şükela:  tümü | bugün
  • amerikan yazar herman meville tarafından yazılan amerikada ve tüm dünya edebiyatına ses getirmiş bir hayli uzun roman. kitabın açılış cümlesi kitabın kendisi kadar ünlüdür. (bkz: call me ishmael). kaptan ahab ve mürettebatının moby dick’i alt etme serüvenini anlatır melville. bir balina avı sırasında bacağını kaybeden kaptan ahab’ın tek amacı intikam almaktır ve bu amaç doğrultusunda gözünü karartmıştır. moby dick direkt olarak doğanın sembolüdür. bir insanoğlunun doğayı alt etme isteği ustaca işlenmiştir ve tabii ki moby dick kaptan ahab’ı derin ve lacivert sularına gömmüştür. çünkü doğa her zaman insandan üstündür. doğa en büyük öğretmendir.
  • 270 sayfa oldu daha balina ortalıkta yok. anca gıyabında konuşuluyor. bu kadar da dev eser yazmayın kardeşim başrolü artık bi görseydik
  • ekşisözlük kutsal bilgi kaynağının ne kadar tırt, hırt ve bonboş bir platform olduğunu gösteren başlık.

    insanın gözünün içine bakmak, tanrının yüzüne bakmaktan daha güzeldir ifadesinin geçtiği romandir.
  • heyecanla beklediğimiz, deniz keskin çevirisiyle ve ahmet birsen editörlüğünde çıkan sel yayıncılık baskısı.

    edit: bugün siparişim geldi. ^^
  • "(...) fakat bunların hepsi kara insanlarıdır; hafta boyu kiriş ve kolonların arasında, tezgâhlara bağlanmış, sandalyelere çivilenmiş, masalara perçinlenmiş gibi yaşayan insanlar. peki nedir bu iş? onca yeşil çayır dururken niye buradalar? burada ne işleri var?

    ama bakın! daha da fazlası geliyor, yönlerini dosdoğru suya çevirmişler, denize dalmaya gidiyormuş gibi gidiyorlar. ne tuhaf! bunları karanın en uç noktasından başka yer memnun edemez, sağdaki soldaki ambarların sakin gölgeliklerinde dolanmakla yetinemezler. içine düşmeksizin denize ne kadar yaklaşılabiliyorsa o kadar yaklaşmak isterler ille de.

    (...)

    yahut şöyle diyelim: varsayalım şehirden uzaklarda, dizi dizi gölleri olan yüksek rakımlı bir memlekettesiniz. canınızın çektiği patikayı takip edin, iddia ediyorum ki yolunuz bir vadiye çıkacak ve akıntı sonucunda oluşmuş bir gölün yanında bitecektir. bu işte sihirli bir yan vardır.

    en dalgın adamı, en düşünceli halinde yakalayın; ayakları üstüne dikip yola salın. civarda su varsa sizi peşinden oraya götürecektir. uçsuz bucaksız amerikan çöllerinde susuz kalacak olursanız ve o anda kafilenizde bir metafizik profesörü de şans eseri bulunuyorsa bu deneyi yapın. evet, herkesin bildiği gibi, tefekkür işleriyle suyun kaderi ebediyen birbirine bağlıdır.

    misal bir ressam. sizce saco nehri'nin aktığı vadideki en hülyalı, en ferah, en sakin, en büyüleyici romantik manzara resmini yapmak istiyor olsun. en çok neye odaklanır dersiniz? şurada, sanki içlerinde çarmıha gerilmiş isa heykelleriyle münzevi rahipler barınıyormuş gibi görünen koca gövdeli birkaç ağaç vardır; şurada bir çayır uyuklar, öbür tarafta sığırlar uyur, ötedeyse bir kulübenin bacasından uyuşuk bir duman yükselir. uzak ormanların derinliklerine doğru dolambaçlı bir yol uzanır, kat kat yamaçları maviye bulanmış dağlara erişir. ama resim böylesine dingin de olsa, şuradaki çam ağacı çobanın tepesinden aşağı yaprak döker gibi sükunet üflüyor da olsa, eğer çoban önünden akıp giden büyülü dereye bakarak dalıp gitmemişse bunların hiçbirinin anlamı yoktur.

    haziran ayında, diz boyu zambakların yüzlerce mil boyunca her yana yayıldığı çayırlara gidin, eksik olan tek şey nedir? su. tek bir damla su bile bulamazsınız orada. niagara'dan su yerine kum akıyor olsaydı, binlerce mil yol tepip kimse gider miydi oraya? eline bir yerden iki kese gümüş geçen tennesseeli sefil şair, onca istemesine ve ihtiyacı olmasına rağmen, üstüne bir palto almak yerine ne diye rockaway sahiline yayan bir seyahate çıkmayı düşündü acaba? ne diye eli ayağı tutan, yüreği de sağlam her delikanlı günün birinde deniz diye tutturuverir?

    (...)

    eski persler, niye denizi kutsal sayıyordu? yunanlar neden denize ayrı bir tanrı, hem de zeus'un kardeşini atamışlardı? elbet bütün bunlar boş yere değil. hele hele, çeşmedeyken gördüğü o dingin, kederli görüntünün ne olduğunu çözemeyip suya dalan ve boğulan narkissos'un hikâyesi daha da anlamlıdır. fakat nehirlerde ve denizlerde aynı görüntüyle bizler de karşılaşıyoruz. işte o görüntü, hayatın kavranamaz ruhunun görüntüsüdür ve her şeyin anahtarı odur."
  • "hayvan senı kovalamıyor. sen onu kovalıyorsun."
  • okunması en zor kitaplardan biri olsa gerek nasıl daralttı okurken beni. roman değil de balinalar hakkında yazılmış bilimsel bir kitap okuyorsun sanki. yazar öyle detaylı anlatmış ki balinaların özelliklerini balina çeşitlerinden tut balinaların deri yapısı, iç kısımları, iskelet yapısı, kafa yapısı, göz yapısı hepsini ince ince yazmış. bunun yanında avlanan balinanın yağlarının alınma işlemini de keza en ince ayrıntısına kadar vermiş haliyle balinalar hakkında bir merakınız yoksa bir yerden sonra sıkılıyorsun. kitap bilindiği üzere kaptan ahab’ın balina moby dick’i öldürerek ondan intikam almak istemesi üzerine kurulu olmasına rağmen asıl konu kitapta balinalar hakkında verilen bilginden neredeyse daha az yer kaplıyor. haliyle kitabı okurken zaman zaman, avrupa yakası’ndaki burhan’ın ay bayılazağım cümlesi beyninde dönmeye başlıyor o kadar insanı yoruyor kitap.
  • yky'nin kazım taşkent klasik yapıtlar dizisi basımında önsöz diye kitabın özetinin verildiği kitap. olur da bu dediğim kitabı alırsanız önsözü sona bırakın ey kitapsever kardeşlerim.
    kitap için tanım gerekirse; bir denizcilik ve balina ansiklopedisi okunur gibi okunabilecek kitaptır kendisi. şiir, tiyatro, roman, masal hepsi beraber insanı saran bir yaz kitabıdır ayrıca.
  • bir beyaz balina ile balina avcılığı yapan gemi pequod'ın arasındaki çekişmeyi konu alan herman menville romanı.
    roman, kaptan ahab ile moby dick arasındaki ilişki ile dikkatimi çekmişti.
    ahab için en kötü senaryo moby dick'i yakalamasıydı diye düşünüyorum. çünkü onu her gördüğünde duyduğu heyecanı hiçbir zafere değişmezdi. konu kopan bacağı yahut alacağı intikamdan öte yaşamak için bir nedene ihtiyaç duymasıydı sanırım. moby dick 'in peşinden gitmek o kadar keyif vericiydi ki, ölüm küçük bir ayrıntı olarak kalmıştı. yaşam ve ölüm. moby dick ve diğer balinalar.

    biz de hayatta, bizi diri tutan bir şeyler ararız ve onu bulduğumuzu düşündüğümüzde yakalanan hiçbir balina ile yetinmeyiz. moby dick her yönden her yaş grubuna hitap eden güzel bir kitap.
  • kültür tarih sohbetleri'nde ali şimşek'in harika bir şekilde yorumladığı kitap. okumaya başlamadan önce programı izlemenizi tavsiye ederim.

    ali simsek ile moby dick kts #120