şükela:  tümü | bugün
  • * mock turtle sadece lewis carroll’ın kaleme aldığı o değeri halen anlaşılamamış karanlık masalı alice’s adventures in wonderland içerisindeki bir karakter değil ve carroll, bu karakterle bir seri gönderme bulunuyor. bunun için etimolojik birkaç çözümleme yapmalı öncelikle üleştirme ve bitiştirme işlemleri için. lewis carroll’ın kaplumbağaya mock turtle adını vermesinin sebebi, viktorya döneminde son derece ünlü olan mock turtle soup’a atıfta bulunmak istemesi.

    ingilizlerin pek sevdiği yemeklerden olan ve aslen “singapur” menşeli olan turtle soup’un, yani kaplumbağa çorbası’nın bir nevi sahtesidir mock turtle soup ve 18. yüzyılda ingiltere’de ilk defa denendiği kayıtlara düşülmüştür. martha lloyd’a göre tarifi şu şekilde: devasa bir dana kellesi alınır ve üzerindeki kıllar ütülür. boynuzu yumuşayana kadar kaynatılır ve parmak boyutunda dilimlenir. üç ölçek koyun eti çorbası ve çeyrek ölçek madeira şarabı, bir çay kaşığı kekik, biber, büyük bir soğanın yarısı, bir miktar da limon suyu ve tuz eklenir, daha sonra servis edilir. bizdeki kelle çorbası benzeri.

    tekrar etimolojiye dönersek, mock kelimesi sıfat olarak kullanılırsa “sahte, taklit, içi boş gibi” anlamlara gelmekte; fiil olduğunda “alay etmek, taklit etmek” anlamlarını vermekte ve isim olduğunda “alay, alay konusu, taklit, maskaralık” gibi anlamları vermekte. turtle kelimesi “deniz kaplumbağası, kaplumbağa” gibi anlamlarının dışında bir de “kumru” ve “yusufçuk” anlamlarına geliyor. soup ise “çorba, et suyu” ve uzak anlamıyla “nitrogliserin” şeklinde türkçeye aktarılabilir.

    burada dikkat etmemiz gereken şey, alice’s adventures in wonderland masalındaki çizimleri yapan ingiliz politikacı ve illüstratör sir john tenniel’ın resimlemesidir. bu resimlemeye göre lewis carroll’ın mock turtle’ının toynakları, kuyruğu ve dana gibi bir kafasının olmasıdır. adeta kaplumbağa kabuğunda bir çeşit dana gibidir mock turtle.

    şu şekilde: http://tinyurl.com/2u6sjh

    bu, hem söz dizimine karşı duruş olmanın yanında, dili ve bilinci kökenlerinden kopararak bir başka şey yaratmak değildir de nedir? işte o kopuşlar her an kişiyi birkaç fersah ileri atar. insan, canlı olmaya başladığında annenin karnında, garip karanlık bir yerde, garip bir sıvının içinde yaşar yaklaşık 9 ay boyunca ve uterus üzerinden geçerek bambaşka bir dünyaya adımını atar. bu kopuş bir ilerlemedir, insan artık besin alma kültürünü başka bir organla yemek yiyecek kadar değiştirmek durumundadır ve ciğerlerine nefes dolar. bu nefes acı verir ve insan ağlamaya başlar. artık ikinci yaşam başlamıştır. bunun ardından memeden kesilir ve artık bütün besinleri tüketebilecek yüksekliğe erişmiştir, bu da bir kopuştur ve insanı bir fersah ileri atar. sonra anneden kopuş gelir ve okula gideriz. sonra ilk gidilen okul ve çevresinden kopuş, sonra diğer kopuşlar ve en son her şey ile bağlı bulunan aşktan kopuş. bu kopuş acılar içinden büyüğü olmasına rağmen, yine de güzeldir ve en büyük yaratılar bu dönemde çıkar, en büyük gelişmeler bu dönemde gerçekleşir.

    alice’in sürekli wonderland’e gidişlerini bu dünyadan kopuş olarak görmeli çünkü carroll bir sübyancı’dır ve istediği, küçük bir kızın bedeni değil, büyük bir kadında var olan minör ruhtur ve hiçbir kadında böylesi yoksa eğer, alice gerçeğin dünyasından kopup, carroll’ın canavarlarla dolu dünyasına seyahatler yaparak gidip geldiği yeri, “yersizyurtsuz” kılmalı ve alice ile carroll kavuşmalıdır.

    queen: sen, şimdiye kadar hiç mock turtle’ı gördün mü?
    alice: hayır, hatta ben mock turtle nedir bilmiyorum bile.
    queen: kaplumbağa çorbasının yapılması için gereken şeydir.

    aslında lewis carroll, bu viktorya döneminde bir şekilde moda olan kavramlar ve terimlerle oynamayı pek sevmiş bir abimizdir. lewis carroll’ın dilde yaptığını, sir john tenniel çizimlerinde yapar ve yeni canavarlar üretirler. işte mock turtle da üretilmiş bir canavar aslında. ama bu mock turtle sevimli bir canavardır yine de ve sonra son derece melankoliktir, karasevdalıdır, derbederdir. alice ile çatışma halindedir aynı zamanda ve birbirlerini anlamamış gibi yaparlar ve bunun ardından işi sürekli çift anlamlılığa ve alaycılığa vururlar. mock turtle, alice’e olarak okula gitmesi gereken yolu tarif eder durur ama alice bu kardeşim, kaçak güreşenin allahı, yer mi? çatışmayı seçer elbette ve gilles deleuze’ün takıntısı boşuna değildir.

    *