilecek, ya da agresifleşip kontrolünü kaybedecek ve galiz hatalar yapacaktır. ikinci durumda kendisini bir iki kere kibarca uyarın ve üçüncüsünde insan kaynakları departmanınıza şikayet edin, amirine değil. bu, "şirkette dirlik düzen bozulsun istemiyorum" anlamına gelir ve mobbingçi kalesinde bir gol daha görür.

    dikkatinizi çekti ise karşı koyma ve geri püskürtme sürecini bir arada anlattım, zira bu iki süreç çoğu zaman eş zamanlı ilerleyecektir. kimi zaman işler karıştığında duvara doğru bir iki adım atıp kendinizi savunacak, kimi zaman da sert bir hamleyle rakibinizi üç adım geri kaçıracaksınız.

    bir defa daha söylemekte fayda görüyorum, bu noktaya gelebilmek için iş bilginizin çok iyi olması gerekmekte. zira mobbing faili işle ilgili her açığınızdan kolunu bacağını sokar ve sizi hiçbir şey kurtaramaz. şunu asla unutmayın, mobbing sürecinde, şirket içindeki altı okka taşşak sahibi biri size sahip çıkmadığı sürece tek başınasınız, diğer insanlar da sadece birer araçtır.

    devam edelim. üst yönetim ve müdür tayfası ile olan ilişkilerinizde, mobbingçiyi mümkün olduğu kadar araya katmamaya, devreden ve cc'den çıkartmaya çalışın. kimi zaman müdür mobbing failini cc'de görmek ister. cc'ye koyun ama sadece özel istek gelirse. çok hızlı bir şekilde müdürün gözünde müstesna bir konuma yükselmeli, bunu da göt yalamadan yapmalısınız. müdürlerle konuşmalarınızda belli bir saygı ve mesafe gözetin ama karşınızdakinin müdür olduğunu unutun. asla burnunuzdan kıl aldırmayın, eğer şirkette bu yönde bir baskı yoksa yazışmalarda asla ve asla arz etmeyin. (ayrıca mobbingçi size rica ediyorsa siz de ona rica edin). küçük küçük trivialarla kültür seviyenizi ve bilgi dağarcığınızı belli edin, hani "o amcık ağızlı kiminle dans ettiğini bilsin" gibilerinden. bu anlattığım şeylerin çok mide bulandırıcı olduğunu kabul ediyorum ama unutmayın ki orospu çocukları ile uğraşıyorsunuz.

    insanların ağzından laf alın. özellikle şirketteki dedikodular, büyük fiyaskolar / sıçışlar ve kavgalar (tercihen mobbing failininkiler) hakkında bilgi edinmeniz size mücadelenizde inanılmaz geniş sahalar sağlayabilir. sosyal veri işleme ve analiz kabiliyeti mobbinge karşı mücadelede inanılmaz bir yer tutar.

    kanunu bilin falan demiştim. mobbingçinin de olduğu bir sohbette alakasız bir yerde "ya enteresandır iş kanununda şöyle şöyle yazıyo" diye araya laf sıkıştırın. "vay amına koyim kanun da mı biliyo bu" tepkisini (tabi ki sessiz) alacak ve bir nebze daha güçleneceksiniz çünkü türkiye'de kanun okuyan ve haklarını bilen insan azdır, kanun kitap bilen insandan korkulur ve kıl olunur. bilin, bildiğinizi bilsinler ama yaptırıma gitmeyin, kanuni haklarınız bu işe yarar.

    bir de beta insan denen tiplemeye dikkat edin. beta insan nedir ve kendisi ile ilgili ne yapılmalıdır daha önce yazmıştım.

    özet: mobbing'ten kurtulmak için iyi bir avcı toplayıcı olun.
    son bölüm: ne mobbing değildir? ve kapanış.
  • yavaş yavaş kapatıyoruz. son olarak mobbing ile karıştırılan davranış ve tavırlardan bahsetmek istiyorum.

    işkoliklik mobbing değildir. dünyaya çalışmak için gelmiş, asker disiplinine sahip ve canınızı çıkartırcasına çalıştıran patron mobbingçi değil, sadece işkoliktir, sizi sadece bedenen ve zihnen yorar, çökertmez. dayanamadığınız noktada bunu uygun bir dille patronunuza ifade edin, sorun hallolur.

    mobbing faili zannettiğiniz kişi aslında bir mobbing mağduru olabilir. tepesindeki adam ya da kadın ona devamlı baskı uyguluyordur, o da daha fazla acı çekmemek için işin görülmesi adına size yükleniyordur. bu kişiyi kenara çekerek güzel bir dille aynı kayıkta olduğunuzu, o işyerinde huzurlu olmanızın ya da olmamanızın sizin elinizde olduğunu ve eğer kendisine mobbing yapan kişiden kurtulmak ya da şerrinden sakınmak için üzerinize düşen bir şey varsa yapmaya hazır olduğunuzu anlatın. size güvenmesi zaman alabilir ama tavırları rahatlayacaktır. bu sayede şirkette bir müttefikiniz de olabilir, buna mahmut hoca etkisi diyoruz.

    mesafe mobbing değildir. piç bir dünyada yaşıyoruz ve herkes yeni tanıştığı insanla başta mesafeyi korumak, çoğu zaman da mesafeyi devam ettirmek istiyor. "beni dışlıyor, mobbingçi" diye düşünmeyin. mesafeliye mesafeli, ölçülüye ölçülü olun, zamanla her şey yerine oturur. doğru hamleyi yaptığınız sürece her şeyin ilacı zamandır.

    hülasa, bir tavrın sizi rahatsız etmesi onun mobbing olduğuna dair kesin ve yeter delil değildir. mobbing, kağıt üstünde yanlış bir davranış sergilemeden karşısındaki insana "daha aşağılık" olduğunu hissettirmeye yönelik bir tavırdır. mesela yemekhanede, masada 3 kişi güle eğlene yemek yerken siz geldiniz, bir anda buz gibi bir hava esti. "afiyet olsun" dediniz, yarım ağızla cevap verildi. siz masadan kalktınız önce mırıl mırıl bir şeyler, sonra şamataya devam. işte bu, yani "işyerinde kişiyi dışlamaya ve kendini yetersiz ve değersiz hissettirmeye yönelik hareket" `mobbingdir. yani "tosun bey müziğin sesini biraz kısar mısınız?" mobbing değildir, sadece emekliliğine gün sayan şükrü bey shred gitaristlerinden pek hoşlanmıyordur. kendimi kimseye ezdirmeyeceğim diye aşırı tepki gösterip düşman kazanmayın.

    sözün özü: her kıllandığını mobbing'e yorma

    ve son söz,

    iyi olun, mutlu olun, güçlü olun, orospu çocuğu olmayın, "biz çektik siz de çekeceksiniz" diyen zayıf karakterli insanlardan olmayın. dünya alicenap ve kalender insanlarla güzel.

    hadi hayırlı işler.
  • dünyanın en yavaş intiharı gibi hissettirir.

    7-8 aydır çalıştığınız iş yerinde; birisi size iyi akşamlar dedi diye, gidip anneyi aramak demektir. daha da kötüsü annenin de şaşırıp "hayırdır inşallah" demesidir :/

    her seferinde farklı şekilde karşılık verilse de, hep aynı kalan durumdur.

    yöneticilerin bile halinize üzüldüğü, o yüzden sizin için pozisyon uydurup; profesyonel mobbingçilerinizden uzaklaştırmasıdır.

    uzaklaşan, mobbing azalarak bitse de, o iş yerine girildiği anda yine de ürkek, tırsak ve ağlamaklı olmaktır. (neyse 8 ay sonra işten çıkıyorum, geri sayım gibim bir şey)
  • genel anlamda akademia, özel anlamda ankara'da durumun feci olduğunu gördüğümüz yıldırma.
    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22468269.asp
  • çaycı deyip geçmeyin bu işi ödev edinmiş insanlara da denk gelebilirsiniz.zira yüksek oranda başarı elde etmesi de aşikardır.
  • zaman zaman basima gelen ve su zamana kadar zar zor basimdan savabildigim aci durumdur.

    insanlarin neden yaptiklarini bile anlamis degilim.
    karsidaki insanla aramda bir rekabet yok.
    mudurum degil bir sey degil, ya da ne biliyim aramizda bir husumet falan yok.
    tek farkimiz hiyerarside benden yukarida olmasi.

    evet bazen bu bile yetiyor insanlarin boyle sacma sapan girisimlerde bulunmasina.
    mesela bugunku olay su; soz konusu kisiden yardim istiyorsunuz, yardimdan kastim da size verilen gorev onun alanini ilgilendiriyor, onun kisimlarinda ondan yardim almak zorundasiniz cunku birtek o biliyor.
    soz konusu kisi size yardim etmesi gereken yer yerine sizin yaptiginiz ise bakip, isle tamamen alakasiz olarak surasi neden yamuk, burasi neden bozuk bilmem ne diye laf yetistirmeye baslayabiliyor.
    birincisi laf ettigi yer kendisinin hic fikri dahi olmadigi sadece bana ait olan bir yer. zaten sikinti da orada sadece benim yaptigim yerin kotulenmeye calisilmasi.
    soz konusu bu olaylar bir email thread icinde geciyor ve thread icinde mudurler vesaireler de ekli. ve durumun siddetini 10 kat daha da artiriyor.
    ayrica soz konusu kisi takim icinde cok onemli bir yere sahip olmasindan oturu mudurler tarafindan cok seviliyor.
    bense geleli 2 sene olmamis henuz.
    boylesine zor bir durumda benim tarafimdan %100 hakli oldugum halde yapabilecek cok fazla seyim yok.
    kisi beni zor duruma dusurerek yardim etme yukumlulugunden de kurtulmus durumda ve ben isimi de yapamiyorum, ertesi gun belki laf isitcem sirf bu yuzden.
    insanin uzerindeki stresi 10'a katlayan birilerinin usengecligi ya da gereksiz ego tatmini yuzunden insani hayattan sogutan bir olay.

    yalniz neyseki simdilik hiyerarside ondan daha yuksek iki kisi yaptigim yeri oyle yaptigim icin yine ayni email thread'de kutlayarak cevap verdiler ve soz konusu kisiyi susturdular.
    lakin sorun olan su ki;
    simdilik stresimden kurtulmus olabilirim
    ama
    durduk yere malin birinin nefretini kazanmis oldum,
    ayrica hala o malin yardimina ihtiyacim var malum kisim icin.

    umarim yarin guzel bir gun olur.
  • olmadığına inandığım bir kurum yok.
  • mobbing yapanın insan olmadığı, mobbinge sessiz kalanın karaktersiz olduğu, mobbinge uğrayanın ise hayattan artık tat almadığı durumdur. bir mobbingciyi yakalamak çok kolaydır. bir kere çok kendilerini beğenmiş olurlar, kincidirler, egoisttirler, güce taparlar ve ellerindeki o anlamsız güce de tapılmasını isterler. şirket içerisinde muhbirleri vardır, ve onlara prens/prenses gibi davranır. ara kademeyi de öyle bastırır ki, onlar da bu prens ve prenseslere aynı hassasiyeti gösterirken bulurlar kendilerini. bu mobbingciler iyi insan sevmezler, daha doğrusu iyi insan gördükleri zaman dayanamazlar ve mobbing damarları kabarır. ayrımcıdırlar, çalışanları birbirine düşürürler, çalışanı motive etmezler, hastalanırsınız, yalan sanarlar, ameliyat olursunuz, işten kaçmak için ameliyat olmakla suçlarlar sizi, genelde arkadaşları yoktur, çevresindeki bi iki gerizekalı da ya yalakasıdır, ya da oda kendi gibi pisliktir. seviyesiz espri yapar mobingçi, müşterinin yanında seni azarlar, satışçı olsan bile.. iyi çalışanı başka departmanlara yollar, kafasında bir sıra vardır, o sıraya göre eleme yöntemiyle mobbing uygulamaya itinayla devam eder. yanınızdan geçerken sadece size selam vermez, üst yönetime sizin hakkınızda yalan yanlış bilgiler verir. yeni gelen insanları odasına çekip sizinle konuşmaması için uyarır. ya çok iş verir, ya da pasifize eder. bazen ikisini sırayla yapar, sizin sabrınıza göre değişir bu süreç. olası en ufak müşteri şikayetini yazılı talep eder müşteriden, ve yeri geldiğinde size karşı kullanmak için saklar. kendisi bu kadar kötü olduğu için herkesi kendi gibi sanar ve doğal olarak genelde imza atmaktan, ya da yazılı dönüş yapmaktan uzak durur. mesaiye kaldığınızda ara kademe yöneticiden dakika dakika sizi takip etmesini ve raporlamasını ister. genelde muhbiri ve yalakalarını çevrenize koyar, sizi operasyona boğar, kayırdığı elemanın işlerini de size verir, ama geri kalan herkes memnunken bir tek o memnun olmaz. özellikle mobbingçi erkekse kadınları sevmez. kadınlara mobbing yapmak daha kolay gelir. gerçi benim esinlendiğim mobingçi pislikte cinsiyet ayrımı yok neyse ki. o kadın erkek ayırmadan herkese aynı iticilikle yaklaşabiliyor.

    yukarıda çok kısaca anlattığım ve tabi ki gün içerisinde türlü türlü farklı mobinglerle günümüzün içine eden mobingçiye karşı tek başınıza savaşamazsınız. kişiselleştirir ve genelde işler daha kötüye gider. mümkünse her zaman olması gerektiği gibi bir birlik ve beraberlik içinde karşı durmak gerekmektedir. hele ki ekip arkadaşlarınız varsa ve hep beraber aynı şekilde davranırsanız, herkesi kaybetmek daha maliyetli olduğundan, biraz daha insana dönecektir.

    tabi bu arada mobbingçiye beduua etmeyi ihmal etmeyin. ne demişler gün olur devran döner, horoz domalır tavuk gömer.
  • devlet dairelerinde tillahı yapılmakta olan ; insanı canından , işinden hatta ömrünün geri kalanından bezdirici seviyelere ulaşabilen pasif çin işkencesi. ulan amiri , memuru hepiniz komple hayvan mı oldunuz lan. liyakat liyakat diye yırtındığınız şey bu mu.